<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814</id><updated>2012-02-17T04:34:54.945+02:00</updated><category term='cosplay'/><category term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><category term='MSN Geyikleri'/><category term='Gezi'/><category term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>endogenous retrovirus</title><subtitle type='html'>Feuer und Wasser kommt nicht zusammen, kann man nicht binden sind nicht verwandt...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>165</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5744219908303052957</id><published>2012-02-02T19:40:00.003+02:00</published><updated>2012-02-02T19:55:16.234+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>i</title><content type='html'>"Seni seviyorum, çünkü..." kalıbından hiç hoşlanmam.&lt;br /&gt;"...çünkü seni seviyorum.", her zaman ezici bir üstünlüğe sahiptir bana göre. Bu yüzden geri adım attım ve düşündüm, bir şeye / daha doğrusu "biri"ne, "şey" olanı sevmek pek de saygı duyulur olmasa gerek / beslediğim sevgiyi anlatırken nedenlere bağlı kalmak bana yakışmazdı. Syd'den bahsedecektim, evet. Nedenleri karalamak, onların üzerine mürekkepler dökmek istiyorum iş bu şahısa gelince. Ancak, ancak, ancak... onun gözlerine odaklandığımda bir başkasını görüyorum ben. Sanırım olay da burada bitiyor. Onu en çok da, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bu yüzden&lt;/span&gt; seviyorum. Ah, sebep. Hiç bu kadar sevimli olmamıştın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uo38BaXNqUo/TyrNsBkaQ3I/AAAAAAAAAlQ/4FmQcSd-Hf4/s1600/tumblr_lyc54pmYBe1qjmmog.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-uo38BaXNqUo/TyrNsBkaQ3I/AAAAAAAAAlQ/4FmQcSd-Hf4/s400/tumblr_lyc54pmYBe1qjmmog.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5704598034237244274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;peşin not: nazar eden sabah yatağında bülent ersoy'la uyansın lan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5744219908303052957?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5744219908303052957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5744219908303052957' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5744219908303052957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5744219908303052957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2012/02/i.html' title='i'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-uo38BaXNqUo/TyrNsBkaQ3I/AAAAAAAAAlQ/4FmQcSd-Hf4/s72-c/tumblr_lyc54pmYBe1qjmmog.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-946334768294296692</id><published>2011-11-27T22:48:00.006+02:00</published><updated>2011-11-27T22:59:31.607+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>time, mr. freeman?</title><content type='html'>Sıkkın olduğumda, kırgın olduğumda, huysuz olduğumda yanımda o. Gelmeseydi, paylaşmasaydı, hissetmeseydi ne yapardım? Üstelik o kadar tatlı ki, dolup taşan bir kıskançlıkla onu köşeye bucağa saklayasım var, başkası görmesin, asla; gözümden sakınıyorum tam anlamıyla. Ellerim buz tuttuğunda ısıtan o, sinirden yanaklarım kızardığında beni ferahlatan o, canım o. Sarıyor sarmalıyor beni, saçlarımı okşuyor, gözyaşlarım onun teniyle buluşurken bana o yaşlardan bir dere yapıyor ve yeşilliklerle dolu bir bahçeye çıkıyoruz beraber. Onun kollarında kaybolmuşken, kafamı kaldırıp yüzüne bakıyorum. Immm, küçük bir sivilce çıkmış yanağında, muzurca kurcalıyorum. Ellerim yüzünde gezinirken, hafifçe kanamaya başlıyor sivilcesi. Bir süre sonra o kan yayılıyor, suratı değişiyor, bedeni değişiyor, ruhu çıkıp uzaklaşıyor, gözleri ifadesizleşiyor, ellerinin ısısı tükeniyor. Katreler boşanıyor gözlerimden, çılgına dönüyorum, nereye diyorum, haykırıyorum. Kollarıma düşüyor. Çok değişmiş ve değişiyor. En son, sanki bir ayna var kucağımda. Taşıdığım kişinin benden farkı yok. Kollarımda, ölü halde yatan kişinin benden farkı yok... Baştan beri benmişim o. Ve ölüp gitmişim, yine kendi kollarımda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-946334768294296692?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/946334768294296692/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=946334768294296692' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/946334768294296692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/946334768294296692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/11/time-mr-freeman.html' title='time, mr. freeman?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5930520549647220701</id><published>2011-09-03T23:20:00.006+03:00</published><updated>2011-09-20T01:35:43.021+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bıktım senden gülfer</title><content type='html'>İstanbul'da yaşayan kuzenim belki bir aydan fazla bizde kaldı bu yaz tatilinde ve kuzenimin bugün, 3 Eylül'de evine gitme zamanı geldi. O giderken tek bir gözyaşı dökmediğime şaşırıyordum aslında, bilemiyorum; belki de vedalara alışmıştım artık, uğurlama anını hüngür hüngür ağlayarak değil de üzüntüyü perdeleyen esprilerle geçiştirmeyi yeğliyordum. Dün de abimi başka bir şehire uğurlayan ben, evin aniden sessizleşmesini ilk önce çok &lt;span style="font-style: italic;"&gt;yorucu&lt;/span&gt; bulmadı ancak kısa bir arada bünyeme yenik düşüp uyuyakalmam, gözlerimi açtığım andan itibaren yüzleşmem gerekenleri bir bir önüme sundu. Kendimi bir kuyuya itilip o karanlığa terk edilmiş, buradan kurtulmak içinse hiçbir şey yapmayan bir çocuk gibi hissediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, böyle hissediyorum çünkü kafamı dağıttığım, sorumluluklarımı unuttuğum bu iki insan neredeyse aynı anda yok oluvermişti yanımdan; geriye kaldı çözmem gereken onca test, yerine getirilmesi şart koşulmuş birçok görev... Zorunlulukları arkaplana atmak hiçbir zaman işe yaramıyor maalesef, bir yerden seni bulup kıstırıyor bu acımasızlar. Öyle ki sen onları göz ardı ettikçe büyüyorlar, hatta başka alanlara sıçradıkları bile oluyor. Evden çıkasım yok, hatta inzivaya çekilme gibi bir imkanım varsa onu değerlendirmek istiyorum sonuna kadar. Şu sıralar çoğunlukla telefonumdaki liranın bitmesine bile sevinir oldum. Ne konuşasım, ne sahte gülücük atasım var insanlara. Samimiyetsiz olacağıma hiçbir şey yapmamam daha iyi değil mi? Hele ki kendimde halletmem gereken bunca şey varken, başkalarına nasıl yetişebilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, bu sizinle ilgili değil. Hepinizi eskiden nasıl seviyorsam şimdi de tek bir farklılık yok bu noktada. Sadece ben, bana çok yük oluyorum bu sıralar. Aşana kadar da böyle, ya telefonlardan; ya da dört duvar arasında - zillerden bucak bucak kaçarak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5930520549647220701?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5930520549647220701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5930520549647220701' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5930520549647220701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5930520549647220701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/09/bktm-senden-gulfer.html' title='bıktım senden gülfer'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4606909868498833196</id><published>2011-07-05T01:52:00.005+03:00</published><updated>2011-07-07T15:05:09.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>kes o kanatlarını melek. uçmamalısın artık.</title><content type='html'>sanki büyüdükçe üzerimize bir bohça daha ekliyor hayat. sırtımıza batıyor o kumaşın içindekiler, tenimizi deliyor, kanatıyor ama biliyoruz ki kat edilmesi gereken bir yol var önümüzde... o sıcak kanı hissediyoruz derinden, yerdeki minik damlaları görüyoruz, aldırış etmemek lazım, yürüyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzleşmek zor. yüzleşmek son noktadır aslında. değişmeye, güçlenmeye götürür insanı... kaçarız çoğunlukla ondan, bizim için özenle hazırladığı aynalarına bakmamaya çalışırız. Ancak gerçeklik budur, tamamen kendimizi yansıtan bir koridordayızdır aslında, gözlerimizi örter ve koşarız, durmaksızın kaçarız; en sonunda ayağımız takılır bir yere... kaçmak buraya kadardır işte. ne olursa olsun yolun sonu farkındalığa çıkar. sen ne kadar istemesen de, yere düşüp dudağın patladığında anlarsın gözlerini açman gerektiğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yaşıma kadar inatla içimdeki minik insanı öldürmediğim için kendimi tebrik mi etmeliyim, yoksa himayede görevli kanatlarımı kökünden kesmeli miyim bilemiyorum... bir yanım bas bas büyümek istediğini söylüyor, diğeri ise sen daha küçücüksün, bulaşma hiçbir şeye diyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;hiçbir şey hissetme, görme onları&lt;/span&gt; diyen yakarışları kalbime kadar duyumsuyorum. kapıma dayanmış onca göz beni bu derece bunaltırken, kendimi sürekli bir paradoksun içinde bulmam kaçınılmaz gibi. güzel kadının beğenilmekten, ilgi görmekten çok daha ötede bir kaderi varmış aslında. tanıyamamak. anlayamamak. ne düşündüğünü. boşluğunu. ve farkına varıyorum tecavüz için sadece bedene ihtiyaç duyulmadığını, bir ruhun da pekala tecavüze uğrayabileceğini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne olursa olsun, aptal, kurnaz, fahişe... bir kadının istediği tek şey katıksız sevgi. yapmayın. makyajlarına aşık olmayın. sırf vücutlarını istemeyin. sadece samimi olun. sevin onları. inanın, ihtiyaçları olan tek şey bu. özellikle güzel kadınların...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4606909868498833196?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4606909868498833196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4606909868498833196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4606909868498833196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4606909868498833196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/07/kes-o-kanatlarn-melek-ucmamalsn-artk.html' title='kes o kanatlarını melek. uçmamalısın artık.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2126506791610503170</id><published>2011-06-17T01:22:00.006+03:00</published><updated>2011-06-18T00:43:52.835+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>virgül virgül virgül</title><content type='html'>Geçen gün, beni derinden yaralayan bir şey duymuştum, tarih kavramı hafızamda tam anlamıyla yer tutamasa da o an hissettiğimi unutabileceğimi pek sanmıyorum, göğsümün tam ortasına meteor düşmüş gibiydi; vücut sıcaklığım aniden yükselmiş, beynime saçma sapan bir uğultu gark etmişti, kalabalığın içindeydim; tanıdıklarımın, öylece kalakaldım, ağlasan ağlanmaz; bağırıp çağırılmaz, sadece donuk gözlerimdi onların yüzleriyle buluşan. Herkes bir anda yorumlamaya başladı durumu, şüphesine de kesinliğine de tüküresim geldi; her türlü iğrençti, kötüydü, ve &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ben bunu hak edecek hiçbir şey yapmadım&lt;/span&gt;dı, ama başıma gelmişti bir kere; sanki gazetede gördüğünüz üçüncü sayfa haberlerine yapılan yorumlar gibiydim, beni bulmaz böylesi dersiniz de o olayın ortasında kalıverirsiniz mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şansıma o gün eve döndüğümde kimse yoktu, içime yayılmış acıyı bağırarak, çağırarak dışarıya kustum; isyan ettim, zırladım, güçlü olmaktan sıkılmıştım, çünkü şu hayattan öğrendiğim en mantıklı şeylerden biri de buydu zaten, sen ne kadar güçlüysen sınavın da o kadar zordu; ve ben bıkmıştım, belki de ben o kadar güçlü değildim, belki de bu sınava girmesi gereken şahıs ben olmamalıydım; sesim yayıldı odaların içinde, yankısını dinledim,&lt;span style="font-style: italic;"&gt; yeter-bıktım-bunaldım, &lt;/span&gt;soru soran, eleştiren gözlerden ayrı bir sıtkım sıyrıldı, çok mu mutluydu gülfer, iyi be, emdiniz onu da çektiniz içinize, bu kızı da bu hale getirdiniz; ne zararı vardı, madem beş para etmeyecektiniz benim hayatımda ne işiniz vardı? bu gürültü patırtıdan fırsattan istifade o kadar çok kişi de nasibini aldı ki, yoruldum, aniden duyduğum anahtar sesiyle irkilerek toparlandım, ben böyleydim işte, kendimleydim, gülümsedim, "hmm evet iyiyim ama yorucu bir gündü biraz" dedim, bitmişti, işte bu kadar, olmuştu ve bitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirsiniz kız mevzularını, bakımlı olmamız gerekir, bu bakım çoğu zaman canımızı yakar ama dişilik gereği katlanmak durumundayızdır, dişi kendisine bakan gözleri sever, onları önemser ve bunun için işkencelere sürükler kendini, benim de kaş aldırma gibi bir eziyetim vardır mesela, çok büyütürüm gözümde, canım yanar, görevliye bağırırım, hatta bazen acıdan gözlerim yaşarır, kaçarım. İşte o gün ilk kez hiçbir şey hissetmedim, öylece koltuğa yaslandım ve işimin halledilmesini bekledim, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;pıt pıt pıt &lt;/span&gt;cımbızın sesini dinledim, gözlerim kapanır gibi oldu, psikoloji bu noktada fizikselliği ezici bir üstünlükle yenmişti, gözümü yaşartana kadar canımı yakan o kaş aldırma olayı, içimdeki kördüğümle yarışamadı bile, hissetmedim bile, sadece bekledim, kaşlarımın alınmasını bekledim, "bugün iyi dayandın" dedi görevli, "evet, iyi dayandım" dedim; çok iyi dayandım ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2126506791610503170?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2126506791610503170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2126506791610503170' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2126506791610503170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2126506791610503170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/06/virgul-virgul-virgul.html' title='virgül virgül virgül'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5535521971811323426</id><published>2011-06-09T22:00:00.012+03:00</published><updated>2011-08-23T04:22:29.440+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>kesinliklen kabini yanlış bi yer burası.</title><content type='html'>Yorgunluktan dengesini kaybetmiş olan vücudum, tepkisini hafif titremelerle yansıtmakta şu anda ve ben ona meydan okuyarak gelmiş mal mal blog yazıyorum burada. Ama yoook,  kabin çilelerimi size anlatmazsam içimde patlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öncelikle, mezuniyet balosu / daha doğrusu mevzubahis gecenin hangi mertebelere çıkarıldığı hakkındaki düşüncelerimi "kusayım". Tamam, hoş; sona geldik artık, herkes süslenicik püslenicik eğleneceğiz falan ama ŞÖYLE bir nokta var ki gecenin sohbetine ve hazırlığına aylar öncesinden başlayan, işi fazlasıyla abartmış (özellikle hemcinslerim için söylüyorum bunu) ruh hastası şahıslar insanı çileden çıkarabiliyor. Her ne kadar &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ne giyceksaaan&lt;/span&gt; kıvamındaki muhabbetlerden "ben ebeveynlerimle halledicem o işi rerörörö" tarzı sıyrılsam da bir süre sonra kıçım kadar kolları olan kızların bile gelip aynı mevzudan dem vurması sabrımı zorlayan bir ayrıntıydı. Hani dört sene boyunca herkes senin şeklini şemalini öğrenmiş zaten, neyin çilesindesin bebeğim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, içimdeki sinir yığınına özet geçtikten sonra; baloya çok kısa bir süre kala ben de mecburen kendimi binbir renkli elbiselerle süslenmiş; orasından burasından tüyler ve bilimum pırıltılı taşlar fışkıran, santimetrede bir aynalara rast geldiğiniz abiye mağazalarının içinde buldum. işin en kanlı kısmı evrensel bir sorun olarak kabul edilen kıyafet değiştirme noktasında patlak veriyordu tabii. Alışveriş hayatım boyunca, kıyafetin içine sığayım diye götümden ter damlarken bulunduğum her değiştirme kabini hakkında uzun uzadıya kritik yaptım. Hatta birçok dişinin duygularına tercüman oluyorum düşüncesiyle üşenmeden madde bile çıkarabilirim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;ideal &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"kıyafet değiştirme kabini&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;#1 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Tesettür aracı o&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;larak perde yerine kapı kullanın mesela,&lt;/span&gt; ölmezsiniz. kıyafeti giyerken harcayacağımız enerjinin yarısını &lt;span style="font-style: italic;"&gt;perdeyi kapatalım, oramız buramız görünmesin&lt;/span&gt; uğruna heba ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#2 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Arkadaşım, madem perde koydun, o kadarcık malzemeden kısma bari.&lt;/span&gt; Hadi paşa paşa kapı yaptırdın, neden yarım kapı lan? Kapının ya alt kısmından ya üst kısmından kırpıyor bu amcalar, neyin fantezisiyse. Evet takıntılıyım, köşede bucakta oturup arkadaşını bekleyen çeşitli kişilerin, kapımın (olmayan) alt tarafına dikkat kesilmeyeceğini nereden bileyim? Üstümden çıkıp ayaklarıma düşen kıyafetlerin fıldır fıldır çalışan bu tanınmamış gözlerce dikizlenmesini istemiyorum. Hatta yeri geldiğinde ayakkabılarımı çıkarmam, yere cıbıl cıbıl basmam gerekiyor ki iğreniyorum bundan, bırak da şu rezil ana bir tek ben şahit olayım! Ayrıca "yarım kapı" vahşetinin bir de üst tarafa yansıyan kısmı var ki sorma gitsin. Hani bir elbisenin/tişörtün içine sıkıştığında iki kolun da havada kalır, yaratık gibi olursun ya; o tişört kafana kadar her türlü ele geçirmiştir seni... işte bu iki kol havaya kilitli olduğunda dışarıdan bakan bir göz olarak hayal et kendini. Ya da etme. Küfredicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#3 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;kabinin içine hoparlör koyan zihniyeti de gördüm&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;,&lt;/span&gt; bunun hakkında yorum yapmasam da olur sanırım. hele ki serdar ortaç çalarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#4 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Aynasız kabinler!!!!111&lt;/span&gt; İşte bu tam bir kabus. Vücudumda sofistike şeyler görme damarım tuttuğu zaman, kıyafeti tam anlamıyla keşfedememekten ileri gelen problemler olarak; sol askıyı sağ koluma taktığım, eteği yamuk giydiğim güzide anlara kahramanlık y&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Jtcvfph3Leg/TfFSAo0QfxI/AAAAAAAAAhw/jHAVXEo5PWk/s1600/Do_I_Look_Fat__by_MissShyly.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 202px; height: 347px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Jtcvfph3Leg/TfFSAo0QfxI/AAAAAAAAAhw/jHAVXEo5PWk/s320/Do_I_Look_Fat__by_MissShyly.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616360381217799954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;apıyorum mesela. Hani bir aynaya baksam, etlerim fışkırmış mı; göğsümün tam önünde etiket şov yaparak bir rezilliğe imza atmış mıyım, popom karpuz gibi mi; bunları ölçüp biçip kabinden çıkayım (ya da hiç çıkmayayım).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#5 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Oturacak yer koyun şu kabinlere.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt; &lt;/span&gt;Hani hiç olmadı üzerinde çanta neyin varsa onun işini görür, zavallı taşıyıcın paşa paşa dinlenir bu yumuşacık zeminde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#6 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 204, 255);"&gt;Askılar!&lt;/span&gt; Bir tanecik askı neyime yetecek çoğafedersig. Kendisinin iki kollu olduğunu düşünsek bile, üstünden çıkanları birine, denemek istediğin kıyafetleri diğerine tıkıştırdığını hayal et... Elli tane askı ideal bak. Öhöm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OHHH. Çok iyi oldu çok da güzel oldu. Şimdi gelelim görevlilerin kıl eden davranışlarına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;#1 &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 153);"&gt;"üzerinde görmeden anlayamazsın, bir dene sen; sonra karar verirsin":&lt;/span&gt; kafam kadar taşı olan bi kıyafeti nasıl beğeneyim pardon, selektör gibi her yerden belli edecek beni?&lt;br /&gt;#2 &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 153);"&gt;"utanma kıız, sende olan bende de var; geleyim işte yardım etmeye":&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;hayır kesinliklen bendeki başka göt sendeki başka göt. çık git lan!!!!&lt;br /&gt;#3 &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 153);"&gt;kabin kapısını *şlak* diye açma davranışı:&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;sevişelim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte böyle sevgili dostlar. Bin tane kıyafet denemiş, kimi zaman deli cesaretine hakim olamayıp sıfır bedenlere uygun kostümleri gözüne kestirmiş, bu minicik kumaş parçaları üzerinden çıkmayınca da "YIRTACAM ŞİMDİ SENİ DE HAAA" diye atar yapan ve hatta ağlama aşamasına gelmiş biriydim bugün. 36 bedeninde bolluğundan ötürü dans etmeme olanak veren, 40 bedeninden de etlerimi fışkırtan lanetullah kreasyonların içinde kendimi hasta ettim ayrıca. ÜFFF ne biçim bi cümle oldu bu okumayın. özet: 36'sı bol 40'ı dar geldi. Boru gibi kusucam valla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5535521971811323426?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5535521971811323426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5535521971811323426' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5535521971811323426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5535521971811323426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/06/kesinliklen-kabini-yanls-bi-yer-buras.html' title='kesinliklen kabini yanlış bi yer burası.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Jtcvfph3Leg/TfFSAo0QfxI/AAAAAAAAAhw/jHAVXEo5PWk/s72-c/Do_I_Look_Fat__by_MissShyly.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5835447058642316904</id><published>2011-06-06T22:44:00.004+03:00</published><updated>2011-06-06T22:54:14.954+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>içime bi şey kaçtı bey</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Şeytan çıkarma ayini" yapabilmemiz için, kişinin içinde şeytanın olduğunu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kanıtlamamız&lt;/span&gt; gerekir. Kişinin bilmediği bir dili; mesela Latince konuşması bu işte öne süreceğimiz ispat olabilir; &lt;/span&gt;&lt;span&gt;gibisinden bir şeyler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;diyordu Jason Miller filmin bir yerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AHAH ben buna gülerim işte diyesim var çünkü hani şu tipe bakın bi Allah rızası için&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-VoAWX1nmZgc/Te0vg9ZkbaI/AAAAAAAAAhY/ifH3SiJsSes/s1600/300_excorcist.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 190px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-VoAWX1nmZgc/Te0vg9ZkbaI/AAAAAAAAAhY/ifH3SiJsSes/s400/300_excorcist.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615196553685003682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;lan "bunu" gören çoğafedersin ne düşünür, bildiğin azman bi şey yani neyini kanıtlıyon daha sakgfsajkgda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+kafası da döniyiiii&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-DhOGzZN01_Y/Te0v2t4HL3I/AAAAAAAAAhg/YB3BG3N7EJw/s1600/the-exorcist.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 326px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-DhOGzZN01_Y/Te0v2t4HL3I/AAAAAAAAAhg/YB3BG3N7EJw/s400/the-exorcist.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615196927475265394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5835447058642316904?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5835447058642316904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5835447058642316904' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5835447058642316904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5835447058642316904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/06/icime-bi-sey-kact-bey.html' title='içime bi şey kaçtı bey'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-VoAWX1nmZgc/Te0vg9ZkbaI/AAAAAAAAAhY/ifH3SiJsSes/s72-c/300_excorcist.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2498168681566447902</id><published>2011-04-29T22:45:00.008+03:00</published><updated>2011-04-30T21:16:06.231+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>yağmur prensesi</title><content type='html'>"Şu makarna siparişini tekrar et istersen."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamı çevirdim ve uzunca bir süre önce istediklerimizi not alan garsonu aramaya başladı gözlerim. Adisyonu tekrar ettikten sonra, pencereyi arkasına alarak karşıma oturmuş kıvırcığa odaklandım, bu kadar benzer zamanlarda bu kadar benzer şeyler yaşamamız bir bağlamda şans sayılabilirdi. Yarım saat evvelden kalma yağmur sebebiyle hava kapalıydı ve arka bahçedeki insanlar şemsiyenin himayesine sığınıp sigaralarını tüttürüyordu. Tam çaprazıma oturup görüş alanıma girmiş adamla manasız bir denk gelişimiz oldu, sonrasında bakışlarımı kahkahalar atan sarışın bir kadına çevirdim; kız arkadaşına sarılan genciyse tek bir anlam yansıtmayan gözlerle izledim. "Eeee Gülfer böyle işte, bir türlü kavrayamadığım durum yani." dedi kıvırcık. Dudağım zoraki bir gülümsemenin esiriymişçesine kıvrıldı ve en sonunda önümüze sunulmakta olan makarnaları takip etti gözlerim. Çatı tarafından gelen minik damlalar &lt;span style="font-style: italic;"&gt;pıt, pıt, pıt&lt;/span&gt; diye yere düşerken yemeğimle çatalımın kaynaşmasını izledim, her kafamı kaldırışımda çaprazdakiyle denk geliyorduk ama bu an benim için o kadar soğuktu ki, kasvetli; sanki havanın insan içine çöken o daraltıcı hali ruhumun yansıması gibiydi. Kaya gibi kararlılığımdan sızan sıcacık sevgi olmuştu yüzümdeki gülümsemeye sebep, zoraki veya içimden gelerek; bir şekilde her daim gülümseyebiliyordum ama karşımda oturan kıvırcık gibi sekteye uğruyordu bazen hevesim. Kendimi sevdiğimi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;biliyordum&lt;/span&gt; ve ölene kadar bu bedendeydim, bu ruhla; bu bendim ve çevremdekiler &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ben&lt;/span&gt;i kabul ettikleri sürece çevremde kalacaklardı, tıpkı kıvırcığın karşısına beni oturttuğu gibi.  Güzel gündü ama kasvetliydi, tıpkı ruh halim gibi. Huzurluydum ama korkuyordum. Beş yüz yıl öncesinden gelen bir insandım sanki, babam çok haklıydı "senin neslin de tükenmiş artık kızım" derken, bunu düşündüm kıvırcığı süzerken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2498168681566447902?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2498168681566447902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2498168681566447902' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2498168681566447902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2498168681566447902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/04/yagmur-prensesi.html' title='yağmur prensesi'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6576980042903008757</id><published>2011-02-25T20:12:00.004+02:00</published><updated>2011-02-25T21:00:22.169+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>weiß</title><content type='html'>dolu, dolu, dolu.&lt;br /&gt;kafamın içi delicesine dolu.&lt;br /&gt;bi isteğim var aslında.&lt;br /&gt;amaç değil, şart değil, istek.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;küçücük&lt;/span&gt; bir istek...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-KSsMa7arJ5g/TWf70RcrDBI/AAAAAAAAAhM/9OKCN5QCyng/s1600/girl_at_rest_by_ultraseven81.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-KSsMa7arJ5g/TWf70RcrDBI/AAAAAAAAAhM/9OKCN5QCyng/s320/girl_at_rest_by_ultraseven81.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5577703538977082386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Lie down in my arms&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Trust what you see&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Smooth your brow, you will be with me&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;To find your relief&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6576980042903008757?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6576980042903008757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6576980042903008757' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6576980042903008757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6576980042903008757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/02/wei.html' title='weiß'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-KSsMa7arJ5g/TWf70RcrDBI/AAAAAAAAAhM/9OKCN5QCyng/s72-c/girl_at_rest_by_ultraseven81.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3918551416717086496</id><published>2011-02-17T21:45:00.008+02:00</published><updated>2011-04-10T22:50:56.496+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>tell me who you are</title><content type='html'>Hayatımın geçen senesinden şimdisine doğru göz gezdirdiğimde o kadar çok değişiklik görüyorum ki... Ben, sıkıntıya sebebiyet veren konuların giderilmesi için öne sunulan öğütleri dinlememe konusunda fazlaca ısrarlı davranan bir insandım. Ancak o ufacık girişim; ne zaman olduğunu tam anlamıyla hatırlayamadığım eylem, "değişemem ben, değişmem!" diye diretirken beni nerelere getirmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi boşlukta hissedişim birkaç ay öncesinde başladı, bazı konulara karşı farkındalığımın artmasıyla "ne oldun be Gülfer" diye sordum defalarca kendime. Çevremde o kadar çok yeni birey belirdi ki, kimisi en yakın mertebelerime çok kısa sürede kuruldu, kimisi arkamdan muhabbetimi çevirdi; bazen de dostum dediklerim arkadaş süzgecimden kayıp gidiverdi... Bu olaylar silsilesinden sonra kaçınılmaz bir şekilde, şahsımın benden alınıp başka birinin bedenine nakledildiğini düşünmeye başladım. Aslında ihtiyacım olan buydu, ipek böceğinin artık kelebek olup uçması gerekiyordu ve geçmişi yan anlamda da geçmişte bırakmam lazım gelmekteydi. Ama benim ancak uzuunca bir zaman dilimine yakıştırabildiğim bu kadar çok mevzu, kısacık zamanda önüme sunulunca afallamaya, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;korkmaya&lt;/span&gt; başladım. Endişem, ben fark etmeden öyle boyutlara ulaştı ki; kimi zaman incir çekirdeğini doldurmayan şeyler yüzünden insanları tersler oldum, kimi zamansa sevgisini papatyalarla dolu bir yolda arkadaşlarına sunan bir şahıs...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;İnsan bazen "dur bir saniye" diyor, insan bıkıyor bir süre sonra karşısındakinin ona ne niyetle yaklaştığını kestirmeye çalışırken... &lt;/span&gt;Nedenini soruyorsun, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;neden gözümün içine bakmayı tercih etmiyor ki&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; diyorsun.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sıkıldım ben de artık, ve evet - tam anlamıyla korkuyorum; minicik; hassas kalbimi korumaya çalışırken her şeyi daha da berbat etmekten. Kimin bana hangi düşünceyle yaklaştığını kestirememekten. Çevremdekileri seçerken hangi kıstaslara başvuracağıma karar vermekte zorluk çekmekten. Duygusal anlamda yeni yeni bir yerlere varırken; insanların sürekli benim kaşımla-gözümle ilgilenmesinden bıktım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar çok şey değişti ki.&lt;br /&gt;O kadar çok şey değişiyor ki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3918551416717086496?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3918551416717086496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3918551416717086496' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3918551416717086496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3918551416717086496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/02/tell-me-who-you-are.html' title='tell me who you are'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3655107222037650651</id><published>2011-02-13T22:05:00.004+02:00</published><updated>2011-02-13T22:15:59.568+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bayırakarşıyatırbeni</title><content type='html'>HENEEEM ben ne zamandır uğrayamıyorum buraya sevgili dostlarım; her türlü plan-program üst üste gelince ve ben de nete pek bulaşamayınca kaçınılmaz son olarak çoraklık kavramında çığır açmış blogum karşınıza çıkıyor tabii. Aslında anlatılacak o denli şey var ki... "özetgeçpiç" moduna maruz bırakıyorum kendimi çünkü eğer başlarsam Sonisphere yazılarımdan sonraki hararet üstüme çökecek ve DAHA DA YAZMAM 5 SENE deyip inzivaya çekileceğim ondan sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Son sınıfın getirdiği telaşlardan biri olan andaç yazımı ve çekimleri halledildi, 5200 kelimeyi 2500'e indirerek rekoru elimde tutuyorum şu anda; resimlere gelirsek: her zamanki gibi fotoğrafları bir türlü beğenemedim "haklısın - seçim yapman çok zor, hepsi birbirinden güzel" denmesine rağmen; gidin lan gidin!&lt;br /&gt;* 11 günlük hızlandırmanın sadece 3 günü dershanede bulundum. Öpebilirsiniz.&lt;br /&gt;* Teşrif ettiğim günlerden birinde de biricik kankuşum Batu, ben ve Tarık pembeleşme (orgazm falan değil yanlış olmasın, pembe giyindik sadece.) kararı alarak birçok insanın ilgi odağı olduk, çok çok eğlenceliydi; karın ağrıları gark etti vücudumuza.&lt;br /&gt;* En bombası da Cosplay partisiydi tabii ki. Ada Wong idim ben, pek beğenildim, o kadar süper insanlar tanıdım ki; açayım kollarımı yaslayın başınızı degajeme doğru diyesim geliyor bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öhöm, demiyorum tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine ders çalışamıyorum; bu yüzden akademik hayatım dışındaki her şey mükemmel görünüyor şu aralar. Tabii yarın okul açılıyor, psikolojimde 180 derecelik bir dönüşün olacağı tahminindeyim. Lanet girsin. 14 şubat ve biricik sevgilim okul, gel bana bebeğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3655107222037650651?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3655107222037650651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3655107222037650651' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3655107222037650651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3655107222037650651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/02/bayrakarsyatrbeni.html' title='bayırakarşıyatırbeni'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8205898867625636923</id><published>2011-01-23T23:33:00.001+02:00</published><updated>2011-01-23T23:55:31.348+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>a nightmare or a dream?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TTye1lLF8JI/AAAAAAAAAhA/OLYafFY3fPM/s1600/siegfried.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 211px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TTye1lLF8JI/AAAAAAAAAhA/OLYafFY3fPM/s400/siegfried.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565497882871984274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Sarışın sevmem" derim ama... sen ne biçim bi adamsın be? Bi de gerçek olaydın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8205898867625636923?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8205898867625636923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8205898867625636923' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8205898867625636923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8205898867625636923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2011/01/nightmare-or-dream.html' title='a nightmare or a dream?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TTye1lLF8JI/AAAAAAAAAhA/OLYafFY3fPM/s72-c/siegfried.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8021191971644867148</id><published>2010-12-29T20:54:00.004+02:00</published><updated>2010-12-29T21:22:46.556+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>worth killing for, worth dying for</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRuKd0uUeaI/AAAAAAAAAg4/d1Iq_cH8etM/s1600/Sin-City-Clive-Owen_l.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 150px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRuKd0uUeaI/AAAAAAAAAg4/d1Iq_cH8etM/s200/Sin-City-Clive-Owen_l.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5556186810265401762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzeli de ne biliyor musunuz? Uğruna yıpranacak birini bulmak. Üzülmek bile içine sine sine... Biliyorsun çünkü, ona değer. Onlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size değer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8021191971644867148?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8021191971644867148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8021191971644867148' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8021191971644867148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8021191971644867148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/worth-killing-for-worth-dying-for.html' title='worth killing for, worth dying for'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRuKd0uUeaI/AAAAAAAAAg4/d1Iq_cH8etM/s72-c/Sin-City-Clive-Owen_l.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-353619243964638901</id><published>2010-12-26T16:58:00.004+02:00</published><updated>2010-12-26T17:05:47.960+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>brookhaven</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRdZPHMmoVI/AAAAAAAAAgw/5pPB8UZczoQ/s1600/Silent_Hill_3__The_Reborn_by_Agehachou-500x666.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRdZPHMmoVI/AAAAAAAAAgw/5pPB8UZczoQ/s320/Silent_Hill_3__The_Reborn_by_Agehachou-500x666.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555006781549617490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Hastahane kötüydü. Bahsettiğim, tabii ki de o gün içinde bulunduğum  dört duvarlı; modern beton yığını değil. Her ne kadar barındırdığı  doktorlar ve insanlara şifa getirecek methodlarıyla hastahaneler birinci  dereceden ihtiyaç da olsa, kendimi bildim bileli nefret etmişimdir bu yapılardan. İçeriye girdiğinizde duvar gibi yüzlerle karşılaşır,  telaş içinde elindeki reçetelerle bir oraya bir buraya koşturan insanlar  görürsünüz. Siz o iğrenç tentürdiyot kokusunu solurken, az sonra  başlarına geleceklerden bihaber oyun peşinde koşuşturan çocuklar da  yanınızdan geçer. Ortamdaki gergin havanın, etrafta cirit atan  mikroplara kat be kat baskın geldiğini söylemeye bile gerek yoktur  zaten. Fiziksel veya ruhsal açıdan çökmüş bireylerde anlayışın da  kırıntısı kalmamıştır, herkes işini bitirip bir an önce temiz hava için  yalvaran bedenini oksijene kavuşturmaya bakmaktadır. Sesler yükselir  kimi zaman, gözler acısını akıtır dışarıya; duvarların pis köşeleri  süzülür "nasıl bir sonuç alacağım acaba" cümlesi beyinde fıldır fıldır  dolanırken..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Malum yazımdan bir parçaydı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-353619243964638901?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/353619243964638901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=353619243964638901' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/353619243964638901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/353619243964638901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/brookhaven.html' title='brookhaven'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TRdZPHMmoVI/AAAAAAAAAgw/5pPB8UZczoQ/s72-c/Silent_Hill_3__The_Reborn_by_Agehachou-500x666.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-9184531540506038021</id><published>2010-12-26T16:47:00.002+02:00</published><updated>2010-12-26T16:54:31.756+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>çelişkiler tomarı</title><content type='html'>"Ben seni çok iyi anlıyorum" kadar güzel bir yalan yoktur yeryüzünde. Şahıs, başına gelene üzülmüştür ve 'dert' zamirini verdiği bu olayı karşısındakine anlatmaktadır, aldığı cevapsa birkaç kuru teselli ve bu cümleden öte değildir. Tamam, rahatlatma çabaları her zaman takdir edilir ancak birisini anlayabilme durumu nereye kadar doğru olabilir ki? Farklı karında büyüdünüz ilk önce, farklı alışkanlıklar edindiniz ve ebeveynleriniz tarafından değişik yorumlara tabi tutuldunuz. Kiminiz ufacık olumsuzluğa ağlar oldu; kiminizse rahatlıkla hak yiyebilecek kadar vicdansız yetişti belki de... Başınıza &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sadece&lt;/span&gt; aynı olaylar geldi diye ortaya atılan bu&lt;span style="font-style: italic;"&gt; anlama safsatası&lt;/span&gt; niye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben benim; siz sizsiniz, sen de sensin. Farklıyız. Benim gülüp geçtiğim üzerine siz günlerce konuşabilirsiniz. Sizin ilgilenmediğiniz bir nokta uğruna ben kırk takla atabilirim. Anlayamazsınız, ben de sizi anlayamam. Tabii ki de empati fazla değerli bir olgudur ancak o da çoğunlukla kişilik sınırlarımız içinde kalır sadece. Aşamayız ki. Değişebiliriz belki ama... Biri için değişmenin doğruluk payı çok da ilgimi çekmiyor açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"üzülme"ymiş. nasıl üzülmeyeyim? en ufak bir fikrin var mı ki bulunduğum durum hakkında, nasıl üzülmeyeyim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-9184531540506038021?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/9184531540506038021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=9184531540506038021' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/9184531540506038021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/9184531540506038021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/celiskiler-tomar.html' title='çelişkiler tomarı'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4209222881036026474</id><published>2010-12-21T23:30:00.005+02:00</published><updated>2010-12-22T00:04:33.916+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>severim ben pek çok</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Beni ne mutlu eder&lt;/span&gt; temalı liste  çıkarmıştım yaklaşık bir ay önce. ''Beş - altı cümleyi geçmez'' diyerek  kaleme aldığım bu maddeler topluluğunu oluşturmak çok kolay değildi  benim için. Ancak zorlanmama değmişti, kurduğum bu cümleleri okumak bile  içimi ferahlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de resim resim geliyor kendileri, baktıkça rahatlayayım falan.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh6OenuWI/AAAAAAAAAgU/IQLTkLK3N8M/s1600/Chocolate_Love_by_afrikika.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh6LXCA3I/AAAAAAAAAgM/oqvyRy4k93A/s1600/Friendship__by_immortal_assassin.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh6LXCA3I/AAAAAAAAAgM/oqvyRy4k93A/s320/Friendship__by_immortal_assassin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553257098890052466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh56Ody3I/AAAAAAAAAgE/wGhXK9fuc90/s1600/the_hug_by_srulia_nialo.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 223px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh56Ody3I/AAAAAAAAAgE/wGhXK9fuc90/s320/the_hug_by_srulia_nialo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553257094290721650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh5K-YzII/AAAAAAAAAf8/AUrP48u9sP8/s1600/Starbucks_by_PinkCherry06.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh5K-YzII/AAAAAAAAAf8/AUrP48u9sP8/s320/Starbucks_by_PinkCherry06.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553257081606818946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREjCgwTZCI/AAAAAAAAAgk/-HzlgtL9wHw/s1600/Headbang_by_matias15.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREjCgwTZCI/AAAAAAAAAgk/-HzlgtL9wHw/s320/Headbang_by_matias15.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553258341583774754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREjCQH0DCI/AAAAAAAAAgc/DLMbwYZy0Yw/s1600/Reading_by_ElementsOfPersuasion.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREjCQH0DCI/AAAAAAAAAgc/DLMbwYZy0Yw/s320/Reading_by_ElementsOfPersuasion.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553258337118981154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4209222881036026474?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4209222881036026474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4209222881036026474' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4209222881036026474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4209222881036026474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/severim-ben-pek-cok.html' title='severim ben pek çok'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TREh6LXCA3I/AAAAAAAAAgM/oqvyRy4k93A/s72-c/Friendship__by_immortal_assassin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3902568689446680755</id><published>2010-12-12T16:33:00.003+02:00</published><updated>2010-12-12T17:01:48.259+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>kiss-my-ass</title><content type='html'>Tembellikte sınır tanımayan Gülfer, işinde uzman bir rehber kişisi vasıtasıyla ilgi alanı testine tabi tutulmuştur. ''Zıçim ezberci eğitiminize istemiyom ders mers istemiyom formül ezberlemek böle mi öğretilir fizik böle mi gösterilir biyoloji'' diyerekten kendini sanata ve kaba götlülüğe adamış &lt;span style="font-style: italic;"&gt;gibi görünen&lt;/span&gt; tüm şıkları işaretlemiştir G kişisi. Garip bir testtir bu, hani şıkların üstü öyle kapalıdır ki istediğiniz sonuca göre işaretleme yapma lüksünüz bulunmamaktadır. ''Çok anarşik davrandım lanet olsun, bi haltım çıkmaz bu testten'' diyerek teslim etmiştir belgesini. On gün sonra görevli bağyan  yaptığı bir buçuk saatlik incelemenin sonuçlarını açıklamak üzere Gülfer'i yanına çağırır. Gülfer başlar konuşmaya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Açıkçası pek bir şey beklemiyorum o safsatadan. Bütün kolayıma gelen şıkları işaretledim hani.&lt;br /&gt;- Muhtemel meslekleri not aldım buraya Gülferciğim. Zor olsa gerek dört yüz tane soruyu aralıksız yanıtlamak.&lt;br /&gt;- Yooo. Sadece birkaç soru beni çeldirdi, gerisi kolaydı yani. Türkiye şartlarını da göz önüne alırsak o testin bana sunacağı iki üç meslekten karnımı doyurabileceğim tek bölüm mimarlık olacak bence.&lt;br /&gt;- Başka ihtimaller gelmiyor yani aklına?&lt;br /&gt;- Ne gelebilir ki?&lt;br /&gt;- Hmmm... Öncelikle Gülfer, test buram buram bilim ve sanat kokuyor.&lt;br /&gt;- Sanatı anladım da bilim ne alaka? Bilimden soğutuldum resmen. Çok dolu bir şekilde yapmıştım o testi ben.&lt;br /&gt;- Bilim için uygun bir insansın, bu konuda şüphen olmamalı. Oturup araştırmalar yapmak, kendi kendine bir şeyler keşfetmek senin için birebir. Elektrik - elektronik, inşaat, makine, gıda, uçak, uzay mühendisliği gibi alanlara yatkınlığın görülüyor bu testten. Sen ne kadar inkar etsen de biyoloji dalı için de uygunsun. Doktorluk-&lt;br /&gt;- Ne?! Şaka bu. Tüm meslekleri bir listeye doldur deseler en sona yerleştiririm onu.&lt;br /&gt;- Yatkınsın Gülfer, lütfen bunu inkar etme. Aynı zamanda diş hekimliği ve eczacılık da uygun görünüyor sana. Sanat alanına gelince, mimarlık ve iç mimarlık diyor test bize.&lt;br /&gt;- Sonunda şaşırmadığım bir şey... Hukuk falan da yok. Gerçekten ilginç. Kabul etmiyorum! :P&lt;br /&gt;- Mesela insanları dinlemen, onlarla uğraşman gereken mesleklerde topallarsın sen. Örneğin birinin sorunlarını paylaşmak seni üzer; sıkar. Doktor oldun mesela, psikiyatristlik yapamazsın. Daha çok insanlardan uzak, araştırmaya yönelik bir tıp alanı senin için ideal. Bu özelliğin sebebiyle de mühendislikler senin için biçilmiş kaftan.&lt;br /&gt;- Hmmm... İlginç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu dakikaya kadar 38454 tane ilgi alanı ve meslek testi yaptım fakat bu mevzudan itibaren hepsini inkar ediyorum. Bu değerlendirmeye biraz daha eğileceğim çünkü işinde güvendiğim ve beni iyi tanıdığından emin olduğum biriyle tartıştık bu konuyu. Her sorum incelenmiş, şahsımla yoğurulmuş ve sonuç bana sunulmuş. Ama bir noktada bayağı takılı kaldığımı tekrar etmeden geçemeyeceğim, nasıl beklediğimin bu derece tersi bir sonuç çıkabilir? Bir insan kendini hiç mi tanımaz? Ya da tanır da... niye inkar eder ki bu denli?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3902568689446680755?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3902568689446680755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3902568689446680755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3902568689446680755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3902568689446680755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/kiss-my-ass.html' title='kiss-my-ass'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6343811694901067246</id><published>2010-12-08T22:00:00.003+02:00</published><updated>2010-12-08T22:37:47.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>all you need is love!</title><content type='html'>Çünkü bu... öyle güzel ki, sonu görünmeyen bir ferahlık koridoruna sokuyor insanı. Her gün bir yenisini yarattığımız hastalıklı düşüncelerle şahsımızı boğarken, bir bakıma içinde bulunduğumuz mutsuzluğu kendi ellerimizle inşa ederken; bizi elimizden tutup huzur çiçekleriyle bezenmiş muhteşem bir bahçeye sokuyor ''o''. Sevgi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkar beklenmez sevgide, onun veya şunun ''var olması'', tohumunuzun çimlenmesi için yeterlidir. Mutlusunuzdur çünkü seviyorsunuzdur, mutlusunuzdur çünkü o hayatınızdadır; kalbinizde yer etmiştir. Onun uğruna bir şeyler yapmak eğlendirir sizi, farkında olmadan boyunuzdan büyük zorlukları aşarsınız aslında duyguların şahı yolunda. Kainatın en şanslı insanı olursunuz o an, sevmenin sevilmekten her türlü önde geldiğini anladığınız dakikada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle &lt;span style="font-style: italic;"&gt;masum&lt;/span&gt; bir bencilliktir ki bu, herkes anlayamaz! Sevilmek neyi ifade eder karşıdakine hiçbir şey beslemiyorken? Oysa gönülden bir parça vermek kadar güzeli var mıdır şeytani güdüler ortada cirit atarken! Sen güçlüsündür ve yücesindir aslında severken, emersin tüm kötülükleri tek bir zarar görmeden. Işıldarsın, ışıldatırsın. Sınırsızsın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6343811694901067246?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6343811694901067246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6343811694901067246' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6343811694901067246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6343811694901067246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/12/all-you-need-is-love.html' title='all you need is love!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5923325618747960104</id><published>2010-11-17T22:23:00.016+02:00</published><updated>2010-12-12T17:54:50.698+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Adamlar lezzetli beyler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TORIsl8s7KI/AAAAAAAAAfU/usiWA8IheFE/s1600/4752067_lxgqed071223140121.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 291px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TORIsl8s7KI/AAAAAAAAAfU/usiWA8IheFE/s320/4752067_lxgqed071223140121.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540633372510710946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çok net ''evlenirim olum ben bunla'' dediğim adamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yagami Raito&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Evet, Raito konuşurken kelimeleri özenle seçmem gereken bi eş olurdu ama onunla her gün satranç oynayıp yine her gün göt olmak bile ayrı bi zevk verirdi bana. Böylesine zeki bir adamla gündemi tartışmak insanın ufkunu genişletir, şööyle bi dışarıda turlamak ise ''bakın zavallı kadınlar benim yanımdakine; içi de dışı da çikolata tadında mmmm'' bakışı atabilmek için bi sebep verir hatuna. Ryuk da evcil (?) hayvanımız olabilir. Mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TORAsnSc8zI/AAAAAAAAAe8/exLqd8RQ_Wg/s1600/Zack-looking-on.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 182px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TORAsnSc8zI/AAAAAAAAAe8/exLqd8RQ_Wg/s320/Zack-looking-on.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540624576777351986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Zack Fair&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte bu adam ayrı bi olay arkadaşım. Anlaşamayacağı şahıs yerkürede bulunmuyor henüz. Bütün gün ye, iç; gez; eğlen bununla. Zaten taş gibi, gerdek gecesinden 130 kiloyla çıkar, ikinci gün bu adamdan tek bi et parçası bırakmazdım ben. Yani eninde sonunda Gülfer'in bi dul kalma durumu olur böylesine lokum bi adamla evlenirse eğer. Tehlikeli ama denemeye değer. ZEK LAN OF.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TOREng-d6II/AAAAAAAAAfM/nrlodyEcB8k/s1600/ciid.png"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 244px; height: 349px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TOREng-d6II/AAAAAAAAAfM/nrlodyEcB8k/s400/ciid.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5540628887230081154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tabii bir de ''hepsi senin mi yavrum'' dediğim insanlar bulunmakta, biri solak (çok önemsiyorum bunu lanet olsun, EVİMİZ SOLAK CEZVELERİ VE MAKASLARIYLA DOLUCAK UU BEYBİ) (fetişist misin lan) ve sniper olmasıyla ilgimi çekmiş Advance Wars'tan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gage&lt;/span&gt;, diğeri de babama ''böyle bi damat ister misin'' diye sorduğumda ''bakışı bile meymenetsiz'' cevabını aldığım Final Fantasy 13'ten &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cid Raines&lt;/span&gt;. En azından abimin öne sürdüğü gibi ''saçını başını yolarım ben bunun'' demedi babam, o da bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mmm yerim ki. Cid bu yandaki.&lt;br /&gt;Not: bu herifler de kesin beni ister ya kapımda köle olurlar gel gülfer evlenelim diye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5923325618747960104?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5923325618747960104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5923325618747960104' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5923325618747960104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5923325618747960104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/11/adamlar-lezzetli-beyler.html' title='Adamlar lezzetli beyler'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TORIsl8s7KI/AAAAAAAAAfU/usiWA8IheFE/s72-c/4752067_lxgqed071223140121.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2441872833460834945</id><published>2010-10-29T10:21:00.007+03:00</published><updated>2010-10-29T10:50:47.813+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>hope - nope</title><content type='html'>Merhaba, ben bu sene ünive&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TMp8jsViJBI/AAAAAAAAAec/8fsXYJziCcs/s1600/Hope_by_antontang.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TMp8jsViJBI/AAAAAAAAAec/8fsXYJziCcs/s320/Hope_by_antontang.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5533372044816819218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;rsite sınavına harıl harıl çalışması gereken fakat bu alanda tek bir başarı esamesi göstermeyen lise son sınıf öğrencisiyim. Aslında durumu tam olarak idrak edebildiğimi düşünmüyorum çünkü ''kazanamazsam ne olacak'' sorusu aklıma her geldiğinde ''amaaan'' diye geçiştirecek kaba götlülüğü kendimde bulabiliyorum. Aynı zamanda sınav sonuçlarının açıklandığı gün kendimi odaya kilitleyip avaz avaz ağlayacağımın, belki bir hafta boyunca dışarıya tek bir adım atmayacağımın da farkındayım. Benim dışımdaki herkes Gülfer konusunda umutlu, çalışırsam ulaşamayacağım şey yokmuş; bak sen, pek de akıllıymışım ben; üstelik bende matematik-geometri-resim kombinasyonunu vücudunda besleyen mimar havası seziyorlarmış. Ama gidip Gülfer'e soralım: ''üfff aslında çok da bi şey ifade etmiyo benim için''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Problemin kaynağı ne acaba diye soruyorum kendime, lisemde bok gibi geçirdiğim (belki de geçirmediğim?) günlerin sayısı; mutluluğu tattıklarımdan çok daha fazla olduğu için okuluma karşı takındığım bi başkaldırış mı bu... Yoksa cidden hayatı çok hafife alıyorum da meslek denilen olgu benim için fazla mı basit geliyor, buna karşın bir yanım da (ve bazı arkadaşlarım) gidişatın felaket katsayısını vurguluyor. Eee madem bu kadar anlamsız her şey, nasıl oluyor da beynim içinde bulunduğum duruma ''felaket'' gibi bir yorum getirebiliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu çelişkilerle yaşayadurayım ve beyin kabuğumdaki her bir hücre başka bir düşünceyi savunadursun; çevremdekiler bıdı bıdı bir şeyler söylesin ve derinlere indikçe üniversite denilen olay benim için hiçbir şey ifade etmesin; ya da ifade etmiyormuş gibi görünsün - çelişkili ve mutsuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2441872833460834945?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2441872833460834945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2441872833460834945' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2441872833460834945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2441872833460834945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/hope-nope.html' title='hope - nope'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TMp8jsViJBI/AAAAAAAAAec/8fsXYJziCcs/s72-c/Hope_by_antontang.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1103737241231803942</id><published>2010-10-23T18:03:00.006+03:00</published><updated>2010-10-25T21:38:16.558+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>zavallının mumu</title><content type='html'>Aklımızdan geçenler kimi zaman hiçbir art niyet gütmeksizin kelimelere çok daha farklı dökülebilir. Kaçışımızdır aslında, yaşadıklarımızın acısını kabullenmemek veya olayların orasını burasını kırparak üzerimizdeki ağırlığı azaltmaktır bu... İnsanız ve zaaflarımız var, iki ucu keskin bir gururu zayıf bedenimize yüklemiş, sorular yöneltildiğinde gerçeğin tam tersini söylemişiz. İçimizdeki karanlığı gözümüzdeki sahte aydınlıkla yok etmeye çalışmış ve bu mumun sönmemesi için her türlü rüzgara göğüs germişiz zavallıca. Çevremizdekiler bizi çok tasasız görmüş ama her seferinde unutmuşlar aslında birini anlayabilme konusunda ne kadar da yetersiz olduklarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraflarını teker teker rafa çıkardığında, savaş alanına atlayıp düşmanlarına tek başına meydan okuyan bir askerden daha cesursundur. Bak, ne kadar da farklılarmış değil mi? Kağıdı yakıp yakıp insanlara sunmuşsun ancak tamamen kül olmadan onu eline alıp arda kalan birkaç kelimeyi okuman, gerçekleri bir bir anlamana sebep olmuş. Sanıyordun ki üstünü örtmekle unutulacak, farklı bilinecek her şey... Hissedersin o an birkaç damla gözyaşını ve ''evet, üzülüyorum'' dersin, ''canım yakıyorsun'' diye suçlarsın içinde kalan birkaç korkaklık kırıntısıyla. Tersiydi, söylenenler çok farklıydı özünde. Ne de güzel yardımcı oldun o korkak benliğine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyle şimdi, haykır kendine. Ne o, yoksa cesaretin mi yok aynanın karşısına geçmeye?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1103737241231803942?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1103737241231803942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1103737241231803942' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1103737241231803942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1103737241231803942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/zavallnn-mumu.html' title='zavallının mumu'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7093815177760018221</id><published>2010-10-18T23:30:00.003+03:00</published><updated>2010-10-18T23:35:27.658+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>ben?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLyvR74Ey1I/AAAAAAAAAeU/wMLJzNrOHXA/s1600/092de6ddab1a3fe1.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 229px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLyvR74Ey1I/AAAAAAAAAeU/wMLJzNrOHXA/s320/092de6ddab1a3fe1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5529487165169650514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dön bana, yeniden, ne olur&lt;br /&gt;Sev beni, yeniden; ne olur&lt;br /&gt;Al beni yanına, ne olur&lt;br /&gt;Ne olur, ne olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok özledim seni.&lt;br /&gt;Üç sene önceki ben.&lt;br /&gt;Ne olur geri dön...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7093815177760018221?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7093815177760018221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7093815177760018221' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7093815177760018221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7093815177760018221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/ben.html' title='ben?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLyvR74Ey1I/AAAAAAAAAeU/wMLJzNrOHXA/s72-c/092de6ddab1a3fe1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2685455974612636914</id><published>2010-10-17T23:19:00.009+03:00</published><updated>2010-10-18T23:40:15.735+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>birbirine çevrelerinden iple bağlanmış üç dairemsi...</title><content type='html'>aklımdan ''off bu gidişle bi bok olmaz benden'' temalı birçok cümle geçerken yataktan popomu kaldırmayı başarıp yüzümü yıkıyorum her haftasonu ve okulun caanım beş günümü katlettiği yetmiyormuş gibi (hiç devamsızlık yapmıyorum tabii ben(!)) bir de dershane çilesini çekiyorum. Hoş, şu son iki haftayla beraber dershane başka sıfatlar kazanmaya başladı bende; hatta bugün resmen orada bulunmayı ''istedim''. Sınıfta arkamda ve yanımda oturan iki arkadaşın bu durumda etkisi büyük tabii, özellikle sıra arkadaşım olan şahıs lafları söyleyip söyleyip insanı yarıyor ve sağolsun istisnasız her öğretmenden azarı yiyen ben oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim, ''şimdi anlattığımda güzel olmadı ama o zaman çok süperdi'' etkisinin en az hissedileceği olay dün yaşandı; hatta bu mevzuyu önceden bir arkadaşla paylaştım ve o da okurken bayağı gülmüş - bunun gazıyla ve daha fazla uzatmadan bloga da aktarıyorum durumu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teneffüs zili çalmıştı ve Batuhan (yanımdaki) ve ben şartlı refleks örneği göstererek hemen arkamıza (Egemen'e) dönmüştük. Sohbet başladı, laga luga giderken Batuhan sıkıntıdan Egemen'in testlerinden birinin üzerine; içinde çarpılar bulunan daireler çizmeye başladı. Egemen'in yaratıcı zihni, şu kelimelerin duyulmasına neden oldu: ''Napıyon olum soru mu yazıyon'' ve başlar:&lt;br /&gt;G: oha egemen şu dairelerden bile soru çıkardıysan ne diyim ben sana&lt;br /&gt;B: evet abi soru yazıyorum bak açılar falan da çizcem şimdi buraya&lt;br /&gt;E: napiyim ya :D 9dan beri burdayım beynim hamur oldu artık. aa bak dairelerin çevresinden ip falan geçircen aslında fizik sorusuna dönüşçek&lt;br /&gt;B: hatta bu dairelerin hepsini alcan bi yerden eğik atış hareketi yaptırcan&lt;br /&gt;E: evet evet enerji dönüşümü falan olcak&lt;br /&gt;B: hatta bunlar suya düşçek böyle arşimet gircek araya (bu arada tüm söylenenleri resmediyor arkadaş) ip falan bağlancak böyle kaldırma kuvveti sorcak&lt;br /&gt;G: suyun bi kısmı taşıp gitçek ondan sonra ip kopçak (bu nası oluyosa artık fizik kurallarının içine sıçmak :D:D:D) taşan sular bi yerde birikçek&lt;br /&gt;B: o suların olduğu yerde bi ağaç olcak (çizdiği ağaç kadar da sikimsonik bi şey yoktur sen de şah ben diyim şahmeran) fotosentez yapmaya başlıcak sonra bu&lt;br /&gt;E: evet olay biyolojiye döndü güneş ışığı falan gelcek sonra yapraklar soğurcak&lt;br /&gt;B: sonra ordan kimyasal tepkimeler olcak tanecikler falan bağlancak kimyaya geçiş&lt;br /&gt;E: össde bi tek bu soruyu soruyolarmış aslında, bu soruyu yapan üniversite kazanıyomuş&lt;br /&gt;B: evet bi soru 160 dakika kim yapabiliyosa tamamdır yani ötesi yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;abi lise son psikolojisi bu muydu ya? Bu trilogdan (of kelime bulamadım) sonra Egemen ''ya çok güldüm kafam güzelleşti yanaklarım acıyo ühü ühü'' moduna bağladı, benim gözler de direkt yaşarmıştı zaten (Batuhan yarı robot yarı insan takılıyor o sırada). oha gören de çalışmaktan beyin kalmadı sanar. hoş egemen için bu durum geçerli olabilir (kendisi uçak mühendisi olmak istiyomuş SİZ DE UÇAK MÜHENDİSLİĞİ YAZIN KAZANAMICAK Kİ O)&lt;br /&gt;burda bile devam ettim propagandama ahaha, bitiş de Egemen'den gelsin: ''Noluyo bu kıza anlamadım ki, zeytin dalı mı uzatsam ne yapsam?''&lt;br /&gt;zuhaha&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2685455974612636914?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2685455974612636914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2685455974612636914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2685455974612636914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2685455974612636914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/b.html' title='birbirine çevrelerinden iple bağlanmış üç dairemsi...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5084200461215989444</id><published>2010-10-16T01:29:00.003+03:00</published><updated>2010-10-16T01:33:47.667+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>200193</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLjWwA7EAFI/AAAAAAAAAd8/cft2ZgQCwBQ/s1600/C02+066+Audrey+Hepburn+-+Smile+-+Leo+Fuchs.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 287px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLjWwA7EAFI/AAAAAAAAAd8/cft2ZgQCwBQ/s400/C02+066+Audrey+Hepburn+-+Smile+-+Leo+Fuchs.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5528404662967074898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;g: audrey hepburn tam benim doğduğum gün, 20 ocak 1993'te ölmüş...&lt;br /&gt;d: reenkarnasyon?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ehe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5084200461215989444?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5084200461215989444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5084200461215989444' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5084200461215989444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5084200461215989444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/200193.html' title='200193'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TLjWwA7EAFI/AAAAAAAAAd8/cft2ZgQCwBQ/s72-c/C02+066+Audrey+Hepburn+-+Smile+-+Leo+Fuchs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1998100557478724240</id><published>2010-10-02T21:10:00.007+03:00</published><updated>2010-10-03T21:45:38.944+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>güvenilecek biri</title><content type='html'>tek bir özenme belirtisi bulamayacaksınız, sadece içimi dökmek amacıyla yazıyorum; kasmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o kadar doluyum ki artık sessiz kalmayı tercih ediyor dudaklarım. anlat anlat bitmeyecek çünkü, hikaye değil; roman değil, sonsuzluk... Denge arasan bulamazsın benim terazimde, bazen uygulama kararına vardığım, her-şeye-güzel-bak felsefesi sayesinde gayet mutluyum; bazense dünyadaki en ağlak ve hassas genç tavırlarında geziniyorum. randevum var benim, anlatacağım dinleyecek falan. İşte bunun hakkında düşünüyordum dün ve ilk kez bir mutluluğumu paylaşacaktım onunla. sonra başka bir ses belirdi kafamda erken karar vermemem gerektiği noktasında, kim bilir; bazen rüzgarın yönü tam tersine dönebilirdi... Döndü de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdiki durum yansıtıyor ki 'ah ben yine çok kötüyüm ve bunu bunu yaşadım' diye dert yanacağım kendisine. minicik dünyamda ve tecrübesiz aklımla diyorum ki çok güzel bir deneyimdi; her zamanki gibi kraliçe arı kaçtı; kaçtı ve onun uğruna tepelere çıkabilecek bir erkek arı bulamadığından yalnız başına döndü kovanına. haa evet, insanların ağzı çok güzel laf yapar ancak benim anlamadığım kısım bu dayanaksız sözcükleri sarf ederken gönüllerinin nasıl ele verdiği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sus gülfer, sus. sen farklıydın; en azından bunu anlamış.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1998100557478724240?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1998100557478724240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1998100557478724240' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1998100557478724240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1998100557478724240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/10/guvenilecek-biri.html' title='güvenilecek biri'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2746060562273957475</id><published>2010-09-07T01:21:00.004+03:00</published><updated>2011-04-07T22:47:21.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bilmemkiben</title><content type='html'>Ben yaklaşık bir ay önce, ebeveynlerimle bir alışveriş merkezinde gezinirken; bir oğlan tarafından takip edilmeye başladım. İlk baş farkında değildim olayın fakat çocukla bakışlarımız çarpışınca ve sinsi şahıs birçok yerde tekrardan karşıma çıkınca ''tesadüf, tesadüf'' deme işinde beyaz bayrağı çektim. Annem de çakmıştı durumu. Bir süre bu vaziyette gezindikten sonra torbalarımızın dolduğunu fark ettik ve ortamdan ayrılma zamanı geldi, yemek yemek için deniz kenarına doğru ilerledik, temiz havadan da nasibimizi aldıktan sonra arabamıza yöneldik. Hmmm. Otomobili bıraktığımız yere elli metre kala, çocuk yine karşımdaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıntıları kendime saklıyorum ve olayın son raddesini aktarıyorum, yola çıkmıştık ve çocuk arabasını bizim otomobilin yanına çekti. Bir süre ikili olarak ilerledik, bayağı bir süre. Bense çocuğa alışveriş merkezinde attığım tesadüfi bakışın ötesine gitmemeye karar vermiştim. Müziği son ses açmıştı, yanımızdaydı, dakikalarca yanımızda kaldı. Bense kaskatı bir şekilde kitabımı okumaya devam ettim arabanın içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi düşünüyorum da... Yanlış bir şey yaptığımı söyleyemem ancak şu an yanımda kıvırcık ve kömür karası saçlı; turkuaz gözlü, bibloları aratmayan bir yüze sahip o delikanlı bulunsaydı, çok da fena olmazdı aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, tabii ki de sadece dış güzelliğe aldanacak kadar basit değilim, küçüklüğümde - çok küçüklüğümde kaldı bu huylar. Ama bazen şeytan dürter ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2746060562273957475?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2746060562273957475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2746060562273957475' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2746060562273957475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2746060562273957475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/09/bilmemkiben.html' title='bilmemkiben'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5833556261952644659</id><published>2010-08-12T21:38:00.005+03:00</published><updated>2010-08-12T21:58:36.721+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>BACAK</title><content type='html'>Uğursuz vakit: Dün gece saat 5&lt;br /&gt;Başa gelmiş ve çekilmesi şart olay: Uyluk kemiğinin üst kısımlarına ikamet eden, önceden kramp teşhisini taşımış fakat saatlerdir sürmesi üzerine daha farklı şekilde isimlendirilmiş bir lanet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midemi bir güzel doldurduktan sonra odama doğru yol almak için sandalyeden kalktım ve yürümeye başladım ancak tam yumuşacık yatağıma yerleşecekken bacağıma bir acı saplandı. ''üff'' dedim, ''ters bir harekette bulundum herhalde, naz yapıyor bana''. Sonra yastığımı da kafama göre ayarlayıp elime kitabımı aldım ve bir nedenden dolayı yataktan kalkmam gerekene kadar okudum. Atletik bir şekilde yerimden doğrulurken aynı acıyı hisssettim, istemsiz olarak ağzımdan ''aığh'' gibi bir şey çıktı ve karşımda uyumaya hazırlanan kuzenimin şaşkın bakışları altında kalınca ''bacağım ağrıyo da azcık. heh.'' diyip ayağa kalktım. Yürürken zorlanıyordum, adımlarım değişmişti - hatta tek çarenin&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ileriye doğru yapılan? &lt;/span&gt;moonwalk tarzı bir şey olduğunu bile düşündüm bir ara. Yatağa yerleşmek kabusa dönmüştü. Kendi kendime bir yol geliştirdim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+ Popoyu yatağa koy.&lt;br /&gt;+ İlk önce sorunsuz olan sol bacağı yavaşça yatma pozisyonuna geçir (bu işi eskisi gibi hunharca da yapabilirsin çünkü bu bacak gayet normal ve seksi, çıtkırıldım olma)&lt;br /&gt;+ Acılı bacağı narin bir şekilde havaya kaldır, gerekirse elinle müdahale et ve yatağa atılma işini kısa tut ki en azından ağrı saplanacak olursa da olayı uzatmazsın&lt;br /&gt;+ Yat.&lt;br /&gt;+ Ama bu pozisyon seni kurşun askerle aynı kefeye koyduğu için (öyle bir psikolojidesin ki kolların ve bacakların birbirine Japon dehası aracılığıyla yapışmış sanki) rahatsız oldun, vücudunu çevirmek istiyorsun.&lt;br /&gt;+ Çok dikkatli ol, yavaş davran ve sağ kolunu sol tarafına atarak dönme işlemine başla.&lt;br /&gt;+ Evet, çok iyi gidiyor. Bacağa hiçbir ağrı saplanmadı.&lt;br /&gt;+ Başarmak üzeresin.&lt;br /&gt;+ Hay sıçayım. Ağrı yine bacağına deniz anası gibi yapışmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkence çekiyorum ve bacak sağlığının önemini iyice kavramış bulunmaktayım şu an. Yeter yahu, sıkıldım ne biçim ağrısın - bi git be!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5833556261952644659?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5833556261952644659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5833556261952644659' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5833556261952644659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5833556261952644659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/08/bacak.html' title='BACAK'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3356487185770900139</id><published>2010-08-08T17:01:00.002+03:00</published><updated>2010-08-08T17:15:52.370+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>sweet-home-alabama</title><content type='html'>Şu sıralar benimsediğim yaşam tarzından o kadar memnunum ki bir hafta sonra başlayacak dershane hızlandırmalarına iyice bir küfreder oldum. İstediğim zaman uyku moduna geçebiliyorum ve sabahın 5'i, 6'sı gibi ilginç saat seçimlerim ebeveynlerimin keskin eleştirilerine kurban gitmiyor ilk defa. Kalktığım vakitler ise ufak bir tebessüm ve espriyle karşılanıyor, hatta bazen odadan çıkar çıkmaz misafirlerle karşı karşıya gelip manidar bir sessizliğe bile yol açabiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplar benim için bir çocuktan farksız gözümde, elime bu yaprak bütünlerini aldığım an dakikaların nasıl aktığına şaşırıyorum. Öyle ki şu son hafta müzik ve kitap ikilisi yüzünden saatleri bile takip edemez olmuş, ''kadere kırk beş, bakalım daha ne kadar yolum var'' diyerek sayfaları pıtır pıtır atlar konuma gelmiştim. Kimi zaman internete girip bir şeyler okuyorum, bazense klimanın buz gibi havayla dolduruğu odada bir güzel uzanarak düşüncelere dalıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkaları ne derse desin veya bana ne kadar endişeli bakarsa baksın, eve kapanmış ve kendi kabuğuna çekilmiş bu halimden oldukça memnunum. Zaten ben yalnız değilim ki, sanat ve teknolojiyi neden hep es geçiyorsunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3356487185770900139?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3356487185770900139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3356487185770900139' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3356487185770900139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3356487185770900139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/08/sweet-home-alabama.html' title='sweet-home-alabama'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2008282265600930318</id><published>2010-08-02T19:05:00.004+03:00</published><updated>2010-08-02T19:47:14.579+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>hayattan hoş kesitler.</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* B&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ugün yaşadığım olaydır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem evi silip süpürmekle uğraşıyordu, yorgun olduğu için kendisine sofra hazırlamamı rica etti. Ben de dolaptaki mahsülleri çıkardım, kepekli ekmekleri tost makinesine dizdim ve ipodu elime alarak beklemeye başladım. Birkaç dakika sonra aniden kapı açıldı, gelen kişiyse yüzünde anlatılması güç dehşet ifadesi taşıyan annemdi. ''bu koku ne!!' diye feryat ederek tost makinesine döndü, ben o an dumur yaşadım zaten. Makineden çıkan dumanlar sis bulutunu aratmıyordu, hadi gülfer dedim ipoda dalıp unuttun da kokuyu da mı hissetmezsin sen?! Ev toptan kokuyordu şimdi, ekmekler simsiyah, zehirleneceğimi düşündüm o an (kokuyu henüz hissetmediğim zaman yok böyle bir kaygı yalnız) Anneciğim bir de perdeleri yıkamıştı, felaket olmuş ya... Bayağı kızdı ama hak verdim yani :D:D Babam geldi işten, sorduğu ilk soru şu: 'Bu koku ne?' Annem de tam bir k1 ifadesiyle: ''Kızına sor.'' İlk saniyelerde dumandan tost makinesini göremiyorduk, biraz müdahaleyle dumanı dağıtmayı başardık ve tost makinesinin rengiyle bütünleşmiş; kaskatı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;şey&lt;/span&gt;leri gördük. Annemin yakarışları ise başka bir terane: ''EKMEĞİ YAKIP KOKUTMANDAN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM. Bİ ŞEYİ BİLMİYOSUN EVİNİ YAKÇAKSIN İLERDE''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* B&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;irkaç hafta önce eniştemlerle tabu oynuyorduk, benim eşim teyzem olmuştu ve anlatmaya çalıştığım kelime Tango'ydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hani Behlül'le Bihter yaptılar!&lt;br /&gt;- ?!&lt;br /&gt;- :D:D:D off peki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer sırada tabu kuklası vardı, Bungee-Jumping yeni adayımızdı. Canavar kılıklıyı ayaklarından tuttuğum gibi ters çevirdim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ya biliyorum ben anlatmak istediğini de adını bilmiyom onun&lt;br /&gt;- *kuklayı ümitsizce sallandırır*&lt;br /&gt;- G-STRING MİYDİ?!?!? :D:D:D&lt;br /&gt;- NE?!?!?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* B&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ir ay öncesi... Gelibolu'da gezinirken çevresine gıdım ilgi duymayan beni abim uyandırmıştı, pastanenin birinde gerçekten taş gibi bir çocuk çalışıyordu ve dinlenmek için kaldırıma çıkmış, oturuyordu. İkimiz birden şahsın güzelce kritiğini yaptık ve geri dönerken çocuğun pastanedeki yerini aldığına şahit olduk, o sırada da güzel bir kız bahsettiğim mevkinin önünden geçiyordu. Abime:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aha bak kızı gördün mü taş gibi&lt;br /&gt;- Evet lan&lt;br /&gt;- Çocuk gördüyse eminim çok beğenmiştir onu&lt;br /&gt;- Baktı kıza zaten&lt;br /&gt;- Kız da güzel ama&lt;br /&gt;- Evet, kız da çocuğa baktı demin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamda nasıl göz var anlayamadım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* B&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;unu da manavın tekinde kıçından büyük karpuz görmüş ve şoka uğramış dayım anlatıyor, manava yaklaşmış ve sormuş:&lt;br /&gt;- Abi karpuzun fiyatı ne kadar?&lt;br /&gt;- NETÇEN??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ötesi yok artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2008282265600930318?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2008282265600930318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2008282265600930318' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2008282265600930318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2008282265600930318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/08/hayattan-hos-kesitler.html' title='hayattan hoş kesitler.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-99263281187014820</id><published>2010-08-02T03:15:00.008+03:00</published><updated>2010-08-02T18:45:29.840+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>unut gülfer. gerizekalı gülfer.</title><content type='html'>sanırım bazı şeyler için yeni bir sayfa açmam gerekiyor.&lt;br /&gt;mesela aylar öncesinde kalan bir adamın aklımı yeniden meşgul etmesine izin vermemeliyim.&lt;br /&gt;nasıl olacak peki bu... orasını hiç bilmiyorum işte.&lt;br /&gt;kendisinde ne bulduğumdan da emin değilim, serserilik cezbeder mi insanı? Yalan? İkiyüzlülük?&lt;br /&gt;sonrasında gelen dürüstlük, dobralık...&lt;br /&gt;ve o ela gözler.&lt;br /&gt;Ne yaşadığımı açıklayamıyorum ama şu kesin ki dönüp dolaşıp yine kendime varıyorum. Bir olaya veya 'birine' ulaştırmıyor bu his beni.&lt;br /&gt;Yapayalnız kalıyorum, bazen kendi saçmalıklarım yüzünden.&lt;br /&gt;Tam adım atılacak sırada kaçıp gidiyorum. Kapılar bana kapalıyken de yumruklarımla duvarı zorluyorum.&lt;br /&gt;zaten çok uzak o bana, zavallı; deniz ne bilmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok aptalım... ve acı çekiyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-99263281187014820?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/99263281187014820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=99263281187014820' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/99263281187014820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/99263281187014820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/08/unut-gulfer-gerizekal-gulfer.html' title='unut gülfer. gerizekalı gülfer.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-912618865515770785</id><published>2010-07-31T01:49:00.003+03:00</published><updated>2010-07-31T15:24:47.473+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>ibret verici bir hikaye: dedeleri nasıl yedim?</title><content type='html'>Evet arkadaşlar, şu sıralar ''yakarız bu gezegeni'' mottosuyla ortalıkta gezinen, vahşi ve sirsiri gruplar mekanı İnci'yi bilmeyeniniz yoktur, hatta bu cümleyi kurarken kendimden adım gibi emin olmama sebep şey de Facebook'un bile bu topluluktan nasibini almış ve grubun her türlü apaçi ve tiki görle de bu yolla ulaşmış olmasıdır. Neyse, fazla uzatmadan konuya geçeceğim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Severim bu mekanın repliklerini, 'adam haklı beyler'inden tutun CCC'lerine kadar. Uzun zamandır bu oluşumdan haberdarlığımı sürdürsem de &lt;span style="font-style: italic;"&gt;dedeler&lt;/span&gt; noktasında fazlasıyla cahildim, hatta nasıl bir şanssa bunca zamandır ''my lazy sundays'i yemek'' gibi bir mevzunun baş kahramanlığını yapmamıştım - aslında fix last fm, torrent, facebook ve twitterda dolaşıp bilgisayarı kapatan bi tip için pek de şaşırılacak bir durum değildi bu. Neyse, 'açmayın beyler dedeler' esprisine uzun zaman boyunca uzaktan baktım, he dedim geçtim fakat o gün artık 'burama' gelmişti ve BEN DE SİNİR OLCAM BEN DE KÜFRETÇEM diyerekten kendi ellerimle tarayıcıya nobreyn dat di key yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALLAAAAH, sen misin yazan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıktı karşıma üç tane -öhöm- sikişgen dede, arka arkaya durmuşlar dans falan ediyorlar anadan doğma. 'Falan' diyorum çünkü suratımdaki şok ifadesiyle olayın ilk saniyesinden itibaren son saniyesini düşünür olmuştum, önümdeki şeye dikkat edemiyordum velhasıl. Ama özet geçilemeyecek bir durum vardı, o da tarayıcı penceresinin bir o yana bir bu yana savrulmasıydı. Mümkün değildi ki sayfayı amele yöntemiyle kapatmak, tahmin ettiğiniz üzere ctrl + shift + del'e başvurdum ben de. Ancak bilgisayarımın uzun zamandır görev yöneticisiyle sorunlarının olduğunu göz ardı etmiştim o an, açılmıyordu; ben bir o yanda bir bu yanda oynaşan dedelerle baş başa kalmıştım. Hani kapı bir açılsa gülfer ve dedeler manzarası buyrun size. Hayvani monitörün karşısında küçücük kalan cüssemden bir dev yaratmaya çalışıp ekranı kamufle etmeye yeltenmem de işe yaramıyordu, dedelerle birlikte belly dance'e girişip ekranın bir o yanına bir bu yanına geçmem de imkansızdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee nabcam dedelerle kalacam mı yani? Bu sırada da götüm tutuşuyor tabii odaya biri dalacak mı diye...  Aldım mouse'u elime, sayfayı yakalamaya çalışıyorum. Uzun uğraşlarım sonucu kapatma tuşuna denk gelebildim, 'emin misiniz' tarzında küçük bir pencere belirdi ve ''hiçbir şeyden olmadığım kadar'' diyerekten 'evet'i tıkladım, ancak uyarı pencerelerinin ardı arkası kesilmiyordu. evet evet evet EVET AKU EVET demekten parmağımda deri bitti ve son çare bilgisayarı baştan başlattım. Tahmin ediyordum ki savaş bitmemişti, ben PC'yi açtığım an firefox otomatikman ekrana gelecek ve dedelerle buluşacaktım yine. Tahminlerim de doğru çıktı ve işkence çekerek görev yöneticisine ulaşıp programı kapattım, sonra toptan sildim, geçmiştir cookiedir hiçbir şey bırakmadım (oha). O sırada tam bu işlerin adamı olan bir arkadaş netteydi, ''abi ben dedeleri yedim yaaa'' diye bir dalış yapıp onun da dalgasına kurban gittim. Haklı olarak sordu bu tuzağın kimden geldiğini, KENDİMDEN TAMAM MA KENDİMDEN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firefox'u tekrar kurduğumda bir zahmet her şey eski haline dönmüştü, fakat ben o telaşımın içinde aniden odaya dalan anneme ''Anne porno bulaştı!!!'' diye fermanı vermiştim bile. Ne pornosu? Dede. Dede mi? Ne dedesi kız? Dede işte üç tane dede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Napıyolar?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OF ANNE!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özet: dedeleri kendi ellerimle yedim anıra anıra gülebilirsiniz. Dağılın şimdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-912618865515770785?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/912618865515770785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=912618865515770785' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/912618865515770785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/912618865515770785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/07/ibret-verici-bir-hikaye-dedeleri-nasl.html' title='ibret verici bir hikaye: dedeleri nasıl yedim?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3728064242483134383</id><published>2010-07-28T02:10:00.006+03:00</published><updated>2010-07-31T01:47:37.345+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>World in my eyes...</title><content type='html'>Bu dünya benim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözümü bir açmışım ki Venedik'teyim, birkaç güne kalmadan Viyana ayaklarımın altına gelmiş. Sevimli bir gürültüyle uyanıyorum her sabah, baş ucumda her bir şehrin anısını o tatlı yıpranmışlığı ve üzerindeki sevimli etiketlerle taşıyan bavulum var. Başımı çevirmemle hayatımın erkeğini görmem bir oluyor, her türlü zorlukları aşıyorum onunla beraber; dünyayı dolaşıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neredeyse her gün farklı bir ortamda buluyorum kendimi, adımlamaktan aşınmış; iflas eden ayakkabılarıma içimdeki enerjiyle taş çıkartıyorum. Sevdiceğime duyduğum sevgi gönlüme heves tohumları ekiyor, sanki her sabah yepyeni bir dünyaya uyanıyorum. Dakikalar geçtikçe tekrar tekrar anlıyorum ona ne kadar uygun bir insan olduğumu. Ruhumla, davranışlarımla, tarzımla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstümü - başım&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TFAxgIMAYgI/AAAAAAAAAdk/FQ8jeQ7MgWA/s1600/7abafd12959e8c40f6f2143bd9b8bf9b.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TFAxgIMAYgI/AAAAAAAAAdk/FQ8jeQ7MgWA/s320/7abafd12959e8c40f6f2143bd9b8bf9b.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498949573042790914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ı açıklamam belki de imkansız, kimi zaman daracık elbiselerle geziyorum; kimi zamansa poşeti aratmayan bir bollluğun içine bürünüyorum... Her türlü renk oluyor üzerimde, boynumdaki; kulaklarımdaki, kimi zaman ayak bileklerimdeki incik boncuklar kostümlerimin garnitürleri adeta. Sırtımdan başlayıp belimde sonlanan ek kumaşlar, olmayacak yerlerde bulunan transparanlar; kendimi marjinal hissetmemi sağlayan ilginç bir tarza sokuyor beni. Sevgilim de yanımda takım elbiseyle gezmiyor haliyle, hatta dış görünüş konusunda adeta yarışa girmişiz; özellikle o şapkaları çıldırtıyor beni! Hippiler bile kıskanarak süzüyor bizi, kot - kumaş - nubuk derken her türü barındırıyoruz vücudumuzda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele ki saçlarımın görünüşüne şahit olsanız, saniyesinde klasik bukalemun benzetmesini gururla yansıttığına karar verirdiniz. Tepelerden akan dereler gibi omuzlarıma düşmüşler, ruh halimi yansıtırcasına kırmızı; mavi demeden renk değiştirmeye adamışlar kendilerini. Boğazdan esen rüzgarla savruluyor, sevgilimin yüzüne gözüne dolanarak aramızda çıkacak tatlı - sert bir atışmanın kurdelesini kesiyorlar ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviyoruz biz birbirmizi, dünyayı seviyoruz, uğradığımız her şehrin bir hatırasını yanımıza alarak artırıyoruz valiz sayımızı. Otelde veya sokakta kalmak fark etmiyor bizim için, sessiz bir köşe ve tulum görevini yapan vücutlarımız uyumamız için en ideal ortamı sunuyor zaten bize. Öyle bir yüklenmişiz ki, hediyelik eşyalardan gelen tangır tungur çığlıklar; valiz tekerleklerimizden çıkan gıcırtılara baskın çıkıyor. Dünya güzel, o güzel, ben güzelim... İnsan daha ne ister!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3728064242483134383?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3728064242483134383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3728064242483134383' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3728064242483134383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3728064242483134383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/07/world-in-my-eyes.html' title='World in my eyes...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TFAxgIMAYgI/AAAAAAAAAdk/FQ8jeQ7MgWA/s72-c/7abafd12959e8c40f6f2143bd9b8bf9b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7798051093455144101</id><published>2010-07-20T22:56:00.002+03:00</published><updated>2010-07-20T22:56:47.478+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MSN Geyikleri'/><title type='text'>hilf miğğğ</title><content type='html'>Gülfer zor durumdadır ve şahsiyetine yardım edecek nitelikte birisi çevresinde bulunmamaktadır. Düşünür, düşünür ve aradığı kişinin geçen sene Last.fm üzerinden tanıştığı, delicesine taş Alman çocuk olduğunu fark eder. Fakat son konuşmaları üzerinden tam on iki ay geçtiği için çocuğa mesaj atmakta tereddüt yaşar Gülfercik. Bunun üzerine kuzeniyle bu durumu paylaşır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Not: 'kakakuku' tarzı bi şeyler geçecek konuşmanın sonlarında, o benim ezberlemeye çalıştığım fakat bi türlü başarılı olamadığım bir kullanıcı adı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;of ya kendi çıkarım için&lt;br /&gt;yazıyom&lt;br /&gt;o da kötü olcak&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;mm bi nevi&lt;br /&gt;ama yorum da yapmıştın bi ara&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;unutmuştur la bu&lt;br /&gt;neyse bakalım&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ben unutamadım (L)&lt;br /&gt;sdkugfsgf&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;nası karar verdin ki unuttuğuna&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D:D&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;tanıyosun tabi&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;belki o da seviyodur falan&lt;br /&gt;uzhauha&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D:D&lt;br /&gt;içine atıyo&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D:D&lt;br /&gt;bakışlarını gördüm&lt;br /&gt;aşık gibi bakıyo&lt;br /&gt;belki adım bekliyo&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ahahahahhah :D:D&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D:D&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;at o adımı çıldırtma adamı&lt;br /&gt;of iğrenç gidiyorum ben&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;BAKIŞATARIMŞAŞIRTIRIM&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;sen durmadan gaz veren şapşal kız rolü yapamıyosun abi&lt;br /&gt;senden anca abeci olur&lt;br /&gt;*kroöp*&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:T:T&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;götmemegötmeme&lt;br /&gt;kakakukumemepipi&lt;br /&gt;kesin yanlış&lt;br /&gt;kesin&lt;br /&gt;k1&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;pipikaka kes sesini&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;:D:D&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;pipikakakukumeme&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;k1&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Elpis(L)Nemesis says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ezberle artık şunu&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Oerba Yun Fang says:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;sohbetimize sıçayım&lt;br /&gt;GİT&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7798051093455144101?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7798051093455144101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7798051093455144101' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7798051093455144101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7798051093455144101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/07/hilf-miggg.html' title='hilf miğğğ'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1477383376723020476</id><published>2010-07-02T13:27:00.003+03:00</published><updated>2010-07-02T13:44:26.599+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>mimoooo leyleyloy</title><content type='html'>Öykü'nün beni mimlemesi üzerine paylaşıyorum bu yazıyı sizlerle, kendisinin en belirgin özelliği ise benim için en sevimli mim etkinliği olması xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yaşadığımı Hissettiren 10 Şey:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1) &lt;/span&gt;Kuzenimle yan yana gelip insan dışı sesler çıkarmak, onunla aklımıza ne gelirse yapmak; birbirimize 'demekbuişlerböyleoluyo' bakışı atmak&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2)&lt;/span&gt; Ev ahalisiyle oyun konsollarına kurulup onların ameleliklerini izlemek, arkadaşlarla ps3 kafeye gidip kimi zamanlar onları rezil etmek; kimi zamanlarsa rezil olmak&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3) &lt;/span&gt;Müzik dinleyip delicesine hayal kurmak&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4)&lt;/span&gt; Kendimi aşıp ders çalışabildiğimde, masadan kalktığım zamanki o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sorumluluğu tamamlama &lt;/span&gt;duygusuna sahip olmak&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5)&lt;/span&gt; Şarkı söylemek, resim yapmak, yazı yazmak; tasarım yapmak... Bir şeyler yarattıktan sonra yaşadığım o hoşnutluk ve tatlı yorgunluk duygusu.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6)&lt;/span&gt; Birinden duyduğum içten bir iltifatla mutlu olmak&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7)&lt;/span&gt; Bazı zamanlar güzel olduğumu hissedebilmek&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8)&lt;/span&gt; Çok yakınımdaki biriyle sabahlara kadar konuşmak, dertleşmek&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9)&lt;/span&gt; Tartıya çıktığımda bir gram bile olsa kilo verdiğimi görebilmek&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10)&lt;/span&gt; İçime her yönden sinen bir alışverişi tamamlamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Imm, ben de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dina&lt;/span&gt;'yı mimliyorum :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1477383376723020476?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1477383376723020476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1477383376723020476' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1477383376723020476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1477383376723020476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/07/mimoooo-leyleyloy.html' title='mimoooo leyleyloy'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5046579840969425723</id><published>2010-06-30T18:54:00.010+03:00</published><updated>2010-06-30T22:18:22.617+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>the four horsemen / sonisphere gün 3</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Evet arkadaşlar, yazının son kısmı; üçüncü gün, nam-ı diğer Big 4 günü:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;&lt;br /&gt;#Sonisphere  Festival, Gün 3&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Veeee Big Four günü! Bugün Cuma günkü erkenden gidişimin acısını  çıkarttım ve sırada çoktan yerini almış arkadaşlara kaynak yaptım. Ece  ve Çınar da tek günlük sahne önü biletleriyle grubumuza katılmıştı. İki  ön gruptan (Foma ve Gren) hemen sonra büyük dörtlü bizimle beraberdi,  fazla beklemeyeceğim mutluydum. Seyyar abiler yine ortalıkta  dolanıyordu, hele birisi sattığı kovboy şapkalarıyla bizi bizden  almıştı. Her birey bir adet edindi kendisine, şapkalı grup olarak pek  sevimliydik bence. Felaket bir kalabalık vardı, önlere kaynak yapılması  imkansız gibiydi. Derken kapılar açıldı, Dark Ege'yle biz fırladığımız  gibi koşmaya başladık, daha sonra Tuğçe ve ses tonu güzel olan Ege (stgo  Ege dicem buna yormayın beni) (yalnız stgo bildiğin sktir git ordan  gibi oldu) (susuyorum) de birkaç kişi arkamızda kendilerine yer  buldular. Aramalar yapıldı, stada adımımızı attık ve sahne önünün  ortasında; 3-4 kişi gerideki bir alanda beklemeye başladık. Ece ve Çınar  biraz arkada kalmıştı, Özgürleri hiç görememiştik zaten; Dark - stgo -  psikopat Ege, Hüseyin, ben ve Tuğçe olarak takılıyorduk. Bir ara  'yanıyoruuum' diye yakındım, o sırada yeryüzünde bilmediği şarkı  bulunmayan psikopat Ege'den yanıt geldi: 'Söndürelim mi? Tabii tabii'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Sahneler  dolarken...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İlk grup &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gren&lt;/span&gt;'di, bu adamları  stadın neredeyse tamamı gibi ilk kez dinliyordum. Zaten vokalist de  sessizliği görüp 'Bilenler eşlik etsin bari' demişti. Pek ilgimi  çekmediler açıkçası, bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Foma&lt;/span&gt;'da da çok yorulacağımızı  bildiğimiz için oturmuştuk, bu grubun sahne alışı da aramızda kurduğumuz  sohbetler ve arada bir kafa sallamalarla geçti. Sıcaktan herkes  bunalmıştı, o an metalci dayanışmasına tanık olup su alışverişlerine  katıldık. Standa gidip su alanlar başkalarına veriyor, herkes hiçbir  sıkıntı duymadan aynı bardaktan su içiyor, su şişesi bulunduranlar  şişeyi oraya buraya sallayıp insanla&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuC18nmqwI/AAAAAAAAAc0/os4d65Vp15w/s1600/gunuc.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 250px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuC18nmqwI/AAAAAAAAAc0/os4d65Vp15w/s320/gunuc.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488624434197998338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;rı serinletiyordu. Psikopat Ege'nin  nasıl bir şansı varsa, resmen banyo etmişti. Hele bir ara ayağa kalktı,  ondan dökülen sularla ben bile serinlemiştim. Kendisi yere bir güzel  yayılıp (bu arada bizim ayaklarımızın tostunu çıkarıp), şapkayı da tam  bölgesine koyup fotoğraf çekilmekten geri kalmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee Big Four anı! İlk sahneye gelen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anthrax&lt;/span&gt; oldu, Amon The Living albümünün kapağı arkaplandaki yerini almıştı. Caught in a Mosh'la dalış yaptılar, Joey Belladonna süpersel sempatik hareketleriyle beni benden almıştı; psikopat Ege ise sol tarafımda şarkıya çılgınca eşlik etmekteydi. Derken en ünlü şarkıları Mad House'u canlı canlı dinledik ancak benim kopuşum I am The Law'da oldu. Joey oradan oraya koşturuyordu, şarkılardan bihaber insanlar bile gaza gelmişti. Hele ki Be All, End All'da... Konserdeki favorim kesinlikle oydu, internette bulunuyorsa eğer videosunu izlemenizi öneririm. Antisocial, Indians ve Metal Thrashing Mad'le de bir saatlik Anthrax süresi doldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıra dudaklarına kurban olduğumuz, saçlarını çekiştiresimizin geldiği (ne diyom lan ben) bir vokale sahip grup &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Megadeth&lt;/span&gt;'te! Festivalde hiçbir şekilde zaman aksaması olmamıştı fakat Dave'in götünü kaldırması biraz uzun sürdü, yaklaşık yarım saat grubun çıkmasını bekledik. Bu sırada izleyiciler arasında dalgalanmalar olmaktaydı, bir oraya bir buraya savruluyorduk. Nitekim *yine muhteşem şansım devreye giriyor burada* gittim, koca staddaki en uzun adamın arkasına düştüm. O sırada bir çocuk da fena sıkılmış, söylenip duruyor&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDHNLUXzI/AAAAAAAAAdM/AuTM98pOB1M/s1600/gunuc+%283%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDHNLUXzI/AAAAAAAAAdM/AuTM98pOB1M/s320/gunuc+%283%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488624730700537650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;du. O, 'Bu ne abi ya, nerden geldim ben buraya; nası görcem ben bu sahneyi!!!' diye yakınırken arkama dönüp çocuğu onayladım. Devadamın arkasında bir kişilik boşluk vardı, kimse yanaşmıyordu oraya dsjfsdj. Hatta çocukla kendimizi aşıp devadamın fotoğrafını bile çektik. Çocuk, 'Bu adam nereye geçse sahne önü ki' diyip olaya noktayı koymuştu. Biz birkaç kişi devadamın arkasında resmen kaynatıyorduk ama herif bizi takmıyordu resmen. Hepimizin kafalarını bir güzel tokuşturacak ve tribünlere savuracak cüsse vardı gerçi kendisinde. Çocukla birleştiğimiz bir ortak payda daha vardı; ikimiz de konseri 'kameralarımızı havaya kaldırıp, onlardaki görüntülerden izleyecektik'. Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz o geyikleri yaparken bekleyiş sona ermişti, beklenen adamlar yerlerini almıştı sahnede. Dave'i görünce insanlar çıldırdı zaten, hele ki benim çapramızda bir çocuk vardı - ses gitmiş artık - öyle bir Megadeth hastası görmemişimdir hayatımda. Giriş Holy Wars'la yapıldı, şarkının daha ilk saniyesinde izleyiciler coşmuştu (ben de iyi sıkıştım o arada). Video çekeyim, tempo tutayım derken arkamdan bir darbe aldım, pogo. MEGADETH'TE POGO LAN. Rezil herifler! Canımı kurtarayım derken 2-3 şarkıyı kaçırmıştım, bu sırada devadama takan çocuk (devadam hater) da beni korumaya çalışıyordu. O kargaşa içerisinde maalesef bizimkileri kaybetmiştim. En çok küfrü Hangar 18'de ettim, telefondan Egoş'a şarkıyı dinletmeye çalışırken ordan burdan yumruk yiyorum; şarkıyı da adam gibi dinleyemiyorum zaten - ses sistemi berbat - Dave'in sesi neredeyse çıkmıyor; zehir oldu Hangar 18 keyfim. Neyse ki A Tout Le Monde'da ortam biraz duruldu - bi zahmet -, neredeyse tüm stad eşlik etmişti bu parçaya. (O zaman Tuğçe'ye geliyor: JÖ DUA PARTİİİİ) Head Crusher çalmaları da ayrı bir güzellikti; Tornado Of Souls desen devadam hater'ın (DH) yorumuyla 'on numara parça'. Setlist bana göre güzeldi, Rust In Peace albümüne ağırlık verilen ne kötü olabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Symphony Of Destruction da başka bir kopuş noktasıydı, Nightwish coverıyla da gönlüme taht kurmuş bu parçayı canlı canlı dinlediğim için çok şanslıydım. Fakat bir ara önümdekilerden hiçbir şeyi göremez olmuştum, DH halime acıyıp önüme &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuC2GfNxFI/AAAAAAAAAc8/93ub4r-TIrQ/s1600/gunuc+%281%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 306px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuC2GfNxFI/AAAAAAAAAc8/93ub4r-TIrQ/s320/gunuc+%281%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488624436847166546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;beni tepesine çıkarma teklifini sunmuştu. Eh, kabul etmedim tabii ki xD Hele o pogoda ayaklarımın yere basmadığı anı hatırlıyorum; adamların bacaklarında yürümüş - uçmuştum direkt. DH da bana yardım etmeye çalışıyordu fakat insanın kendisini bile kurtaramadığı bu yerde bayağı zorluk çekiyordu; benim ezilmem de en büyük kanıtıydı bu olayın. Arkadaşlarımı da göremeyince iyice telaşa kapılan ben, 'nerde bunlar yaa' diye söylendiğim sırada köşede duran azman Megadethçi, boru gibi sesiyle 'MEGADETH Mİ ÖNEMLİ ARKADAŞLARIN MI' diyerek lafımı ağzıma tıkmıştı. (Bir de o boru sesiyle pogo esnasında küfretti, yarılmıştım orada)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Megadeth'in performansı açıkçası iyi sayılmazdı fakat adamların şarkıları kaliteli ne yaparsın, bu olay da stadı coşturmaya yetti zaten. Bu süre zarfında Chris'e de taptım ben, söylemeden edemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slayer'a sıranın geleceği arada resmen Tanrı'ya şükretmiştim, DH olduğu gibi yere çömdü, bana da aynı şeyi yapmamı söylemişti fakat benim derdim Egeleri bulmaktı. 'Gideyim ben, zaten pogoda eziliyorum...' dedim, 'Ama ben seni koruyorum?' dedi melül melül. Hmmm... O sırada Egeler'in içecek standlarında olduğunu öğrendim ve bir mutluluk dalgasına kapılıp telefonu cebime sokuşturdum. Çocuğa elimi uzatıp, 'Bu arada ben Gülfer' dedim; onun da isminin Eren olduğunu öğrendim. Hemşehrimmiş ayrıca - direkt Bornovalı. Sonra da mutlu mutlu standlara koşturdum. Tuğçe'yi gördüğümde 2-3 saniye bekledim, 'Allah'ım bu gerçekten Tuğçe mi' diyordum, o derece mutluydum lan. Bir baktım, çantasından yeşil bir pena çıkardı - hatun Megadeth'ten pena kapmış! Dark ve stgo Ege stand sırasındaydı, biz de Tuğçe'yle su almak için menemen testilerine katıldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Slayer&lt;/span&gt;'ı beklerken su bulamamız gerçekten işkence gibiydi, tam bize sıra gelmişti ki suyun kalmadığını öğrendik. Bu yüzden dörtlü olarak saha içine geçtik fakat emekle&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDGousELI/AAAAAAAAAdE/RjCUGa8Wbmk/s1600/gunuc+%282%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDGousELI/AAAAAAAAAdE/RjCUGa8Wbmk/s320/gunuc+%282%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488624720916779186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;rimiz yine boşa çıkmıştı, orada da su bulunmuyordu. Dayanamayıp Red Bull aldım, hayvan gibi de içtim. Egelerin de benim gibi pestili çıkmıştı, sahne önü bölümünün en arkasına geçip çömdük, hatta ben son kullanma tarihi geçmiş sandviçten yedim - ishal oldum zaten o günün akşamı. (Kabızken mutluydum gerçi ühühüh) Öyle yorgunduk ki, Slayer sahneye çıktığı zaman sadece Raining Blood'da ayağa kalkabildik; Tuğçe'nin muhteşem headbangiyle de bir güzel kıvırcık saç yedik. Hatta ben dayanamayıp kafayı kaldırdığımda iki adet wtf moduna geçmiş Ege manzarası görmüştüm; özellikle stgo Ege yanındaki Tuğçe'den elinden geldiğince uzaklaşmaya çalışıyor; NOLUYOR LAN bakışı atıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slayer'da alkışlanması gereken olay ses sistemiydi, Megadeth'ten sonra kesinlikle kulaklarımıza çok iyi gelmişti. Ha bu sırada, I Mastrubate tişörtüyle dolaşan adam bizi bizden almıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festivalin kapanışı da bildiğiniz üzere &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Metallica&lt;/span&gt;'yla yapıldı. Artık kıçlarımızı kaldırıp kendimize bir yer bulmamız gerekiyordu. Biz kalabalığın içine karışaduralım, tam arkamızdaki adam 'Metallicaaa oley!' tezahuratına girişti. Bu etkinlik bize çok çekici gelmişti, dördümüz birden adama katıldık - bir baktık tezahuratta bulunanlar artıyor. Arttı, arttı ve inanamayacaksınız ama tribünlere kadar vardı! Bu tekrar tekrar yaşanası ana tepeden inen 2. şişme prezervatif de ayrı bir boyut kattı. Tezahuratın gazına gelen bizler, stgo Ege'nin ceketini emanet ettiği fakat bir türlü bulamadığı Hüseyin'in ismini haykırarak işin iyice bokunu çıkarmıştık. Bir Dark Ege bağırıyor, bi Tuğçe; bağırdığımız şeyse 'Hüseyin'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metallica'nın girişi Creeping Death'le olmuştu, ben direkt telefonu ayarlayıp video çekmeye koyuldum. &lt;span class=""&gt;For Whom The Bell Tolls ve Fuel izledi bu şarkıyı, çevremde tam anlamıyla Metallica fanatikleri vardı, kelimesi kelimesine söylüyorlardı şarkıları. Asıl geçilmemesi gereken olay ise sahne önündeki izleyicilerden birinin Nothing Else Matters'ta ağlamasıydı. Ge&lt;/span&gt;&lt;span class=""&gt;cenin benim için en eğlenceli kısmı kesinlikle Sad But True anıydı, beste mükemmel, James mükemmel; her şey mükemmeldi. One'ın başlangıcı da canlı canlı izlenmesi gereken olaylardan biriydi, sahnede hiçbir Metallica üyesini göremiyordunuz ve sürekli fişekler patlamaktaydı. Ben bu şova büyülenmişken Tuğçe'nin yorumuyla şenlendim: 'hay sikiyim başlayın artık şarkıya be'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obey your master diye çığı&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDg7sEwKI/AAAAAAAAAdc/OYZ-nQmQXJs/s1600/gunuc+%284%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuDg7sEwKI/AAAAAAAAAdc/OYZ-nQmQXJs/s320/gunuc+%284%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488625172682686626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class=""&gt;rdık, Seek And Destroy'da hep beraber koptuk; James'in penaları diş niyetine ağzına yerleştirdiği an hep beraber kahkahalarla güldük. Ama bizim dörtlü olarak en atraksiyonlu geçen anımız pena dağıtıldığı zamandı. Big Four penaları uçuşuyordu havada, 2-3 kere seyircilere doğru saçıldılar fakat bize bir tanesi bile k&lt;/span&gt;&lt;span class=""&gt;ısmet olmamıştı. Derken bizim tarafa doğru bir pena topluluğu daha uçtu, o kalabalığın içinde kimse penaları havada tutamıyor, bu küçük cisimler mutlaka yere düşüyordu. Asıl olay penayı yerde bulup cebe atmaktı. İşte o an Dark Ege ve Tuğçe kendilerini aşıp resmen YERE YATTILAR. Biz stgo Ege'yle yarıldık, resmen yeri mesken tuttular, hani pena da varsa kesin üstüne yatmışlardı. Çevredeki herkes bizimkilere bakıyordu, o sırada Dark Ege'den öğrendiğime göre Tuğçe, penayı kapmasın diye Ege'nin elini ısırmıştı. Ben orada geberirken Lars bagetlerinden birini attı, o da şansımıza tam bizim tarafa gelmişti ve insanlar bir heyecanla bageti aramaya koyuldular; Tuğçe ve Dark Ege o sırada bildiğiniz ölüm tehlikesi geçirdi. Stgo Ege'den mükemmel bir yorum da geldi ayrıca: 'seviştiniz resmen'. Neyse ki mutlu son, Tuğçe penalardan birini kapmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staddan çıkmamız da belki on beş dakikamızı aldı, bir izdiham olmadığı eksikti. Açıkçası çok çok eğlendim ben o gün, her ne kadar ezilsem de... Ve kusura bakmayın da, Facebook'a girdiğimde bu tarihlerde yapılmış bazı paylaşımları görüyorum - işte bi yere gidip resimler çekilmiş, yapılan şeyler anlatılmış falan... Çok üzgünüm ama ÇOK ŞEY KAÇIRDINIZ. Festival zamanı başka yerde bulunmakla gerçekten... ÇOK ŞEY KAÇIRDINIZ!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Joey_Belladonna" title="Joey  Belladonna"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5046579840969425723?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5046579840969425723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5046579840969425723' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5046579840969425723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5046579840969425723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/06/four-horsemen-sonisphere-gun-3.html' title='the four horsemen / sonisphere gün 3'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuC18nmqwI/AAAAAAAAAc0/os4d65Vp15w/s72-c/gunuc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5331302311893430064</id><published>2010-06-30T15:47:00.010+03:00</published><updated>2010-06-30T20:43:08.782+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Feuerrader (Sonisphere, gün 1 ve 2)</title><content type='html'>İveeet arkadaşlar, evime döndüm sonunda! Birçoğunuz biliyor ki abim yedek subay olarak askerlik görevini yerine getiriyor şu an, bu yüzden karne günü hiç zaman kaybetmeden ailecek onun yanına; Çanakkale'ye uçtuk. Öyle bir zayıflamış ki sormayın... Fazlalıkları kasa dönüşmüş, taş gibi bir insan olup çıkmış kendileri. (Kızlar falan laf atıyor, o derece yani)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abimin bulunduğu yer; Gelibolu, tam bir asker ilçesi. Önüm arkam sağım solum traşlı kafa modunda geziyorsunuz bütün gün. Bu ilde bulunduğumuz sürece Truva atını görmeden edemezdik tabii ki. Aynalı Çarşı da ne kadar göççük bir yer olsa da gayet hoştu, hele o satılan koca kafalı anahtarlıklar kesinlikle görülmeye değerdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkındayım, bu yazının Sonisphere kısmını iple çekiyorsunuz. O yüzden ayrıntılara inmeden hemen İstanbul bölümüne geçiyorum ben de. İlk kez geliyordum bu şehre, dayımın arabasına atlar atlamaz babamın buraya niçin kendi arabamızla gelmek istemediğini anladım. O nasıl bir trafik, nasıl bir hız öyle; bir İzmirli olarak apışıp kaldım desem yeridir. Hele annemi görmeliydiniz, kadın resmen üç buçuk attı ahaha. 'NE GORKUYON GIII' evet, dayım bu da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayımların evine vardığımızda Aşk-ı Memnu'nun başlamasına çok az bir zaman kalmıştı, festivalden önce oturup bir de onu izledim; affetmem. Tam reklam arasında arayan Ege de aynı durumda olduğunu direkt belli etmişti, cCc Behlül Sakalı cCc.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee... ertesi gün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;# Sonisphere Festi&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuBZBNDI_I/AAAAAAAAAck/o5_Rxg3REoA/s1600/ilkgun+%285%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuBZBNDI_I/AAAAAAAAAck/o5_Rxg3REoA/s320/ilkgun+%285%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488622837700961266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;val, Gün 1&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Safsatalar, sırad&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;a olanlar, geyik partikülleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Telefonumun iğrenç alarmlarıyla bile uyanamayan ben, Rammstein heyecanıyla hiçbir gücün etkisinde kalmadan gözlerimi açabilmiştim. Akrebin 9'u göstermesine kısa bir süre kala evden çıktık, yağmur yavaş yavaş camlara vururken İnönü Stadı'na doğru yol aldık. Saat Kulesi'ne bakan kısımda inanılmaz bir insan topluluğu vardı, o kalabalığın içerisinde diğer R+ hastası arkadaş Laçin'i aramaktaydı gözlerim. Derken telefon geldi, kendisi çok daha az insan sayısına sahip bir kapıda bekliyordu. Onun bulunduğu yerdeki surların arkasında da Sahne Önü girişi vardı, bir taşla iki kuş anlayacağınız. Bir süre beraber takıldık, bizden sonra gelen ilk kişi Tuğçe olmuştu. Şansıma ikisi hiç mi hiç anlaşamazlar, her saniye bir laf sokmalar; bir atışmalar... Grubun diğer üyelerinin gelmesi için ellerimi havaya açmışken Ege'den (Kayalar, Egoş diyeceğim ben buna) gelen bir çağrı belirdi telefonumda, saha içi girişi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sandığı &lt;/span&gt;yerde bekliyormuş kendisi. Muhteşem ikiliye sıramı emanet ettikten sonra Egoş'un tarif ettiği yere gittim, kaldırıma çıkıp onu beklemeye başladım. Derken karşıdan göründü hemen mösyö, beklediğimden çok daha uzun boyluydu ve SENİN GÖZLERİN ELA DEĞİL MİYDİ LAN? Yeşildi bildiğin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egoş'u görmek gerçekten sevindiriciydi, onca zamandır iletişimde olduğum ve bu denli iyi anlaştığım (nazar değmesin tu tu), önemli bir şahıstır kendisi. Bir süre onunla çene çaldık, 2 dakikada dedikodu bile yaptık (Bkz. KIL); daha sonra tabii ki her iki tarafın da sırasına dönmesi gerekiyordu. Tekrar gittim bizim çirkef karı kocaları aratmayan ikilinin yanına. O sırada Laçin'in tuvaleti geldiğinden yanımızdan ayrıldı, 10 dakika sonra yüzü gözü kanter içinde tekrar aramızdaki yerini aldı. Ben tam 'iyi sıçmış' diye içimden geçirirken 'Abi iki kere sahayı turladım' dedi kendisi, 'wtf' cevabını verdi iç sesim. Garibanı tuvaletlere almamışlar, bu da aranmış aranmış; en sonunda görevlilere yalvarmış ihtiyacını giderebilmek için. Neyse, sıçabilmiş en azından. Şimdi bu çok gereksiz bir ayrıntıydı ama neyse okumadınız kabul edin yazdım o kadar silemicem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyyar satıcılar bu kadar genci görüp boş durmuyordu tabii ki; sıraların oluştuğu yerleri kendilerine mesken tutmuşlardı. Hele bir de dağıttıkları yağmurlukları görmeliydiniz, bildiğiniz TORBA. Zaten önümüzde duran bir şahıs yağmurluğu delik deşik etti, en sonunda kökten dalıp sadece kafasını örtecek hale&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuA9yaDtgI/AAAAAAAAAcE/QA9DL3bl2nk/s1600/ilkgun+%281%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuA9yaDtgI/AAAAAAAAAcE/QA9DL3bl2nk/s320/ilkgun+%281%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488622369872524802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; getirdi zavallı torbayı; Laçin'in deyimiyle 'kafalık' oldu o poşet maddesinden yapılmış kolları olan belirsiz cisim (Gülfer aq senin özet geç lan piç) (Kendime küfretmeye başladım süperim ben !).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekledik, bekledik... Kapılar bir türlü açılmak bilmiyordu. Derken grubun geri kalan kısmı geldi, İngilizcecinin deyimiyle Dark Ege; ses tonu güzel olan Ege, Psikopat Ege, (Çocuğun bilmediği şarkı yok, bu yüzden onu psikopat ilan ediyorum) yeni tanıştığım Can, Tuğçelerin arkadaşı Özgür ve Umutcan, SimgeÇ; Selim, Berfu... Hepsi birden güzelcene sıraya kaynak yaptı, e olsun o kadar. Bir süre sonra (daha doğrusu SONUNDA) kapılar açıldı, biz Laçin'le kendimizi aşıp koştura koştura girişlere ilerliyorduk. Güvenlik görevlileri halimize resmen KOPMUŞTU, yavaş mavaş diye bağırıyorlardı arkamızdan ahaha. Ve muhteşem sürpriz, bu sefer de girişteki kapılar duvar gibi bekliyordu önümüzde! Bu bölgede arama yapılacağı için kapı sınırları oldukça dar tutulmuş, fosforlu stayla güvenlik görevlileri de direk gibi bekliyorlardı. Hele obez modundaki bir şahıs vardı, o kapının önünde durduğu sürece sizin stada girmeniz imkansızdı yani. Sabrı taşan sahne önü seyircileri kapıların açılması için baskı yapmaya başladı, insanlar gerildikçe obezişko arkadaşın yüzüne pişkin bir gülümseme yayılıyordu. Arkamdaki çocuk 'adama bak lan işkence çekmemizden zevk alıyo' yorumunda bulunup noktayı koymuştu. Birkaç dakika sonra bal arısı tombik arkasını dönüp bi şeyler yemeye başladı, yine aynı çocuk: 'DAYIII ÇOK YİYON DAYIII. Yenge bi şeyler yapmadı mı' diyerek yarılmama, yarılmamıza sebep oldu. 'Ete Kurttekin'i kaçırıyoz aq napçaz hadi ya' diyenler de mevcuttu tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Konser başlarken...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;'Aç, aç, aç, aç' bağırışlarından sonra kapak en sonunda aralanmıştı, sırada o kadar önlerdeydik ki; garanti ortadan; en önden bir yere atacağız kendimizi diyorduk. Ama illa bir aksilik çıkacak ya, benim tişörtün zincirlerine taktılar! Onları çıkaralım edelim derken birçok kişi geçti bizi, neyse ki hala sahnenin en önündeydik ama solda kalmıştık biraz. O sırada &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ete Kurttekin &lt;/span&gt;performansını gösteriyordu. Laçin'in değimiyle bu 'kurtlanmış et'le ilgili hiçbir şey bilmediğimden oraya buraya bakınmakla yetindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ete Kurttekin'den sonra &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Blacktooth&lt;/span&gt; çıktı sahneye, hafızama vokalin hayvani sesi ve Foça'daki iğrenç pogosunda sıkışmamla kazınmıştı bu grup. 'NOLAR POGO OLMASIN NOLAR' diye yalvarırken vokalden gelen 'Evet arkadaşlar vol of def (oha aku) yapmak isteyen var mı?' cümlesi keyfimi bozdu. Neyse ki isteyenler tepişti bu sefer, biz hiçbir zarar görmeden yerimizde bekledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blacktooth kendisine ayrılan zamanı tamamlayınca sıra &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stone Sour&lt;/span&gt;'a geldi, Laçin pek bir seviyordu bu grubu; açıkçası ben de sahne şovlarını beğendim ve hele o uzun sakallı gitarist!!!! Onun kadar sempatik bir 'şey' var mıdır dünyada? Performans olarak iyiydiler, Laçin de penasını kaptı; pek bir mutlu oldu&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuBX_yG4XI/AAAAAAAAAcU/KQ7LGFsHtWQ/s1600/ilkgun+%283%29.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuBX_yG4XI/AAAAAAAAAcU/KQ7LGFsHtWQ/s320/ilkgun+%283%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488622820139655538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;, onun adına ben de mutlu oldum kendilerini ne kadar çok sevdiğini anladığım için; böyle de iğrenç cümle kurarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıra &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pentagram&lt;/span&gt;'daydı, üç vokalist birden izledik bu süre zarfında - Ogün Sanlısoy'dan hemen sonra Murat İlkan son sahne şovunu sergiliyordu izleyicilerine. Saçını yediğim yanaklarını sıktığım, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur. Tüm stad &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir&lt;/span&gt;'i bekliyordu, tabii adamlar işi biliyorlar; tahmin ettiğim gibi en sona saklamışlar şarkıyı. Ama o anki atmosferi görmeliydiniz... Eşlik etmeyen utanmalıydı kendinden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alice in Chains&lt;/span&gt;'e geldi sıra. Bacaklarımız ağrıdan iflas edecekti artık, hele arkamızda bik bik konuşan İtalyan ve İranlı ordusunu görmeliydiniz; canımızdan bezdirdiler bizi. Bu grup hakkında pek bilgi sahibi değilim fakat vokal pek bir sempatikti, oradan oraya zıpladı; hopladı - sahnede dolaşmadığı, izleyicilerle bakışmadığı yer kalmadı. Bir de pena kaptım ben, mutluyum. Benim için tek şanssızlıkları Rammstein'dan bir önceki grup olmalarıydı. Yüreğim isyan ediyordu artık ramştayn diye. Bu sırada DHA'dan geldiler, İstanbul dışından biri olup olmadığını sordular - Laçin ve ben de kurban seçilip röportaj üyesi oluverdik o an. Hele ben bir saçmalamışım, umarım yayınlanmamıştır ya ahah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Headliner geliyor!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Her grup sahneye çıkmadan önce biliyorsunuz ki kendi hazırlıklarını yapar; SEYİRCİNİN ÖNÜNDE, biz de öylece Rammstein'ın hazırlıklarına dalmışken, LIFAD ceketli adamların arkasından laf atarken bir baktık ki önümüze kapkara bir perde indi. Herkesten bir 'AAAA' narası yükseldi o an, ama keyfimizi yerine getiren bir gelişme oldu, görevlilerden biri sahnenin önüne geçip perdeyi açtı; sdkhfdsjh tabii ki yok öyle bir şey, açtığı bir şey varsa o da götüydü; evet, adamın çatalı görünüyordu resmen. Bayağı bir kıkırdaşmalar oldu o ara, biz de abazalığımızı gösterip fotoğraf almayı ihmal etmedik tabii ki. Birkaç dakika sonra da Laçin havayı göstererek 'AAA balon!' dedi, bir baktım ki... Rammstein sahneye çıkmadan önce masum bir şey bekleyemezdik, bize doğru gelen şey resmen bir prezervatifti. Onun da fotoğrafını aldık oley&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee bekleyiş sona eriyordu artık, gökyüzü iyice kararmıştı; yağmurun etkisiyle de bunaltan sıcakların yerini çoktan sepserin bir hava almıştı. Derken Rammlied'in o mükemmel başlangıcı yankılanmaya başladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Wer wartet mit Besonnenheit&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Der wird belohnt zur rechten Zeit&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben o an koptum zaten, facebook'taki videoyu izleyenler bilirler sdahfsh. Giriş kısmından sonra siyah perde kendisini Almanya bayrağına bıraktı, göz boyayan bir patlamayla bayrak aşağıya indi ve Rammstein kendini gösterdi! Allah'ım o ne öyle, Till yine ağzından ışık çıkara çıkara dolaşıyor, Christoph arkada tüm seksiliğiyle bagetlerini vuruyor, Richard köşede son derece soğukkanlı bir şekilde gitarını çalıyor; adamım Flake klavyenin başında, bana en yakın olan Paul de gayet sakin bir şekilde görevini yapıyordu; Oliver'ı adam gibi göremedim aq evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rammlied'de öyle bir uçtum ki, önümde bekleyen görevli 'İnsan mı lan bu' bakışlarıyla taciz etti beni bir süre. İkinci şarkı da B******** idi (yıldız sayısı doğru), setl&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuA9vcClII/AAAAAAAAAb8/qvD1e6j00WA/s1600/ilkgun.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuA9vcClII/AAAAAAAAAb8/qvD1e6j00WA/s320/ilkgun.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488622369075532930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ist fena değildi fakat çok daha iyi olabilirdi. Sonne beni başka diyarlara götürdü (hele yanımdaki çocuk elleriyle güneşin doğuşunu canlandırdı, videoda da görünüyor kendisi yarıldım lan), Frühling in Paris'te Laçin ağladı; Benzin'de sahnede adam yaktılar (gerçek sanan da olmuş); veee seyircinin başarısı: DU HAST'TA HERKES EŞLİK ETTİ. Helyes sdhfkjsdhaskjfh vay anasını!!! Du Hast şovu bir harikaydı, ateşler bir bizi buldu, bir sahneye yöneldi. Waidmanns Heil resmen bir alev gösterisiydi; hele Till'in tüfeğinden çıkan manidar roket (Laçin'e sevgilerle) gecenin karanlığında güneş gibi doğdu. Beni asıl şaşırtan olaylardan biri de Du Riechst So Gut çalmalarından çok o şarkının bu denli seveninin olmasıydı. Şarkının daha başlangıcından çığlıklar yükseldi, insanlar gaza geldi. JA!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ich Tu Dir Weh şovu ise hayatımda gördüğüm en güzel şeylerden biriydi. Flake'in Till'e çatmasıyla cümbüş başladı, Till de Flake'i omzuna aldığı gibi bir kayığa attı. Derken bir mekanizma yardımıyla Till, elinde kovasıyla sahnenin en tepesine çıktı (Bu sırada arkamdaki çocuk 'ARTİSTLİK YAPMA LAN, havaya çıkıyo aq' diye kişneyip beni yarmıştı). O sırada Till kovada ne olduğu konusunda merakımızı giderdi, koskoca bir kıvılcım tomarı kayığın içine  akıyordu. Till aşağı indikten sonra kayığa doğru baktı, 'adam ölmüş beyler' hareketiyle herkesin alkışını toplarken sahnenin ortasındaki yerini aldı. Tabii ki izleyici vukuatın burada noktalanmayacağının farkındaydı, şarkının temposunun düşmesiyle Flake pırıl pırıl, gay elbisesiyle kayığın içinden çıkıp elektrik bugi dansı yapmaya başladı. Haha, muhteşemdi lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pussy'nin sergilendiği an da unutulmazdı, festivalin başından beri üzeri  torbayla örtülü; dev bir cisim bulunuyordu köşede. Laçin'le bir süre  onun kritiğini yapıp en sonunda bu cismin Rammstein'la ilgili bir şey  olduğuna karar vermiştik. Evet, nitekim kendisi dev bir penis çıktı  arkadaşlar. Till de bu penisin tam yerine kendini oturttu, izleyicilere  doğru çevirerek içinden köpük fışkırtmaya başladı (ben onun içinden ne  çıkacağı konusunda gerçekten çok korkuyordum abi, bi de dibimde sakata  gelmeyelim demiştim yani). Herkes o an banyosunu güzelce etti, aynı  zamanda kağıtlar da uçuyordu başlarımıza. Till bu cismin olduğu köşede tekrar yerini alınca (bizim tam iki metre ötemiz oluyor burası) bize dönüp dil salladı - ertesi günlerde de bu dil hareketi bayağı bir yaygınlaşmıştı - Laçin'le kalp krizi geçiriyorduk o an. Işıktan da gözleri parlıyordu yemyeşil. Hayatımın en güzel anlarından biriydi diyebilirim, evet Till'in dil sallaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuByWHdQbI/AAAAAAAAAcs/iC7tq3kR5ko/s1600/ilkgun+%284%29.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuByWHdQbI/AAAAAAAAAcs/iC7tq3kR5ko/s320/ilkgun+%284%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488623272811381170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tahminimce her bireyin bayıldığı an, yine o muhteşem kişilik Flake'in izleyicilere botla dalışından bahsedeyim şimdi de. Şansım o ki tam benim bulunduğum yerden girecekmiş adam. Sarı sakallı bir şahıs belirdi yanımda, bana abidik gubidik el kol hareketleri yapıyor. Güvenlik görevlilerinden biri o sırada yanımızda bitti, bana laf anlatmaya başladı: 'Bu abi şimdi buraya atlayacak, yer açmanız lazım. Sonra da Rammstein gelecek buraya (Flake'in adını bilmiyor herhalde Rammstein dedi ya djsafhsdh)' Tabii ki kimse yerinden kıpırdamaya yeltenmedi ancak derdini anlatmaya kasan sarı sakallı Alman adam tam benim olduğum yerden izleyicilerin arasına atladı, o sırada Flake botuyla insanların üstünde bitti. O anı saniye saniye görüntüledim fakat o da ne? Göt herifler yerimi kapmışlar. Binbir çirkeflikle eski yerime geçtim, affetmem.&lt;br /&gt;Keine Lust, Wiener Blut, Links 2-3-4 (Bu şarkıda feci ayaklarım ezildi), Ich Will, Feuer Frei derken konserin sonu gelmişti. Till'in o teşekkür etmelerini asla unutmayacaktım, Flake'in koşu bandında tempolu yürüyüşünü çok özleyecektim, aynı anı bir kez daha; bir kez daha yaşamak isteyecektim, soran herkese ballandıra ballandıra; heyecanla anlatacaktım bugünü. Festivalin en güzel kapanışını da izleyicilere dönüp diz çökerek yapmıştı altı dev. Ve her güzel şey gibi bu da bitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt;#Sonisphere Festival, Gün 2&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Evet arkadaşlar bugün yorgunluktan yerimden kıpırdayamadım. Manowar'ı kaçırdığıma üzüldüm ama kader... Evde kuzenimle kudurduk biz de. Eeele işte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5331302311893430064?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5331302311893430064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5331302311893430064' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5331302311893430064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5331302311893430064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/06/feuerrader-sonisphere-gun-1-ve-2.html' title='Feuerrader (Sonisphere, gün 1 ve 2)'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TCuBZBNDI_I/AAAAAAAAAck/o5_Rxg3REoA/s72-c/ilkgun+%285%29.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1878383265138422492</id><published>2010-06-13T16:18:00.008+03:00</published><updated>2010-06-13T17:46:48.886+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Ağanın oteli</title><content type='html'>On iki gün sonra, sizin de kendisinden haberdar olduğunuzu tahmin ettiğim Sonisphere Festival hayata geçecek. Neredeyse iki aydır bizimkilere 'Kalacak bir yer ayarlamamız lazım, bir an önce karar verin de otel midir öğretmenevi midir ne cartıdır - sıkışmayalım sonra' yakarışlarında bulunmaktayım. Babam konsere katılmam konusunda gayet kuğul davransa da pimpirikli annem yine iş başına geçerek bazı tereddütleri şahsına eklemiş durumda. Ben kafamızı sokacak bir yer telaşına kapılmışken o daha yolun başında, 'Gülfer'i göndersem mi göndermesem mi' çelişkileriyle boğuşmaktaydı. Efenim gelgelelim haftalar geçti bu şekilde ve inatla öne sürdüğüm 'biletimi satmam üleeen' tavrının sonucu olarak deliler gibi bi kapı iki pencere telaşına kapıldık. Tabii ki işin avantajlı kısmından başlayıp öğretmenevlerini düşündük ilk olarak. Korktuğum başıma mı gelecek acaba derken annem telefonu aldı eline, günler önce yapması gereken şeyi faaliyete geçirerek Beşiktaş Öğretmenevi'ni aradı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İyi günler. Ben İzmir'den arıyorum rezervasyon için. Hmmm. Evet. Peki, teşekkürler.&lt;br /&gt;- Noldu? ODA KALMAMIŞ Dİ Mİ?&lt;br /&gt;- -.- Diğer öğretmenevlerinin de numaralarını ver bakim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki dakika sonra...&lt;br /&gt;- İyi günler, ben İzmir'den arıyorum - 24 - 25 - 26 ve 27 haziran için boş odanız var mı diye soracaktım... Peki... İptal olursa haber verir misiniz? Teşekkürler. ~ k1&lt;br /&gt;*diğer bir öğretmenevini arar*&lt;br /&gt;- İyi günler, boş oda soracaktım. Peki sağolun.&lt;br /&gt;Bu sahne tüm öğretmenevleri soruşturulana kadar devam etti. Hepsinde de aynı manzarayla karşılaşılınca otelleri araştırmaya başladım. Bu sırada annem ve babam arkama geçmiş, koskoca İstanbul haritasını önlerine serip tartışmaya girmişlerdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Orda kalırsan 100 lira taksi parası ödersin&lt;br /&gt;- Ne diyon be&lt;br /&gt;- Burdan Üçyol 5 lira tutuyo diyorum sana&lt;br /&gt;- Çok biliyon sen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TBTh1oe2DPI/AAAAAAAAAb0/0c_fjsDpUB4/s1600/1236345448681_f.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 173px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TBTh1oe2DPI/AAAAAAAAAb0/0c_fjsDpUB4/s320/1236345448681_f.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482254957932842226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir diğer 34 plakalı şehrin cahili olarak ben karşımdaki Beşiktaş otellerine bakmaktaydım. Efendime söyleyeyim annemler tüm gün dışarıda ve ben de İnönü Stadı'nda olacağımdan muhteşem bir şey aramıyorduk tabii. Ancak nereye baksak kişi başı 75 euro, 60 euro gibi fiyatlar önümüze gelmekteydi. En sonunda 'nerelere düştük yarabbi' diyerek ucuz oteller seçeneğine tıkladım. Tek yıldızlı, sadece bir tane otel geldi karşıma. Web sitesine girdim ve fiyatlar seçeneğine tıkladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Anneee&lt;br /&gt;- Baktın mı fiyatına?&lt;br /&gt;- Anne kişi başı 60 euro diyo bu&lt;br /&gt;- Bayağı ucuzmuş ya&lt;br /&gt;- Heee&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*sayfa kapatılır*&lt;br /&gt;Ne kadar otel önüme gelirse tıkladım, hele birine rast geldim ki sormayın... Annem:&lt;br /&gt;- Kız bu ne böyle, izbe gibi&lt;br /&gt;- Ay gerçekten oda göt kadar, TV göt kadar, çarşaflar desen bumburuşuk&lt;br /&gt;- Direkt Basmane oteli ha bu. Dıştan görünüşüne bak bakiyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*açar*&lt;br /&gt;ve annem:&lt;br /&gt;- CEYHAAN&lt;br /&gt;- Efendim?&lt;br /&gt;- Ay adama bak Ceyhan, pala bıyık koca göbek. Tövbe tövbe yarabbim, şimdi bi şey diyeceğim de olmayacak.&lt;br /&gt;- Basmane resmen Basmane ahaha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir otele bakarız hiçbir şeye benzemez, öbürüne geçeriz fiyatı 60 eurodan başlar; üçümüz de gayet sıkkın bir şekilde ekranı süzmekteydik. O sırada karşıma 'Celal Ağa Konağı Otel' gibisinden bir hede geldi. Babam da arkamda dikilmiş 'İsminde hayır yok onun, ağanın oteli herhalde' diye kıs kıs gülerek odadan çıktı. Biz yine de annemle meraklanıp linki izledik. Derken karşımıza beş yıldızlı, hamamından tut LCD'sine kadar dehşet bir otel geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- BABAAAA gel Celal Ağa'ya bak beş yıldızlı çıktı ya puahaha&lt;br /&gt;- Gelemem şimdi&lt;br /&gt;- Gel gel :D:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem o sırada niyeti bozup: 'Gidicem kalıcam böyle bi yerde valla yeter be. Otel yok resmen otel!' diye sayıklamaya başladı. Bir yatak için günde 500 lira vermek. Hmmm evet. Yataklarınız güzelmiş ihihi *-*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası, şu an ya rezil; ya da muhteşem oteller bulmuş durumdayız. Bir konser için gidiyoruz sonuçta, abartmayalım diyoruz ama çıkıp da palanın otelinde de kalınmaz ki şimdi... Neyse bakalım, sonumuz hayrolsun bizim! (olmadı çadırda kalırız ailecek. evet)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1878383265138422492?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1878383265138422492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1878383265138422492' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1878383265138422492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1878383265138422492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/06/agann-oteli.html' title='Ağanın oteli'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/TBTh1oe2DPI/AAAAAAAAAb0/0c_fjsDpUB4/s72-c/1236345448681_f.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-9078390820595802481</id><published>2010-06-12T14:45:00.006+03:00</published><updated>2010-06-13T14:43:55.090+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Der Jüngling steigt den Berg mit Qual. Die Aussicht ist ihm sehr egal... hat das Röslein nur im Sinn.</title><content type='html'>Sanki ben başka bir dünyadan gelmişim...&lt;br /&gt;Kendimi onların yanına yakıştıramıyorum, buradaki eylemin anlatmak istediği şey aslında 'uyduramamak'; onlar ayrı bir yere aitler, ben çok uzak diyarlardan gelen bir yabancıymışım gibi... Kültürlerimiz farklı, alışkanlıklarımız farklı, düşüncelerimiz farklı... Dört duvar üstüme geliyor sürekli, bomboş bir alanda bile aynı durum geçerli, görünmez tuğla yığınları sıkıştırıyor beni ve boğuyor bir süre sonra; içimde bütün oluyor bir türlü nedenini anlayamadığım o sıkıntı tomarı. Aklım benden çalınıyor sanki... Bildiğim tek şey, madden yaşayan bedenim ruhu tarafından terk edilmiş durumda. O çoktan uçup gitmiş, haber bile vermeden terk etmiş beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların arasında konuşmalar dönüyor, ben kendimi bile çözümleyemezken her kafadan bir ses çıkıyor şahsımla ilgili. Terk edin aklımı, düşüncelerimden çıkın diye yakarıyorum fakat duymuyorlar, fütursuzca zırvalamaya devam ediyorlar. Bazen sadece hayallerimde yaşamış dostlarım beni rüyalarımda da buluyor, sorunlarıma ortak olup gerçekten bir yere aitmişim hissini aşılıyorlar bana. Fakat gözlerimi açtığım an... Aynı berbat duygu kapımı çalıyor tekrar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Onlar çok emek verdi benim için, belki de en büyük hataları her ağzımdan çıkanı gerçekleştirmeleri oldu. Ancak bilmiyordu onlar, bilmiyordu o, bir şeye daha ihtiyacım vardı benim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sanki bir baloncuğun içinde, rüzgar beni nereye götürürse oraya uçuyorum. Ama öyle bir sabun köpüğü ki bu, patlamak bilmiyor; zarar görmüyor... Onu yok edecek sihirli iğnenin ancak kendim tarafından oluşturulacağının farkındayım ancak gücüm yok buna. Rüzgara dua edecek inancım bile kalmamış, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;ne halin varsa gör&lt;/span&gt; diyorum sadece; nereye götürürsen götür beni... Sanki önceden sana elimi açtığımda istediğim yere götürdün de beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-9078390820595802481?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/9078390820595802481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=9078390820595802481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/9078390820595802481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/9078390820595802481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/06/der-jungling-steigt-den-berg-mit-qual.html' title='Der Jüngling steigt den Berg mit Qual. Die Aussicht ist ihm sehr egal... hat das Röslein nur im Sinn.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4798170655033321884</id><published>2010-06-09T13:54:00.004+03:00</published><updated>2010-06-09T14:07:43.669+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Blooded</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;now we're in this dance&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; and nothing can save us&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bekliyorsun ki? Tüm güzelliğiyle önünde duruyor işte. Bakınıyor, gözlerini deviriyor... Nereden biliyorsun onun da istemediğini? O iç sıkan kalabalığın içerisinde nasıl da ışıldıyor, elbisesi vücuduyla bütünleşmiş; topuklu ayakkabılarıyla adeta bir taş bebek... Zarifçe toplanmış saçları, yüzünün inceliğini; narin hatlarını ortaya koyuyor. Upuzun kirpikleri, elmas gibi gözlerini arada sırada gizlese de o çiftin ışıltısını hiçbir zaman engelleyemiyor. Yerinden kalkıyor, adımlamaya başlıyor... Kendine ikram edilen şarabı kibarca kabul edip onu yudumlamaya başlıyor, işte o sırada göz göze geliyorsunuz. Sürekli kaçmış, saklanan ve korkak birinin edasıyla başka yana çeviriyor başını. Bembeyaz yanaklarına kırmızı bir ton yayılıyor aniden, çekingen bir gülümseme beliriyor bebeksi yüzünde. Sadece birkaç saniye süren bu eşsiz an, kızın arkasını dönüp ortamı terk etmesiyle son buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi uzaklaşıyor, içindeki ümitsizlik ve anlamsızlık onu kavurur gibi sendeliyor, fakat uzaklaşıyor; artık daha güçlü, daha da farkında... ve bitiriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4798170655033321884?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4798170655033321884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4798170655033321884' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4798170655033321884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4798170655033321884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/06/blooded.html' title='Blooded'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1469063954672995635</id><published>2010-05-16T18:35:00.013+03:00</published><updated>2010-05-16T19:09:15.180+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Değişim de değişebilir!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AXguIgs2I/AAAAAAAAAbg/gqzuFTrGNdU/s1600/09052010320.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AXguIgs2I/AAAAAAAAAbg/gqzuFTrGNdU/s200/09052010320.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471899398162133858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Selam! Uzun bir aradan sonra blog satırlarımı doldurmanın sevinci içindeyim. Buralarda görünmememin altında tabii ki de bazı nedenler yatıyor ancak onları anlatıp içinizi karartmaktansa dönüşümü sağlayan seksi şeylerden bahsedeceğim. Geçen hafta &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anathema&lt;/span&gt; konserine gittim, Daniel'ın elinden tuttum (iyi bok yedin - by Mum); gayet güzel zaman geçirdim o kalabalık içinde. İki senedir bir türlü katılamadığım ve okul tarafından düzenlenen Ayran Günü'ne şahit olabildim sonunda ve bizimkiler sayesinde özel konuk Yeni Türkü'yü kaçırdım (iyi bok yediler). Veee işte o gün, uzun uğraşlarımız sonucunda tamamlanan; okulumuzun çıkardığı yıllık Değişim dergisi masalardaki yerini aldı, ertesi gün de tüm sınıflara mevcudu kadar gönderildi! Tasarımının çok büyük bir bölümü benim imzamı taşımakta, yazıların yerleştirilmesi ve bazı sayfalar ise Begüm'cüğüme ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Aşağıdaki: Eskiden yeniye Değişim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AUpbTFd4I/AAAAAAAAAbI/VI9UudCw5Ic/s1600/16052010351.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AUpbTFd4I/AAAAAAAAAbI/VI9UudCw5Ic/s320/16052010351.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471896249190152066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aldığım eleştirilerden kesitler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* (Kendi kendine dergiye bakan bir arkadaş) ''Oha bu sayfa ne kadar güzelmiş! Baksanıza!''&lt;br /&gt;* ''Görsel tasarım manyak yalnız.''&lt;br /&gt;* ''Siz mi yaptınız bunu? Oha güzel lan.''&lt;br /&gt;* ''Bu zamana kadar sallayıp sallayıp bi şeyler ürettiğini sanardım ama Photoshop konusunda gerçekten iyiymişin be abi.''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; (?!)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* (tanımadığım biri) ''Gülfer Özçetiiin... Tebrikler.''&lt;br /&gt;* ''Seneye dergiyi hazırlayanların işi çok zor olacak. Bunun önüne geçmek imkansız gibi.''&lt;br /&gt;* ''Şu arkaplandaki resmi istiyoruz yalnız.''&lt;br /&gt;* ''Güzel de renkli mi olmuş biraz?'' [Kimyacı'mız ahaha (Senin için karaysa biz napalım - by Mum x 2)]&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AU94TllxI/AAAAAAAAAbQ/ebV5VznL7_o/s1600/16052010353.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AU94TllxI/AAAAAAAAAbQ/ebV5VznL7_o/s320/16052010353.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471896600574269202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;gibi. :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egom tavan yaptı takdir edersiniz ki, ayrıca dergide &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/01/altn-kaplamal-gzlklerim.html"&gt;Altın Kaplamalı Gözlüklerim&lt;/a&gt; adlı yazım (üstteki resimden de anlaşıldığı üzere) ve Model United Nations maceralarımız da yayımlandı. Gördüğünüz satırları yazarken ise aklıma bir resim köşesi geldi ve bu ''neden böyle bir şey yapmadık; atolyeyi tanıtırdık en azından lan!'' şeklinde dövünmeme sebep olmakta şu an. Oraya da kendi çizimlerimi sıkıştırıverirdim ehuheuhuehheuheuheueheuheuheuheuheuehuheuhe~&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, aşağıdaki resimde gördüğünüz şahıslardan hangisi Gülfer Özçetin'dir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AVReidBpI/AAAAAAAAAbY/Mg23eHGSA80/s1600/16052010354.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AVReidBpI/AAAAAAAAAbY/Mg23eHGSA80/s320/16052010354.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471896937254684306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1469063954672995635?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1469063954672995635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1469063954672995635' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1469063954672995635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1469063954672995635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/05/degisim-de-degisebilir.html' title='Değişim de değişebilir!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S_AXguIgs2I/AAAAAAAAAbg/gqzuFTrGNdU/s72-c/09052010320.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-55805107095802448</id><published>2010-05-07T21:15:00.005+03:00</published><updated>2010-05-07T21:22:15.825+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>closerclosercloser</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 204, 204);"&gt;                        Your&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 153, 255);font-family:Verdana;font-size:180%;"  &gt;&lt;a name="3"&gt;D R E A M&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;                                                       world &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:78%;" &gt;is&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(153, 153, 0);"&gt;a&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);font-size:85%;" &gt;VERY&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;                         s c a r y&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 255, 51);font-size:130%;" &gt;place&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153); font-weight: bold;font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;T O B E T R A P P E D&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;shineintime&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;                                         &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);font-size:130%;" &gt;You're&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 102, 102);"&gt;CLOSER&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(102, 51, 255);font-size:180%;" &gt;to&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:180%;" &gt;the&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;T&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;R&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);"&gt;U&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;T&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);"&gt;H&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:Verdana;" &gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-55805107095802448?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/55805107095802448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=55805107095802448' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/55805107095802448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/55805107095802448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/05/closerclosercloser.html' title='closerclosercloser'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6364737704774576538</id><published>2010-04-30T19:16:00.003+03:00</published><updated>2010-04-30T19:31:12.138+03:00</updated><title type='text'>passiflora</title><content type='html'>Arıyordu geçmişini, geçmişindeki mutluluğu... Hatırladı, şimdiki halini nasıl da resmederdi önceleri. Böyle mi olmuştu, inanamıyordu; mantıksız - manasız! Nereye baksa çimentosunu döktüğü, tuğlasını dizdiği duvarlar karşısına çıkıyordu. Evet, hepsi onun eseriydi. Yükseklerdi, kapkalındılar; yapması bir bakıma işine gelmişti, yıkmasıysa bu saatten sonra çok zordu onları... Şimdi bir yumuşatıcı kokusuyla sarhoş olacak kadar zayıf, bir çocuk cilvesiyle ağlayacak kadar hassas; eskilerden bir melodiyle geçmişini arayan yaşlılar kadar hasretliydi... Tüm parça pincik duygular onda vücut bulmuş, yürüyen bir ölüye benzemişti adeta. Tatsız tussuzdu her şey, hasta bedeni hiçbir hadiseden keyif alamaz hale bürünmüştü. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;İnceldiği yerden kopsun &lt;/span&gt;diyordu sürekli, kopsun; gitsin, kurtarsın beni de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Çıtırt&lt;/span&gt; etti yuvasından çıkarken, sonra içinde yolculuğa başladı mutluluk sandığı şey. O kadar dayanıklıydı ki o minik, sahte mutluluğa karşı hazırladığı bağışıklık; izin vermedi sınırlarını geçmesine. Savaştı, savaşıyor boşluk için. Anlamsızlığının peşinden koşuyor, yaklaştırmıyor kendisine, mutluluğu itiyor ama bir o kadar da mutlu olduğunu sandığı günlere geri dönmek istiyordu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6364737704774576538?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6364737704774576538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6364737704774576538' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6364737704774576538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6364737704774576538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/04/passiflora.html' title='passiflora'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4630521509311092855</id><published>2010-04-10T18:04:00.006+03:00</published><updated>2010-04-10T18:15:54.632+03:00</updated><title type='text'>ağaç her yere eğilmiş</title><content type='html'>'Okula gitmicem ders çalışmıcam yapmığcam yeağğ' diye mızıklanırken çözdüğüm teste bakın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S8CTpr5WQdI/AAAAAAAAAaw/Kfr-pOm3NTM/s1600/meslek.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 239px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S8CTpr5WQdI/AAAAAAAAAaw/Kfr-pOm3NTM/s400/meslek.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458525092740219346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hoş, bu da direkt 'kafayı yeme' seçeneği olarak döndü bana. Neyi seçmeliyim ben, ne yapmalıyım be! Maliye müfettişi olcam evet, karar verdim sdjfsjdf. (ayrıca öğretmenlikten de nefret ederim, iyi sıkıldı orası)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4630521509311092855?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4630521509311092855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4630521509311092855' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4630521509311092855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4630521509311092855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/04/agac-her-yere-egilmis.html' title='ağaç her yere eğilmiş'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S8CTpr5WQdI/AAAAAAAAAaw/Kfr-pOm3NTM/s72-c/meslek.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2129992644300011132</id><published>2010-03-23T18:27:00.004+02:00</published><updated>2010-03-23T19:04:23.086+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>taklit hiçbir zaman orijinali gibi olamaz</title><content type='html'>yumuşak bir esintiyle uçuşmuş saçlarını düzeltti, bakışlarını parka yöneltti. Birkaç metre ilerisindeki topluluğu oluşturan bireylerin neredeyse hepsi dişi cephesinden gelmişti. Günlüktüler, kimisi çocuğunun eğlencesi için bulunuyordu burada; kimisi de jimnastik araçlarını kullanma amacıyla... Önyargı yaratmak istemiyordu fakat bir bakıma da olup bitenin tahmin edilmesi kolaydı. Üzerlerindeki giysiler ve o anki saat göz önüne alınırsa zamanını öldürmekten hiç çekinmeyen; meslek sahibi olmayan bayanlardı bunlar. Süslenip püslenmekten, ev gezmelerinden; dedikodudan başka bir şey bilmeyenlerden. Kendilerini geliştirmek; kitap okumak, belli başlı olayları takip etmek zor gelirdi onlara. Uzun sözün kısası, oldukça ''itici'' tiplerdi bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an düşündü... &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Böyle mi olmak istiyorum gerçekten? &lt;/span&gt;Hala yankılanıyordu o cümle kulaklarnda. ''Çok istiyorsan bırak okulu. Hiç engellemem seni.'' Bugüne kadar hep parmakla gösterilen, zekası yüceltilen; yetenekleriyle ön plana çıkan birisi olmuştu. Ama başaramadığı tek şey sıradan bir şekilde yaşamaktı. Öyle zor geliyordu ki artık... Ders çalışma masasını görmek bile depreştiriyordu onu. Odasına daldığı an, haftalarca arayıp duvarına astığı posterler bile kötü anılarını canlandırıyordu onda; vesveseli düşüncelerini; streslerini... Son zamanlarda sürekli tekrarladığı yüklem döküldü yine dudaklarından: ''&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yapamıyorum.&lt;/span&gt;'' Onlar kendisinden üstün müydü? Gün be gün tabi tutulacakları sınavlar için çalışan arkadaşları, kendisinin; sahip olduğu yeteneklerin önüne bu şekilde mi geçiyorlardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşkındı... Çelişiyordu ama. Mütevazılık yapmıştı şu ana dek, hatta ezmişti bile kendini... Ama fark ediyordu artık, çiğnenecek biri değildi. Yüceltilirdi hatta... Ve çelişiyordu işte. Kendini durmaksızın değersizleştirme çabası da çakılıyordu bir yerlerde. Yine yapamıyordu, yapamıyordu; kabul edemiyordu... Fark etmişti çünkü, kendisini fark etmişti... Bu yüzden de çabalıyordu; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kendimi nasıl küçültürüm&lt;/span&gt; diye didiniyordu sabah akşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bu musun gerçekten? O parktakilerden biri mi olmak istiyorsun? Nerede senin o dillere destan hırsın? Neden susturuyorsun onu? Neden yeteneklerini durmadan kendini küçültme kafesine hapsediyorsun? Ne yapacaksın şimdi, pes mi diyeceksin... Bırakacak mısın onca emeği, harcayacak mısın... Normal kabul edilen insanın elbisesini mi giyeceksin; yoksa bir adım daha ileri gidip kendine yakışır mı davranacaksın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2129992644300011132?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2129992644300011132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2129992644300011132' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2129992644300011132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2129992644300011132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/03/taklit-hicbir-zaman-orijinali-gibi.html' title='taklit hiçbir zaman orijinali gibi olamaz'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8985682839824338774</id><published>2010-03-09T18:46:00.014+02:00</published><updated>2010-03-10T22:35:56.996+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>balmun</title><content type='html'>bu yazıya 'röööh, ne zamandır bi şey yazmıyomuşum lan' diyerekten başlıyorum. Çoğunuzun da bildiği üzere bir haftalığına yaşam maalimi Antalya olarak belirlemiştim ben; CV'me kadar geçebilecek bir etkinlik uğruna.&lt;a href="http://www.muntr.org/"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt; Bu linkten &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;mevzubahis konu hakkında bilgiye ulaşabilir ve hemen diğer paragrafa atlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Model United Nations dediğimiz şeydi beni meşgul eden; Antalyalara kadar sürükleyip şahsımı hiç tahmin etmediğim olayların içine atan. Beş günlüğüne kendimi inanılmaz bir maratona bırakmak için gara gittim annemlerle; tabii ki heyecan ve stres tomarı otobüs yolculuğu boyunca gözüme bir damla bile uykuyu bağışlamadı. Le Chateau De Prestige'e vardığımızda kafamı kaldıracak halim yoktu, oteli adam gibi inceleyememiştim bile - ama odaya girince her şey değişti tabii; dublex od&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e0qGkSnJI/AAAAAAAAAaY/nrWV0CWlH3U/s1600-h/antalya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e0qGkSnJI/AAAAAAAAAaY/nrWV0CWlH3U/s320/antalya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447020909738237074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;a ve jakuzili banyolar belly dance moduna soktu bizi - Tabii ki baygınlık ve hiperaktiflik ortalamamı hesaplarsak gayet ölü gibiydim; Opening Ceremony'de 'kafayı koyup uyusam mı lan' gibisinden tahrik edici düşüncelerle boğuştum sürekli. Ciddiyim, mallık yapıp en öne geçmiştim fakat kafasını sıraya koyan var mı diyerekten sürekli arkamdakileri süzer haldeydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim gruptaki ben de dahil olmak üzere herkes sunumunu öğretmenlerle hazırlayıp, önceden alıştırmasını yapmıştı fakat ben sersemliğim sebebiyle de öyle bir gerildim ki herhalde sunumu yaparken düşüp bayılırım - uyuyakalırım - orada diye düşünmeden edemedim. Şansıma açılış töreni için gayet uzun bir zaman dilimi ayrılmıştı ve yalnızca komitedeki insanların birbiriyle kaynaşması sağlandı ilk günde. Komitenin yer aldığı salon oldukça ferah ve genişti, her masada 3 ülke delegesi bulunuyordu ve placardlarımız hazır bir şekilde bizi bekliyordu. Chairlerimizi de acayip sevdim ben, biri Yahya abiydi; diğeri ise Almanya'dan gelen ve muhteşem bir ses tonuna sahip Gwen'di. İlk aşamalarda öyle bir tedirgindim ki ülkemin ismi okunduğunda 'Present' demeye bile çekiniyordum, elim ayağım titriyordu falan sjsdaf Daha sonra alıştım tabii hatta fedai gibi öne atlama belirtileri göstererek 'present and voting' bile dedim, yaaa (evet çok büyük bi iş başardım ben)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci gün önceden bahsettiğim sunumlara geçildi, hala tam olarak hazırlanmamış şahısların yanı sıra resmen 'şakıyan' kişiler de bulunmaktaydı; sıra bana geldiğinde içimden küfürleri basarak Chair masasının yanına doğru ilerledim. Bir de şansıma ayakkabılar ayağımdan çıkıyordu (yeni aldım lan; NASSI) umarım ayaklarıma dikkat eden olmamıştır o an! topuklar falan dışarı fışkırıyo böyle çok seksi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, elim ayağım titreye titreye okudum akademik paragraflarımı, bu arada Observer olarak gelmiş Hayriye hocamız da benden kareler yakalamaya çalışıyordu. Etkileyici olsun diyerekten kafa rotamı arada sırada elimdeki kağıttan başka yönlere çevirip ses tonumu değiştiriyordum; zaman kısıtlaması da bulunduğundan bazı kısımlar mecburen 'lobolurulop' tarzında yutulmak zorunda kaldı. Bir de tam son cümlemdeyken Yahya abi çıkıp 'lütfen en kısa zamanda bitirişi yapalım' dedi, teaallaaam yaa lan 2 kelime kalmış şurda; aaaa - BIRAK UZATMA İŞTE YERİME GEÇİYİM! Görevimi tamamlayıp 'ohbeee' dediğim sırada Hayriye hocanın tebriklerini görebiliyordum; ayrıca etkinlik bitişinde yanında oturan öğretmenin benim için oldukça güzel şeyler söylediğini de kendisinden öğrendim, mutlu oldum heyoo :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 70 delege askeri müdahale ve diplomatik dokunulmazlık hakkında mensup oldukları ülkelerin düşüncelerini belirttikten sonra klasik kısma geçildi; Motion kullanarak tartışma veya Moderated - Unmoderated Caucus açma. Zaten olay da yavaş yavaş burada şekillenmeye başladı, taraflar ortaya çıktı. Açıkçası bu, ilk MUN deneyimim olduğu için tecrübe amaçlı gelmiştim buraya, o yüzden tartışmaları yalnızca dinliyor ve ülkem Burma hangi mantığa yakınsa o çözüm önerilerine katılıyordum. Dinlemesi de oldukça zevkliydi çünkü oldukça ateşli atışmalar dönüyordu komitede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 gün boyunca bizi uyku modundan çıkaran Coffee Breakler kurtarıcımız olmuştu, ancak dürüst de olmak gerekirse kahve falan sıçacağımı düşünmüştüm bir ara. Her gün de partiler veriliyordu, ben dans etmeye pek bayılmadığımdan hepsine katılmadım tabii; gittiğim zamanda da odun gibi oturdum diskonun içinde (zaten birine gotik kıyafetle gittim ahaha). Bunun yanında izlemesi uygulamaktan kesinlikle daha zevkli, neydi lan o abazalar; çılgın kaşarlar, helyeees! (?!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee şimdi; yazının en zevkli kısmı olduğu kararına vardığım bölüme geçiyoruz: mini mini olay notları!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#7 Sen de bize katılsanaağğğ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Odaya çıkmam gerekiyordu, derken bizim komitedeki Amerika delegesiyle karşılaştım. Kendisi Pakistanlı ve oldukça şeker bir kızdı. Biliyorsunuz ki her MUN'in amacı konuyla ilgili resolution yazmaktır ancak bu topikler görüşleri birbirlerine uyan ülkeler tarafından yazılır. Ben de Myanmar olarak kesinlikle Amerika'nın tarafında değilim tabii. Kızla aramızda şöyle bir diyalog geçti:&lt;br /&gt;- Aaaa merhaba, sen bizim komitedensin değil mi? Resolutionı benimle beraber yazmaya ne dersin?&lt;br /&gt;- ... (NE?!)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e039G8EfI/AAAAAAAAAag/3siMMYBYkeY/s1600-h/050320103405.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e039G8EfI/AAAAAAAAAag/3siMMYBYkeY/s320/050320103405.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447021147717374450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- Düşünüyorum ki ne kadar çok ülke bulunursa o kadar güçlü bir resolution olur.&lt;br /&gt;- ... (Şaka mı bu ya)&lt;br /&gt;- Bu yüzden de etrafta birçok yandaşım var.&lt;br /&gt;- ... (Di mi di mi, öyledir; Amerika'sın sonuçta. İyi de ben ne diyim şimdi nası reddediyim? Şaka mı bu modundayım hala)&lt;br /&gt;- Bu arada ülken neydi?&lt;br /&gt;- Iııı Myanmar (eh artık anlarsın sessizliğimi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asansörde bulunan bir diğer şahıs, büyük ihtimalle Kore'den gelmiş; pişkin pişkin sırıtarak:&lt;br /&gt;- Aaaah bu konuda Myanmar'la işbirliğine girmek pek mantıklı olmaz sanırım (32 diş) Baksana, o Myanmar!&lt;br /&gt;- (hay yaşşa sen be!) ee evet tabii ihihi&lt;br /&gt;- ... (bu sefer sessizlik ona geçti sagfsa)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'nın lobi mantığının patladığı andır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;#6 Kavonoz dibi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün kahvaltıya indim, karnımı bir güzel doyurduktan sonra masaların birinden bir kafa belirdi. El sallıyor falan, gözünde de 5 numara gözlük. Alla alla bu kim lan oldum; yanımdaki arkadaşlara bakıyorum hepsi yoluna devam ediyor. Bir süre kıza mal mal baktım; aman tanrım kimi göriyim... Amerika delegesi ve ben onu tanıyamadım! Abi o ne gözlüktü lan; 5 midir 15 midir anlamadım gitti yani. Ayıp oldu yalnız, ben resmen 'baktım' suratına kızın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#5 Apaçi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;O günün akşamı Gangsta parti vardı ve bilgilendirmek için gelen görevliler kapıya birkaç tıktıkla komiteye daldılar. Son derece esprili olan görevlilerden biri 'Bugün gangster oluyoruz arkadaşlar, tema belli.'' diyerek elindeki maket silahı komiteye doğrulttu, derken delegelerden biri soru hakkını kullanarak 'Şimdiee biz ne tip bi gangster olucaz, mafya tarzı mı (eller rapçi tarzında öne atılır ve kasılır) yoksa böyle serseri miiiee (eller oynaşır, hala repçi) hani yoksa daha çılgın bi şey mii (eller iyice havada, ben o atraksiyonlara yarılıyorum tabii)'' Bu merakın üzerine görevli ''Neyden bahsediyosun abaza parti falan mı?'' dedi, Türkçe'den anlayan herkes koptu o an tabii. ''Hayır nasıl geliyim biliyim'' dedi delege, adam da ''Serseri, abaza, abeci takıl işte'' yanıtını verdi. Derken hep ciddi tavırlarıyla ön planda olan Yahya abi oradan atladı ve: ''Do you mean that we can join the party into the clothes of  Turkish apachis?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben iptal. insanlar iptal. Bazı saflar da 'apaçi ne ya' falan diye soruyo; allah belanızı vermesin türkiş apaçi lan ultra abeci işte sjagdsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#4 Gwen'den nağmeler No 1&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tartışmanın aşırı alevlendiği bir sırada parti görevlilerinin tıktık'ı duyuldu; adam kapıyı açtı ve (o an sadece kafasını sokmuştu komite odasına) Gwen'in gazabıyla karşılaştı: ''GET OUT!!!'' Adam neye uğradığını şaşırarak kafasını saniyesinde yok etti ve bi daha da gelmedi, sdjfad&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#3 Gwen'den nağmeler No 2&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bizim LEGAL komitesinde bir de rapporteur vardı ama böyle bir adam yok ya. O ne pişkin, ne yavşak bir ifadedir adamdaki. Buna karşılık da accayip sevimli bir şey. Böyle sürekli geyik yapıyor dalga geçiyor falan. Hatta biz working paper yazarken süreyi aynen şu şekilde kodlamıştı: ''20:00:00, working papers &lt;span style="color: rgb(0, 204, 204); font-weight: bold;"&gt;wtffff&lt;/span&gt;'' Ciddiyetin içine sıçıcı bi unsur anlayacağınız. Her neyse, bir ara yine cıvıttı bu adam ve Gwen kendini aştı aniden: ''FU*K YOU!'' Gwen'in sesi bütün tanecikleri titretmişti, hele ciddiyet abidesi Hayriye hocanın yüz ifadesini görecektiniz; sadags&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#2 Çığlık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yanda da görmüş olduğunuz placarda her bir delege sahip, bu gereçler oy kullanırken veya söz isterken kullanılıyor. Tabii bazıları bu kartların arkasını tuval olarak b&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e1LGaf4iI/AAAAAAAAAao/LYGOZA-lEFs/s1600-h/100320103439.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e1LGaf4iI/AAAAAAAAAao/LYGOZA-lEFs/s320/100320103439.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447021476632846882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;enimsemişti bizim komitede, örnek olarak Belçika delegesi oy zamanında kartını kaldırdığı an oluşturduğu o sanat eseriyle bütün komitenin yarılmasına sebep oldu. Çığlığın baş kötüsünü kaleme dökmüştü arkadaş, yanına da gayet tek kaş, bir o kadar da masum bir anime karakterini iliştirmişti. Ağız mutsuz kaşlar Emrah modunda yani. Toplantı çıkışı çocuğun tee yanına gidip ''Senin yüzünden öyle bir koptum ki hiçbir şey dinleyemedim'' bile dedim ahaha. Yanımdaki arkadaşın tepkisi: ''Haha. Facia.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;#1 Jihad&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir konuyu tartışmaya sunmak için motion yoluna başvurulduğunu belirtmiştim. Bir de örneğini verelim:&lt;br /&gt;Motion to discuss humanitarian invention 10 minutes total 1 minute per person&lt;br /&gt;Olay ciddiyetle akarken ve herkes o an gündemdeki konuya odaklanmışken motion'ın süresi bitti; chairimiz yeni bir motion isteği olup olmadığını sordu ve teker teker delegeleri kaldırmaya başladı. Derken Pakistan delegesi pozisyonunu alıp aynen şu kelimeleri söyledi:&lt;br /&gt;Motion to JIHAD  (ahah bir de Jihad'dan önceki&lt;span style="font-style: italic;"&gt; to&lt;/span&gt; takısına ayrı bi yarıldım ben)&lt;br /&gt;ardından, tüm islam ülkelerine mensup delegeler (Suudi Arabistan, Irak, İran vs): Allahu akbar! Allah Allah! Jihaaad!! (masaya yumruklar, büyük bir aşkla eller açılır havaya kaldırılır)&lt;br /&gt;Ve bütün komite kopar. Bu şahıslar ayrıca coffee breaklerin birinde Arap kılığına girip gayet işin suyunu çıkardılar, hatta Amerika delegesini kaçırma planları vardı fakat son bir müdahaleyle iptal oldu o mükemmel şamata girişimi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki olay kahkahalarla kapanmadı, Yahya abi gayet olgun bir şekilde mevzunun tekrarlanmamasını rica etti ve Pakistan delegesinin özürüyle de bu tatlı anımız son bulmuş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günü birçok kişiden imza aldım, son kişim de Pakistan delegesi olmuştu. Çocukla önceden aramızda hiçbir diyalog geçmemişti fakat benim imzam talebimle tanışmış da olduk böylece:&lt;br /&gt;- Yaa şuraya jihadla ilgili bi şey yazar mısın? *-*&lt;br /&gt;- (bavullarını ve ceketini toparlayarak) aaa tabii de nası; jihad jihad noluyoruz ya :D insanlar jihadcı yaptı beni :D&lt;br /&gt;- ahaha sorma herkes tanıyo seni zaten&lt;br /&gt;- ne diyolar benim hakkımda ya ahua valla ciaadcıya çıktı adım&lt;br /&gt;- valla popülersin direkt ben öyle diyim XD&lt;br /&gt;- yapma yaaa ahahaha&lt;br /&gt;Daha sonra yatağını yorganını çeyizini bohçasını toplayıp, yüreğini de kapıp ortamdan ayrıldı cihadcı arkadaşımız. Böylece benim placardım da en muhteşem olaydan mahrum kalmamış bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu tostoparlak bir hale getirirsek eğlence ve yorgunluğun bir araya geldiği beş gün geçirdim. Kendimi hazır hissettiğim an tekrar katılacağım MUN'e; gerçekten harika bir deneyimdi benim için!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Askeri müdahale gibi bir konuda Amerikan mantığını tamamen benimsemiş ve kusursuz iş çıkaran delegeyi tebrik etmekle beraber ülkemizin bu konudaki görüşlerinin, tavrının beni hayalkırıklığına uğrattığını belirtmeliyim. Bizim bakış açımız bu olmamalıydı kesinlikle!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8985682839824338774?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8985682839824338774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8985682839824338774' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8985682839824338774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8985682839824338774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/03/balmun.html' title='balmun'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S5e0qGkSnJI/AAAAAAAAAaY/nrWV0CWlH3U/s72-c/antalya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2482001142171917264</id><published>2010-02-23T18:20:00.001+02:00</published><updated>2010-02-23T18:24:15.381+02:00</updated><title type='text'>defol</title><content type='html'>ben çok seviyordum aslında onu. işlevsiz, binbir parça halinden önce gayet iyi bir arkadaşımdı. ama mahvettim, yere çarptım; hırsıma kurban ettim onu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim olduğun fark etmez. bana emir veremezsin, bağıramazsın. parça pincik ederim. kırarım. ne aldıysan, benim için ne kadar emek verdiysen... biter. sinirimi senden çıkartmadım. emeğinle kazandığın parandan çıkarttım. sorumluluğundan... zayıf noktandan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni merak eden sizsiniz. bana ulaşmaya çalışan da. ulaşamayın. yakın onun parçalarını cayır cayır şimdi, başında ağlayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2482001142171917264?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2482001142171917264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2482001142171917264' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2482001142171917264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2482001142171917264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/02/defol.html' title='defol'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3124787539140937502</id><published>2010-02-12T17:44:00.001+02:00</published><updated>2010-02-12T17:44:43.223+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Kesinlikle kova kadar kıçım yok!</title><content type='html'>ben şimdi burç konusunda doğum tarihinin yükünü taşıyan, belirsiz bir insanım ya... son günlerde geleneğim haline getirdiğim 'yatmadan önce ekşisözlükte bakınma' faaliyetini burç konusuna yönlendirdim dün. ilk önce arama kutusuna &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;kova burcu kadını&lt;/span&gt; yazdım. Aşağıda hoşuma giden ve tamamen olmasa da bana uyan maddeler bulunduğundan bir anlamda beni daha iyi tanımak isteyenler için faydalı bir yazı olacaktır =D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 204, 204);"&gt;ehem; kova:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* zaman zaman çılgın, zaman zaman akıllı ve uslu olmayı başaran; süpriz yapmaya ve yapılmasına bayılan, özgürlüğüne aşırı düşkün, dost canlısı, insanları mutlu etmeyi çok seven, kıpır kıpır cıvıl cıvıl bir hatun kişi. oldukça hoş ve bakımlı ve de seksi olabilmeyi başarabiliyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1) aşık olduğunda aşık değilmiş gibi davranarak karşı tarafı muallakta bırakan burç kadını...&lt;br /&gt;2) aşık olduğunda aşık değilmiş gibi davrandığının farkında ol&lt;span style="text-decoration: underline; font-weight: bold;"&gt;a&lt;/span&gt;mayan kadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* fazla dürüsttür, olmamasını gerektiğini bildiği halde öyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir de oğlak burcu kadınına geldim ve 'tamam arkadaş, tamamen değilse de %70 oğlağım ben' kararına vardım... xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 204, 204);"&gt;ve oğlak:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* bu burcun kadini toplumda çok begenilen zarif insanlardandir. ayni zamanda akilli bir kadin oldugundan kimseye kolayca güvenmez. gerçekçi olan bu kadin erkeklerden daha temkinli ve kuskucudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;oglak kadini havailikten,saygisizliktan ve cahillikten hiç hoslanmaz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;seçtigi insanlar kültürlü ve zeki olacaktir.&lt;/span&gt; oglak burcu kadinindan ideal is kadinlari çikar.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; seçtigi iste basariya hemen kavusur, çünkü enerjik, hirsli ve dikkatlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her seyi kolaylikla idare edip planli bir yasam için mantikli önlemler alir. bu kadin parali bir es yerine &lt;span style="color: rgb(102, 204, 204);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;(hadi leeen)&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;kibar, nazik ve entelektüel birini arar. oglak kadini esini destekler, onun yükselmesi için tüm gücünü kullanir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onda esrarli bir hava vardir. bu da erkeklere çekici gözükmesini saglar. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;mantigiyla hareket eden bu kadin için dostluk çok önemlidir. &lt;/span&gt;gezmeyi ve eglenceyi çok seven oglak kadini gürültülü yerler yerine kibar ve ilginç yerleri tercih eder. hayata büyük ilgi duyar, meraklidir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;espri konusunda da pek anlayisli degildir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oglak kadini hayalci olmadigi için mantigina güvenir. daima sade ve zevkli seyleri seçer. kendisine yakisani giyer. oglak kadininin vücudu oldukça güzeldir ve sagliklidir. uyusmasa da esinin yakinlari, dostlari ile arkadaslik etmeye çalisir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bu kadin üstün bir es arayisindadir. &lt;/span&gt;arzu ettigine kavusursa çok iyi bir es ve ev kadini olur. kendisini sevdirir, ama &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;baski altinda tuttugu hisleri yüzünden sevmesi zordur, buna ragmen birisine baglanirsa o kisiden kolay kolay kopmaz. &lt;/span&gt;bu kadin çok çok önemli nedenler olmazsa esinden bosanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* bunları ilk gençlik yıllarında "ağır, hanımefendi" diye nitelendirirlerken yaşları ilerledikçe özgür olduklarını keşfetmeleriyle neşeli hatta çocuksu bulabilirler. bir şeye karar verene dek kıvranırlar düşünmekten dolayı, biraz rahat olmayı bilseler herkesce daha iyi anlaşılacakları olağandır. ama&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; sürekli düşünürler, düşünürler, düşünürler, zıpzıptırlar biraz da,&lt;/span&gt; inatçı tiplerle asla işleri olmamalıdır, inat ederler.karşılıklı anlayışa dayanan ilişkilerde güvende hissederler kendilerini, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt; güvensizlik takıntısı olabilir bu tiplerin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* oğlaktır işte. inatçıdır keçi gibi. söylenenin aksini yapmayı sever. sarp kayalıkları seke seke geçer, gözü hep yukarlardadır. sevimlidir yavru keçidir ne de olsa. daha taze ot bulmak için hep yukarılara doğru çıkacaktır hiç şüpheniz olmasın. işini bilir. hangi patikayı takip edeceğini de. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sürü içindeymiş gibi görünse de hep yalnızdır. kendi rotası vardır hep.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* bir sabır, bir mücadele anlayışı vermiştir ki allah bunlara, süvari gibidirler hayatta..ya bırak dur bi sakinleş, savaşma denmesi ara ara telkin edilmelidir.. &lt;span style="color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;"&gt;(puahah) &lt;/span&gt;hoşturlar.. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;haksızlığa karşı asla ve asla sakin kalamazlar..olaylara sürekli strateji ile yaklaşırlar ve gözlem en büyük araçtır amaca ulaşmak için..müthiş özverilidirler..söz verdiklerinde ölesiye yapmak zorunda hissederler kendi çıkarıyla çatışsa da..ancak en kötü huyları belki de karşılarının da aynı şekilde davranmalarını beklemeleridir..&lt;/span&gt;sokaktaki bir insan için bile bişeyler yapmak isterler..&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sürekli beyinleri düşünür..süpriz yapmayı severler..&lt;/span&gt;huzursuzluktan nefret ederler..kin tutamazlar..ancak &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kızdıklarında ortadan kaybolmakta yarar vardır&lt;/span&gt;. ortada kendine çok ters gelen bir şey ve bunun içeriğinde de haksızlık yoksa genelde uyumlu, neşeli bir yapıya sahiptirler..zamanla daha özgür hissederler..ailelerine karşı tuhaf bir bağlılıkları vardır..güven bulduklarında oldukları yere yerleşir ve sevgi saçarlar.. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kısıtlanmaktan hoşlanmaz ancak aşıkken karakteri tepe taklak olabilir..&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;***&lt;/span&gt; (ben de tam bu cümleyi bekliyordum :D)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 204, 204); font-weight: bold;"&gt;Veee %100 uyuyor dediğim kısma geldik şimdi :D &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(0, 204, 204); font-weight: bold;"&gt;oğlak kadınına yapılmaması gerekenler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstüne gitmeyin çünkü inadının varacağı noktayı asla tahmin edemezsiniz ve zararlı çıkarsınız&lt;br /&gt;fiziksel görünüşüyle ilgili asla olumsuz bir şey söylemeyin&lt;br /&gt;liderliği elinize almaya çalışmayın&lt;br /&gt;son sözü söyleyecek kişinin o olduğunu unutmayın&lt;br /&gt;onu haksız çıkarabilecek bi tartışmaya girmeyin çünkü asla haksız çıkmaz&lt;br /&gt;ikili ilişkilerde "hayır" yanıtının özgüvenini sarsamayacağı kadınlardandır oğlak. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;laga luga yapacağınıza hayır demekten kaçınmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;çok iyi bir dost olduğunu bilin ama sınırları zorlamayın.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; tek kalemde insan silebildiğini aklınızdan çıkarmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;saygısızlık, haksızlık,kibirlilik ve param var edasında dolaşanlar en sinir olduğu şeylerdir&lt;/span&gt;,kovalar ve aslan burçları dikkatli olmalı kanımca (sfahsdag)&lt;br /&gt;her dedikoduyu yapmayın, tersleyebilirler.&lt;br /&gt;aptal yerine koymaya kalkmayın.hemen anlar,acısını çıkarmak için sabırla doğru anın gelmesini bekler.zira oldukça sabırlıdır. (auhauh bu kadar olur lan)&lt;br /&gt;yapamayacaklarınız  hakkında kendisine  söz vermeyin. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;olumlu ya da olumsuz en ufak bir şeyi bile  unutmayacaklarını bilin yeter!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;zeki kadınlardır,kaldıramayacaksanız uzak durun derim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He bu arada, dün yarılmama sebep olmuş bir kova burcu kadını girdisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bu kadınların her bir uzvunda ait oldukları burcu simgeler cismin etkileri görülür. kafaları kova kadar boş kıçları da kova kadar kocamandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;usahduasgfsaugd&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3124787539140937502?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3124787539140937502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3124787539140937502' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3124787539140937502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3124787539140937502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/02/kesinlikle-kova-kadar-kcm-yok.html' title='Kesinlikle kova kadar kıçım yok!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7143581319039194875</id><published>2010-02-07T20:22:00.004+02:00</published><updated>2010-02-07T20:46:45.534+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bermuda pislik üçgeni</title><content type='html'>Bugün Tuğçe'yle buluşma planım vardı, son anda plana şekerler şekeri Ece de dahil oldu ve benim de 45 dakika geç kalmamın üzerine istenilen sayıya ulaştık en sonunda. Deli gibi yağmurdan sıyrılıp Burger King'e attım kendimi, Tuğçe telefonuna çömmüş bir şeylerle meşguldü, Ece ise ortalarda yoktu. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ece tuvaletteymiş. &lt;/span&gt;Bu cümleyi iyi aklınızda tutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarıyıl boyunca görüşemediğim Tuğçe saçlarımdaki ve yüzümdeki değişikliği yeni fark ediyordu haliyle, çok çok beğendiğini belirtti -ben bu kadarını beklemiyordum cidden-; daha sonra aynı tepki Ece'den de geldi. Pek mutlu oldum, hanım hanımcık sevinme gösterileri sergiledikten sonra 'Yapma şöyle hanımlık yakışmıyo sana gülfer' azarlamasının üzerine boynum bükük kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz çene çaldık (daha doğrusu bayağı), öküzlerden konu açıldı (kıro gibi göz kırparım burda), daha sonra da sinemaya attık kendimizi. Açık konuşmak gerekirse 'dis is dı point' diyeceğimiz olay ne tibet öküzleri sohbetindeydi, ne de sinemada. Saat 6 gibi film son bulmuştu, zorlamaların üzerine midesinde tek bir yumurtayla evden çıkan Gülfer hafiften karnının konuştuğunu hissedebiliyordu. Derken tekrar Burger King'e oturuldu... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ece tuvalete girdi.&lt;/span&gt; Şans o ki yalnızca tek bir tuvalet bulunuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Abi bak yine girdi tuvalete üf yaa. 50 saat çıkmaz şimdi bu. Foça'da da garibim, tam bunun sırası geldiğinde tuvalet tıkanmıştı ahaha.&lt;br /&gt;G: Cidden abi napıyo bu içerde?&lt;br /&gt;T: O konuda benim de şüphelerim var. Düşünsene insanlar bekliyo falan sıra oluşmuş hayvan gibi, bu dışarı çıkınca yüzündeki ifade nasıl olurdu acaba XD&lt;br /&gt;G: Bence bikaç insanı toplayıp sıra oluşturmalıyız abi kapıya kadar&lt;br /&gt;T: Sırada kadınlar ve gayler var ahaha&lt;br /&gt;G: Veya nine olarak kapıya dayanmalıyız, en cart sesimizle 'NE ZAMAN ÇIKIYOSUN KIZIM SEEEN'&lt;br /&gt;T: Sandalyeyi baston niyetine kullanabiliriz! :W&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu fikri hayli hayli benimsemişken Tuğçe hayalgücünün sınırlarını aşmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Abi düşünsene sırada bi nine bayılıyo ahahah tutmaktan zehirlenmiş artık&lt;br /&gt;G: 2.80 uzanmış yere kolonya falan veriyolar ahaha&lt;br /&gt;T: Bi topluluk oluşmuş çevresinde :D:D itfaiye falan geliyo polis arabaları TUVALETTEN ÇIKMIYO BİRİ VAR&lt;br /&gt;T: ahahahaha hatta sahil güvenlik, kaldı mı başka?! :D:D&lt;br /&gt;G: Çilingir geliyo :D:D eğilmiş çılgın gibi uğraşıyo falan açılmıyo zuhauha&lt;br /&gt;T: Ya da şöyle bi şey olabilir kadınlar tuvaletinden ümidi kesmişler artık, kadın erkek ne varsa erkekler tuvaletinin başında sıra olmuş falan&lt;br /&gt;G: kadınlar tuvaleti yoğ aslında iptal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaklaşık 10 dakikanın sonunda biz orda kahkahalarımızla bütün börgırı inletirken:&lt;br /&gt;T: Abi çabuk bitir yemeğini de çıkıp gidelim bi yere saklanalım, 'bunlar tası tarağı almış gitmişler' diye düşünsün zuhauha&lt;br /&gt;G: Ahahaha *o sırada bi kadın tuvalete doğru yaklaşır* BENCE BEKLEMEYİN&lt;br /&gt;T: :D:D:D&lt;br /&gt;G: abi hala çıkmadı baksana kadın kapıyı çalıyo ahaha&lt;br /&gt;T: *eğilir*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o sırada şükür ki kapı açılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Abi kadın gelmese çıkmıcaktın zaten sen gelene kadar yarıldık burda biz zuhaha&lt;br /&gt;E: Kusuyodum kızım ya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cidden kusuyomuş bu arada, ama o ne saçmalıktı lan ahaha. Derken Tuğçe'nin Foça Rock fest anıları kabardı bir anda ve içinde kalanı anlatmak için resmen yemeğimi bitirmemi bekledi. Okumasanız da olur bundan sonrasını, benden söylemesi :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Abi şimdi girdik bu kabinimsi tuvaletlere, bi parfüm sıkmışlar var ya ohh dersin yani. Boğmuşlar resmen. 'Oha lan Ece bak tuvalet bayağı hoşmuş ha' dememe kalmadı, klozetin kapağını bi açtım... BİRİKİNTİ VAR ABİ&lt;br /&gt;G: NEEEY&lt;br /&gt;T: Abi bırak oturursam acaba bulaşır mı diye korktum ben&lt;br /&gt;E: bence bizden sonra gelenler direkt oturmuştur 'aaa sıcacık bi şi bu da ne böyle hmmm'&lt;br /&gt;T: Çamurmuş çamurmuş, bu konser alanında kendime pek bakamadım da ihihihihi *yüzüne sürer gibi yapar*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada benim dudaklarım iyice kabarmış, kolamı fışkırtmak üzereydim ki Tuğçe önümdeki tepsiyi alıp kalkan olarak kullanmaya başvurdu. Derken Ece'ye 'dikkat et bütün erzak sana fışkırır bu konumdayken' uyarısında bulundum, Tuğçe o sırada aynalar konusundan yola çıkarak uygun açıyı ayarlamakla uğraşıyordu. Ece ellerini korunmak amacıyla uygun konuma getirmişti, bu durumda ağzımdan çıkması muhtemel besin yine direkt benim ağzıma giriyordu. Evet 3 kişinin mükemmel hayalgücü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sohbetin ilerleyen dakikalarında Foça anıları iyice rezilleşmeye başladı, nitekim ben bile 'bence tuvalete temizleme amaçlı kürekle falan girseydiniz' gibisinden bir öneri ileri sürmüştüm. Öfff, öfff!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası hoştu ama herkesin kaldıramayacağı kadar rezil bir sohbetti ayrılık anındaki bu kelime bütünleri, ama ben çok çok eğlendim; hem yeni halimi de beğendiler, yaşasığğn!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7143581319039194875?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7143581319039194875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7143581319039194875' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7143581319039194875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7143581319039194875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/02/bermuda-pislik-ucgeni.html' title='bermuda pislik üçgeni'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8727167640691680854</id><published>2010-02-05T01:12:00.005+02:00</published><updated>2010-02-05T01:16:07.775+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Denklem</title><content type='html'>Ben şimdi bağırsam ne olur ki avazım çıktığı kadar... sözcüklerim kaybolur karanlıkta. buhar olurlar. uçup giderler uzaklara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim duyar ki? duysalar bile ne yapabilirler ki? Hiçbir şey. Ah, veya... evet, bir işe yararlar. Yalnız bırakmaya yararlar. kendileri gibi, kendi yalnızlıklarını yaşatırlar başkalarına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kıskançlıktan da değil. zaaftan da. aynı soydanız işte, mahkumuz aynı kurallara. onların ne kadar çiğnenmek için var olduğunu kabul etsek de, bazılarına mecburen uyarız. yalnızlık da bunlardan birisidir işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepimiz, kendi dünyamızda, yalnız birer insanız sonuçta...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8727167640691680854?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8727167640691680854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8727167640691680854' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8727167640691680854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8727167640691680854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/02/denklem.html' title='Denklem'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1114057643875020642</id><published>2010-02-04T23:59:00.007+02:00</published><updated>2011-06-10T02:33:05.330+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>kelebekler, neyi sembolize eder?</title><content type='html'>Liseye adımımı attığım ilk dakika, dün gibi aklımda . O sınıf, o sıralar, çömezliğin getirdiği zorunlu süveteri giyme ve düzenli saçlarla okula gitme alışkanlığı... Bir de, bu durumu öğrendiğim ilk an. Komikti, böyle bir ihtimalin var olması değil de; benim dışımdaki kişilerin bu olasılığı fark etmesi. Daha sonra kabuğunu kırdı ve kelebekler kadar özgür ortalıkta dolanmaya başladı bu olasılık, geldi; çevremde dolanıp durdu, elime kondu ve... onu ufak bir darbeyle kovalayışımdan sonra sadece yakınlarımda; bana belli etmeden gezindiği kanaatine varıp kendini kandırarak dolaşmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey anlattığım gibi gitti uzun bir süre, nitekim lise hayatımın ilk gününden şu saniyeye geldiğimizde bu çekingen kelebeğin jurnali çok net bir şekilde gözler önüne  seriliyor. Her ne kadar bu kanatlıya tapmasam da, çeşitli anlamsız boşluklarımı doldurduğu için varlığını bildiğim halde onu görmezlikten gelmek tatmin ediyordu beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nispet durumlar da söz konusuydu tabii... Kimi zamanlar onun eskisi gibi elime konup kaçmasını, ortalıklarda çekinmeden uçmasını da istiyordum. Fakat biliyordum ki bu arzum geçiciydi ve en ufak bir büyütüşümle zaten müthiş derecede hassas olan bir kelebeğin hayatına son verebilirdim; ki ben de aynı görevi başkasının başında dolaşarak görüyorken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o gün baktım ki, can çekişiyor o... minik kelebeğim... şükür mü etsem yoksa bir oh mu çeksem karar veremeyerek henüz ölmediğine şahit oluyordum. Ona böyle zarar veren kimdir; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;benden başka&lt;/span&gt; kimdir, çok merak etmiştim. Ve yine Tanrı duydu ki sesimi, birkaç dakikaya hemen cevabımı gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Demek eli ayağı çekiyorsun benden... Buna çok, çok sevindim. Sen fark etmesen de yine seni benden daha iyi anlayan yoktu. Sadece kelebekler gibi dolaşacaktın öylece, uzaktan seyredecek ve hiçbir şey yapamadan yuvana dönecektin. ve yaklaşık yirmi dört saatin sonunda... amaçsızca ölecektin. Ben sana benden beklediğini veremedim, aynı şekilde başkalarından da alamadım o beklenileni. Malum gün yaşana kadar &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;aynı kaderi paylaşıyorduk aslında&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;. Mutlu olmanı istiyorum! Benim başaramadığımı onun sana yaşatmasını diliyorum... Ancak bana çok kötü davranıyor, biliyor musun? Sanki her şeyin farkındaymış gibi. Sanki senden kaçıp binbir havayla yoluna devam eden kişinin ben olduğunu biliyormuş gibi. Tanımazlıktan geliyor çoğu kez, cevap vermekten kaçınıyor komplimanlarıma bile... Ben takmıyorum, boşver. Ama sana aynı tezgahı çıkarmasın, o bana yeter...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Aşkını kaybetmemdir beni yıpratan tek nokta. Ama o yanındayken gözlerimin içine odaklanacağına bakışlarının yerlerde dolanması içimdeki bu üzüntüyü siliyor kimi zaman, biliyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin sevgine öyle ihtiyacım varmış ki... ve on yedi yaşındaki bir çocuğun bencilliğine gizlenerek söylüyorum bunları sana.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1114057643875020642?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1114057643875020642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1114057643875020642' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1114057643875020642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1114057643875020642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/02/kelebekler-neyi-sembolize-eder.html' title='kelebekler, neyi sembolize eder?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3698154710849591212</id><published>2010-01-22T16:26:00.007+02:00</published><updated>2010-01-23T18:54:54.724+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bu kadar değişim yeter bağa</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1m6kb_zgZI/AAAAAAAAAZ4/MVnhpAVPwSg/s1600-h/220120103313.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1m6kb_zgZI/AAAAAAAAAZ4/MVnhpAVPwSg/s400/220120103313.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429575960925274514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İki haftalık bir okula-ara programına giriş yapmış bulunmaktayız fakat benim kıçımı devirip yatma planlarım belki de tamamen suya düştü. Gittiğim dershanenin 11. sınıflar için hızlandırması yoktu (yalan değil) ve ben de çılgın bir sevinç nöbetine kaptırmışken 'naaah rahat edersin sen' dalgaları bedenimi sarıverdi. Çorabımızı söken şey ise okulun dergisine tasarımcı olarak atanmamdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;+&lt;/span&gt; Değişim dergisinin tasarımını yap (50 sayfa)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;+&lt;/span&gt; M.U.N. için hazırlık yap (Öğretmenimiz şimdiden elimize kitap gibi bir açıklama tutuşturdu. AÇIKLAMA.) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NOT:&lt;/span&gt; Tatil dönüşünde ise her gün okul çıkışında alıştırma yapma ihtimalimiz varmış.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;+&lt;/span&gt; Sinema kulübüne öyle mal mal gitme bir dahaki sefere, en azından senaryoyu yaz. Çekimler başlayınca ne halt yiyecen?&lt;br /&gt;+ 960 soruluk ödevi bitir&lt;br /&gt;+ Önceden ayarladığın programları da sırayla uygula.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasarım işinden kimsenin anlamaması nedeniyle herhangi bir yardımcımın bulunmaması; CorelDraw'a henüz başlamamın getirdiği acı gerçekler (A4 boyutlarında çalışacaksın uleeyn) dergi konusunda beni bir sıkıntıdan öbürüne gönderiyor. M.U.N.'e hiç girmeyeyim zaten. Ulan bana Myanmar'ın çıkacağını bilsem Afganistan'ı seçer; silahsızlanma komitesine girerdim hatta. Afganistan ve silahsızlanma?! hmm. Ahaha aslında her şeyde bir hayır vardır, gözüm mor kıçım yamuk çıkabilirdim otelden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üff zaten geçen senelerden içime öküz gibi oturmuş eksik gedik konularım vardı benim; 12. sınıfta iyicesine mi tutuştuğumun belgesidir bu da. Ama tatil sevindiriyor beni. En azından &lt;span style="font-style: italic;"&gt;binlerce mongolla uğraşmak&lt;/span&gt; zorunda kalmayacağım, Ecem'in de dediği gibi :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3698154710849591212?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3698154710849591212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3698154710849591212' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3698154710849591212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3698154710849591212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/01/bu-kadar-degisim-yeter-baga.html' title='bu kadar değişim yeter bağa'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1m6kb_zgZI/AAAAAAAAAZ4/MVnhpAVPwSg/s72-c/220120103313.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1481575046038352181</id><published>2010-01-18T19:00:00.007+02:00</published><updated>2010-01-18T19:12:13.652+02:00</updated><title type='text'>caged</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1SWUITn5cI/AAAAAAAAAZw/V4t4IvvSLiU/s1600-h/sad_clown_by_danluxe.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 250px; height: 282px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1SWUITn5cI/AAAAAAAAAZw/V4t4IvvSLiU/s400/sad_clown_by_danluxe.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428128723459630530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki... 'İstemek', bu paragrafta yolunu şaşırmış bir sözcük aslında... istediğinde yapar insan. Peki ben? Tanıdık başarısızlığım... hapsettiklerim de nispet yapar gibi esaretten kurtulma çabasına girdi yine. ben ne yapabilirim? bıktım artık sizden. kavgalarınızdan. uzlaşamamanızdan. nedir ruhumdan istediğiniz? neden sizin yükünüzü hep o taşımak zorunda? mutlu olmayı bilmez misiniz siz? isteyin hadi, bir kere de mutlu olmayı isteyin. yalnızca bir seferliğine kendinizde arayın o ulaşamadığınızı. başkalarında değil. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;başkalarından geleceklerle&lt;/span&gt; değil... çabalarınızla mutlu olmayı deneyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hapsetmek... bu çok kötü... geçmesini beklemek... ve asla tamamen geçmeyeceğini bilmek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1481575046038352181?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1481575046038352181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1481575046038352181' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1481575046038352181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1481575046038352181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/01/caged.html' title='caged'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S1SWUITn5cI/AAAAAAAAAZw/V4t4IvvSLiU/s72-c/sad_clown_by_danluxe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-405875984501505770</id><published>2010-01-10T22:10:00.005+02:00</published><updated>2010-01-13T18:55:03.254+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>muner gurl and her soldier</title><content type='html'>Askere giden abimi ziyaret etme planımız zaten günler öncesinden hazırlanmıştı ve ben kaçıracağım üç adet kolumsu sınavı (Edebiyat - Matematik - Biyoloji) hiç takmayan tavırlarla etrafta gezinmekteydim. Hocalara teker teker mazeretimi bildirdim ve aynı gün 'bu sefer gidicem lan, bu kursa gidicem artıkh' diyerekten Amerikan Kültür Derneği'nin sınavına girdim. Gramer dersleri kafamı sıraya koyup uyumamdan başka bi işe yaramadığından pratik kursunu tercih ettim fakat 15 kurluk bu sistemde konuşma sınıfına dahil olmam için en az 11. kura kapağı atmam gerekiyormuş. Eh, zorunluluktur yap gitsin modunda sınava girdim ve son hazırlıkları da yaptıktan sonra ertesi güne hazırladım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüsümüz saat 12'de kalkıyordu ve sınav sonucumu da sabah 10'dan önce öğrenemediğimden neler yapmışım sorusunu tam evden çıktığım sırada cevaplandırmak durumundaydım. Ayrıca başımda M.U.N. (açıklayacağım onu da yeee) gibi bir dert de olduğundan sınav sonucumu ölüm kalım meselesi haline getirmiştim. Odamın dibindeki telefona sarıldım ve annem başımda korkuluk gibi beklerken sonucumu işittim ahizeden: 8! Sesim titredi, ciddi misiniz yaa tarzı bi şeyler geveledim ve telefonu kapatır kapatmaz yanaklarımda o sımsıcak yaşları hissettim. İngilizce'yi biraz da gurur meselesi yaptığımdan 8'in ağırlığı iyice üstüme çöktü ve dizlerimi bükerek yere attım kendimi. Derken annem 'Hayır 9. kursun' diye itiraz etti ama pardon da... N'oluyo lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah evet, bu sadece bir rüyaydı ve odama giren güneş ışınları hissetmek hiç bu kadar güzel olmamıştı. ''Ay 8'dim ya ühühühü nasıl 8 olabilirim lan?!'' tarzı bir tepkiyle yatağımdan doğruldum ve banyoda traş olan babamı selamladıktan sonra mutfaktaki telsize sarıldım. Meşgul Allah meşgul, ulan hadi be zaten geç kalkmışım; çık artık Allah'ın belası! feryatlarıyla bir de yanlışlıkla operatöre bağladım bizim evin hattını, hassiktir edalarıyla numarayı tekrar çevirdim ve 5-6 denemeden sonra meraklı sonuççulardan sıyrılarak bayanın şakırt şakırt sesleri eşliğinde (bu cümle bitsin artık) benim kağıdımı aramasına eşlik ettim. Derken ''Gülfer hanım 12. kurdasınız.'' dedi hatun bana, ''GÖRDÜN MÜ RÜYA EFENDİ KOYDUM SANA KOYDUM'' diyerek (bunu kadın duymadı tabii ki) telsizi bir köşeye fırlattım ve ''12 çıkmışım yeeey'' sesimin koridora dolmasına izin verdim. Pratik kursuna yazılma işini de biz Ankara'dayken eniştem halledecekti mecburen, ama asıl olay M.U.N.'deydi ve sonuçlar muhtemelen ben otobüsteyken açıklanacaktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bavulları toparlayıp servisin yolunu tuttuk ve teyzemler de bize eşlik etmeye geldi, bol öpücük ve mükemmel hindistan cevizli kurabiyelerini abime yolladılar aynı zamanda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümdeki sınavları düşünmemek için kendimi kasarak etrafı izlemeye başladım, ipod'um ve kitabım en sadık dostlarımdı her zamanki gibi. O an Sinan'dan gelen mesaj biraz keyfimi bozmuştu maalesef, Biyoloji sınavımın yangından mal kaçırırcasına Pazartesi günü yapılacağı haberini bildirmişti bana. İçimden üç AQ bi sıçam okuduktan sonra tekrar pencereye döndüm, diğer arkadaşlardan gelen mesajları yanıtlayıp telefonu çantaya attım; müzik dinledim, kıvrandım manzara izledim derken... Şu telefona bi daha bakiyim dedim, derken yeni bir mesaj ve evet tam o saat... M.U.N. toplantısı - M.U.N. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sonuçları&lt;/span&gt; toplantısı hatta... ''Tanrı'm yoksa onunla ilgili bi şi mi'' düşüncesiyle ''Open''a bastım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönderen: Seloş&lt;br /&gt;kız gülfer ben gökçe &lt;span style="font-style: italic;"&gt;emüyem&lt;/span&gt; midir nedir ona seçildin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçildin... Seçildin... SeçildiM... NEEEEEY&lt;br /&gt;''Seçilmişim!'' ve derken annemin bana sarılması ve babamın enseme bir tokat şaplatışı bir oldu (evet karşı koltuktan uzandı adam) Ben. M.U.N.'e. Seçildim lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S0pCUFm9QCI/AAAAAAAAAZo/Blm40htvy-M/s1600-h/muntr_ust.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 90px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S0pCUFm9QCI/AAAAAAAAAZo/Blm40htvy-M/s400/muntr_ust.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425221613991575586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;~~~~~~~~&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;O zaman bi açıklama köşesi atalım bureye:&lt;br /&gt;Benim tanıştığım cümleyle, What is M.U.N.? ile; hatta.&lt;br /&gt;Model United Nations'ın kısaltması oluyor kendileri ve birçok, pek çok ülkede düzenlenen bir etkinliğin başlığı da diyebiliriz bu harf harmonisine. Yılda bir kere hayata geçiriliyor ve çeşit çeşit insan, etkinliğin yapıldığı ülkeye gidiyor. Birleşmiş Milletler'in gençleşmiş versiyonu bir nevi. Dünya sorunları masaya yatırılıyor ve sen orada delege görevini yapıyorsun, söz konusu durum hakkındaki düşüncelerini ve çözüm önerilerini dile getiriyorsun. Tabii ki iletişim aracı olarak İngilizce'yi kullanıyorsun. Bizim okulda da bir seçim yapılmış ve ben essay'imin konusu olarak nükleer silahları seçmiştim. ve şimdi de onca insan arasından, o gruba... ben de seçildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak 1-5 Mart tarihleri arasında Antalya'ya, muhteşem bir otele gidiyorum ve elin arabıyla İngilizce konuşuyorum, hatta tartışıyorum lan. Eğer bu 2. katılışım olsaydı yurtdışına çıkma ihtimalim de bulunacaktı ancak... kader!&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;~~~~~~~~&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;12. kur ve emuen sevincimden sonra rahat bir yolculuk geçirdim ve Ankara da bana koca koca binalarıyla kucağını açtı. Ertesi gün kendimizi direkt Etimesgut'ta bulduk, Zırhlı Birlikler'in yayıldığı bilmem kaç dönümlük alanda törenin yapılacağı kısma doğru ilerledik. Etraf direkt ana baba günüydü, hatta yedek subay elbiseleri içinde ortaya çıkacak abimi görmek için kıçımı yırttım desem yeridir. Az daha gayret, bir teyzemin de ağzını yırtacaktım da neyse ahah&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Teyze eğil, istediğin gibi dur tamam da abimi göremiyorum önümü kapatm---&lt;br /&gt;- Önünü gapamıyom ben senin sen başga yire geç&lt;br /&gt;- Teyze tamam rahat ol da önümü kapat---&lt;br /&gt;- GEÇMEYOG ÇEKİLMEYOG SEN GET&lt;br /&gt;- hasbinallah ya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fantastik teyzenin sabır konusunda Cansu'yu da denediğini törenden sonra kahkahalar eşliğinde öğrendim, ay ne çirkef kadınmış ya safsasad. Neyse ben dirsekleyerek, şunu bunu yaparak abimi yürüyüş sırasında görmeyi, aynı zamanda çığlığı basmayı da başardım. AY ÇOK YAKIŞIKLIYDI LAAAN! Annem de direkt duygusal moda bağladı, millet hem gözden hem burundan yaşlar dökerken bir dershane arkadaşımla o kalabalığın içinde rastlaşmam da olayın tuzu biberiydi tabii. Hasret kardeşliği ehüe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradaki olay bir klasik olan fotoğraf çekimiydi tabii, o yorgunluğun ve özlemin üstüne herkes kameralara saldırmıştı. Hatta askerin biri (ne taştı ama!) minnacık cüssesiyle bir kare yakalamaya çalışan anneme yardım etmek için eğilmeyi bile göze almıştı! (centilmeniz bi de) (tamam Gülfer sakin ol) (acaba hangi bölümden mezun) (AY SANANE)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, abime gelen muhteşem hediyelerden birini sizinle paylaşmalıyım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S0pBorz4QII/AAAAAAAAAZY/dM0PG8eMjPQ/s1600-h/080120103268.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S0pBorz4QII/AAAAAAAAAZY/dM0PG8eMjPQ/s320/080120103268.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425220868332077186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karınca yuvasını aratmayan askeriyeden ayrıldıktan sonra Ankara'yı keşfe çıktık, Cansu'nun kuzeni de rehberimiz olarak bize eşlik etmekteydi. İlk durağımız Tunalı Hilmi'ydi ve pek hareketli, pek şık bir yerdi burası kanımca. İşin en acı kısmıysa o caddeye kadar gidip Kuğulu Park'ta 5 dakika bile geçirmememizdi. Ben abimin koluna yapışık, abimin kolu Cansu'nun boynunda, bizimkiler de yanımızda şirin şirin ve rehberimiz Ezgi'yle pek sevimli bir tablomuz vardı doğrusu. Ha ayrıca, o gittiğimiz Aspava(Açılımı 'Allah sağlık para afiyet versin amin''miş)'da yediğim dürüm ne hoştu öyle, bir de boğazına düşkün insanın önüne sunarsınız ya şöyle şeyleri Allahsızlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saatlik zaman dilimini tamamladıktan sonra da Kızılay'ı (ben pek sevdim orayı, ayrıca Pantera ve Dream Theater tişörtleri de çok seksiydi); Tunalı Hilmi'nin üstü olan Arjantin'i, Ankamall'ı gördük. Akköprü'ye gitmek için metroyu kullanma fikrinin bizi bayağı kastırdığını tüm içtenliğimle belirtirim. İzmir'deki kentkartı bastır makineye geç, buradaki sistem nedir böyle şekerim; kağıdı atıyosun da aşağıdan fışkırtıyo da - ahaha evet metro kartını anlatıyorum ben şu an. Ezgi'nin de eksikliği o an kendini tam anlamıyla 'köyden indim şehire' havasıyla kendini hissettirmişti. Binbir kırolukla Ankamall'a varabildik neyse ki. Hatta Ankamall'da bulunduğum dakikalarda Aykut direkt yetişmişti ''GÜLFER SORSANA ŞU OYUN KAMPANYASINDA İSTEDİĞİMİZ ŞEYİ ALABİLİYO MUYUZ'' şeklinde. Ay çocuk oyunsuz duramıyor iki dakika lan sadfsad, geziyodum ben ama?! :D Zaten girişimiz de ayrı bir olaydı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben: Ay sonunda gelebildik şu...&lt;br /&gt;Abim: ANGAMAL&lt;br /&gt;Ben: Ankamall'a, evet. Güzelm...&lt;br /&gt;Abim: ANGAMAL&lt;br /&gt;Ben: Duyuyo musun sen b...&lt;br /&gt;Abim: ANGAMAL&lt;br /&gt;Ben: peki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk formundan hiç düşmemiş ya, bunu en iyi anladığım olay ise kendisinin ağzından dökülen ''Gülfer 'Ankaray''ı tersten okusana ahahah'' cümlesi olmuştu, sahfgsadf. Ayrıca yoldaki bir kadının ''Affedersiniz Borazan Sokak nerede acaba?'' sorusuna resmen kadının yüzüne gülerek cevap vermişti, tipik İlker manzarası işte. Hatta bu sorunun üzerine bir de espri yaptı ancak ne kadar yarıcı da olsa onu yazmayacağım bu sefer, kızar mızar şimdi başıma dert alamam böhühüh :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh, ayrılış Ankara'da geçirilen bu keyifli üç gün kadar hoş değildi haliyle ama en azından bir ay sonra abime verilecek iki haftalık izin benim tesellim olabiliyordu. Güzeldi, hoştu; Ankara da renkli bir şehirdi ama İzmir kadar sıcak değildi maalesef; abim zaten dünyalar şekeri insan... Şimdi de benim üzerime düşen sorumluluklar var sırada, onları anlatmayacağım hayııır *kaçar* Gidip Felsefe çalışayım ben, evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANGAMAL-GARUM-BORAZANSOHAH&lt;br /&gt;bu da yeni tekerlememiz. Püf noktası: en boru ses tonuyla hıpızlı okumak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-405875984501505770?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/405875984501505770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=405875984501505770' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/405875984501505770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/405875984501505770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/01/muner-gurl-and-her-soldier.html' title='muner gurl and her soldier'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/S0pCUFm9QCI/AAAAAAAAAZo/Blm40htvy-M/s72-c/muntr_ust.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2423940690698793006</id><published>2010-01-03T18:26:00.003+02:00</published><updated>2010-01-03T18:35:32.822+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Kontrast</title><content type='html'>İnsanın kendisini engellemesinden daha kötü bir şey yok.&lt;br /&gt;İnsanın &lt;span style="font-style:italic;"&gt;duygularını&lt;/span&gt; engellemesinden daha kötü bir şey yok...&lt;br /&gt;Ama öyle acımasızdır ki vereceği zerre kadar mutluluk yüzünden tonlarca acı çekersin.&lt;br /&gt;Anlamış olacağım ki ben mantığımın sahneye çıkmasına izin veriyorum.&lt;br /&gt;Duygularımı anne şefkatiyle sarsın, kollasın diye.&lt;br /&gt;Pek hoşgörülü bir ortam çıkmayacak tabii karşıma... Mantığın eleştirisi ve tedbiri, duyguların istekleriyle çelişecek çoğu kez.&lt;br /&gt;Tıpkı anne-çocuk arasında gidip gelen keskin ama bir o kadar da yararlı tedbirler gibi.&lt;br /&gt;Bu sefer bencilce davranıp ruhumun biraz da olsa rahata ermesini izlemeliyim.&lt;br /&gt;Bu sefer kendimi düşünmeliyim.&lt;br /&gt;Mantığıma sığınmalı, kendimi düşünmeliyim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2423940690698793006?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2423940690698793006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2423940690698793006' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2423940690698793006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2423940690698793006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/01/kontrast.html' title='Kontrast'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2460301541620838671</id><published>2010-01-01T19:19:00.003+02:00</published><updated>2010-01-01T19:31:25.886+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Vahdettin</title><content type='html'>- Lan şurdaki film dvdlerini sırayla geçip bana içlerinde neler varmış bi okusana&lt;br /&gt;- *okur*&lt;br /&gt;- geç ya izledim onu başka bi şi var mı&lt;br /&gt;- *diğer dvdye geçer* ııı bu ne ya Vahdettin mi yazıyo burda&lt;br /&gt;- ne Vahdettin'i lan&lt;br /&gt;- ay yok Vendetta'ymış&lt;br /&gt;- abi geber Vahdettin ne be *masayı yumruklar* *ashfgashgd efekti*&lt;br /&gt;- ne var yaa gözüm görmüyo salak *kopar*&lt;br /&gt;- taşlarlar abi taşlarlar seni ahahaha&lt;br /&gt;- kes be bok :D:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç dakika sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bu ne burda pirates of karıben&lt;br /&gt;- abi o hangi film&lt;br /&gt;- anlaşılmadı di mi :D:D karıben abi&lt;br /&gt;- abi payrıts of kerbiyını mı diyosun sen yoksa&lt;br /&gt;- oymuş evet&lt;br /&gt;- mauhauhauh pirates ne lan :D:D pilates de bari :D:D&lt;br /&gt;- abi onu geç karıben dedim ya ahahaha&lt;br /&gt;- ... :D:D:D git gözlüğünü tak allahın cezası&lt;br /&gt;- üühhüühü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ertesi gün... biri posterleri karıştırır, öbürü ardından seslenir&lt;br /&gt;- o kimin posteri lan şan pol mü&lt;br /&gt;- ceza posteri bu abi&lt;br /&gt;- ...&lt;br /&gt;- :D:D:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi şey demiycem abi. kimliğini vermiyorum senin, raadol :D:D (gerçi ceza konusundaki epic fail bana ait sfasad)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2460301541620838671?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2460301541620838671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2460301541620838671' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2460301541620838671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2460301541620838671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2010/01/vahdettin.html' title='Vahdettin'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2653445089076152032</id><published>2009-12-30T19:38:00.001+02:00</published><updated>2009-12-30T19:43:46.474+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>akrabam mısın nesin lan ahah</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/umElpJYCbZM&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/umElpJYCbZM&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özçetinler metalheaddir abi, istisnasız.&lt;br /&gt;(ay şarkıyı çok beğenmedim yalnız, ne yaptın kız asena :P yeter ki bi suuus)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2653445089076152032?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2653445089076152032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2653445089076152032' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2653445089076152032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2653445089076152032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/akrabam-msn-nesin-lan-ahah.html' title='akrabam mısın nesin lan ahah'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1731811807798059630</id><published>2009-12-27T16:47:00.005+02:00</published><updated>2009-12-27T19:06:51.236+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>a friend made of concrete</title><content type='html'>Evim olsun. Cephesi bembeyaz... Yer yer yeşilliklerle süslenmiş duvarları ve kapısına doğru giden taşlı yoluyla, lükslüğün doğallıkla birleşebileceğini kanıtlasın. Muhiti güzel olsun. Ama yüksek muhitlerde kaybolan arkadaşlıklardan eser bulunmasın evimin yerleştiği bölgede. Kardeş gibi yaşasın insanlar. Geniş evler ve kazanılan o uçuk miktardaki paralar, köprüler kurmasın insanların arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafif yokuşta bir yerlerde olsun benim evim, villam. Benim imzamı taşısın her bir köşesi. Arabamı bahçe kapısına yakın bir yerlerde park edip adımlayayım o taşlı yolu. Biraz ilerledikten sonra işini bitirip yaşam alanımı terk etmek üzere olan yardımcımı göreyim. Bana en içten gülümsemesiyle el sallasın ve vedalaşıp evi bana bıraksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek hoş görünümlü bi&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SzeUHwluJFI/AAAAAAAAAYw/FLdE9L8bbRM/s1600-h/Villa_by_karyaazure.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 231px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SzeUHwluJFI/AAAAAAAAAYw/FLdE9L8bbRM/s320/Villa_by_karyaazure.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419963537586791506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;r aksesuara sahip anahtarımla açayım güzel evimin kapısını. Geniş ve yeni temizlenmiş salonun havasını doldurayım ciğerlerime, daha sonra da akşam sefamın vazgeçilmezi oyun konsoluma bakayım. Günün stresini atarcasına anahtarı masaya fırlatayım, kollarımı iyice gererek adımlarımı yukarı kata yönelteyim. Malum, iş kadını olmak zor... Gün boyunca beni sarmış fularımın omuzlarımdan kayıp gitmesine izin vereyim ve yatak odama çevireyim rotamı. Baş ucumdaki vazgeçilmezime mesaj gelsin birkaç arkadaşımdan. Onları okuyayım ve yüzüme samimi bir tebessüm yayılsın. Daha sonra da üşengeçliğimi yenerek üstümü başımı çıkartmaya eğileyim. Tek kişilik yatağımdan kalkma gayretini gösterip vazgeçilmezim olan eşofmanlarımı giyeyim. Evin sessizliği beni büyülesin... ve aynadan kaçarak odadan atayım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O an evimin en mükemmel köşesinde bulayım kendimi... Kitaplar ve resimlerle harmanlamış, tam ortasında piyano bulunan o sanat odası göz kırpsın bana. Sıkıntıdan karaladığım resimler, yazdığım ve büyük ihtimalle yarım bıraktığım romanlar; aşırı düzenli görüntüleriyle gözüme çarpsın. Bazı resimlerim o kadar güzel olsun ki, duvarlarımda yer bulsunlar. Birçok kalem barınsın benim kütüphanemde, raflarımsa sevimlilik yarışına girsin; her bir kata özenle yerleştirilmiş süsler kitap sevgimi yansıtsın. Odanın havuza bakan kısmında aşırı rahat bir koltuk bulunsun, tam yanında da kahvemi koyabilmek için yerini almış bir komidin tabii...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evim, güzel evim! Ben tasarlamışım bu evi. Ben düzenlemişim, dekoru benim; her şeyi benim... Alınterimle kazandığım paralar meydana getirdi bu evi, bu bahçeyi. Hayallerim attı temelini... Tamamen bana ait ve arada sırada misafirlere açan kapısını... bu ev, bu villa, bu tek kişilik yuva.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1731811807798059630?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1731811807798059630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1731811807798059630' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1731811807798059630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1731811807798059630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/friend-made-of-concrete.html' title='a friend made of concrete'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SzeUHwluJFI/AAAAAAAAAYw/FLdE9L8bbRM/s72-c/Villa_by_karyaazure.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6550012214007003233</id><published>2009-12-19T21:44:00.007+02:00</published><updated>2009-12-25T00:00:40.003+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Drowning</title><content type='html'>&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sy00oqFfH3I/AAAAAAAAAYY/-fIHFSCDwig/s1600-h/The_Sea_by_Jean_Genie.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 297px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sy00oqFfH3I/AAAAAAAAAYY/-fIHFSCDwig/s400/The_Sea_by_Jean_Genie.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417043799893286770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bugün de etkisinden kurtulmak için çaba sarfettiğim o garip rüyalardan birini gördüm... Hayrolsun diyeceğim ama her ne kadar güzel bittiğini söyleyebilsem bile pek iyiye yoramıyorum bu rüyayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin en derin anlarından birisiydi. Bakırdan kayalarla yapılmış, yer yer ateş kütleleri barındıran; iki katlı garip bir mekandaydım.  Benimle beraber dört kişiydik burada. Çok yakın arkadaşlarımdan biri, O, abim ve ben... Hepimiz ayrı köşelerdeydik ve ne denli tehlikeli bir yerde olduğumuzun farkındalığını taşısak bile pek tınmıyorduk bu durumu. Yakın arkadaşım kendi kendine bir şeylerle uğraşıyordu, O; karanlık maranlık dinlemeden deniz başında gazetesini okuyordu ve abim de ciddiyetle önündeki nesneyle ilgilenmekteydi. Bense dolanıyordum öylesine... Derken abime sarılıp onu öpmek istedim ancak o işinin bölündüğü gerekçesiyle beni tersledi, ''Öpme şimdi'' diyerek yüzünü buruşturdu ve beni koskocaman hayalkırıklığımla baş başa bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlık çöktü bir anda üstüme. Başımı, birkaç metre aşağımdaki denize çevirdim. Benim her zamanki halime alışkın yakın arkadaşımsa; O'nun, O olduğunu ima etmek için çeşitli espriler yapmaya başladı. Kendisine yanıt olarak garip garip kaş göz işareti yapacağımı veya komedi bir el hareketi çekeceğimi düşünüyordu muhtemelen... Bense hiç tepki vermedim, arkadaşım esprilerine devam ederken O sadece gülümsemekle yetindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek ilgi alanım gecenin karanlığıyla bütünleşmiş kömür karası denizdi. Dalgasız deniz, hatta içinde köpek balıklarının yüzdüğüne emin olduğum deniz! Birkaç adım attım, ikinci kata dahil olan iskele vari çıkıntıya doğru ilerleyip oranın en başına geçtim. Başarabildiğimce hızlı koşmaya başladım... Ve sonra, denize atladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir denizdi ki, beni bataklık gibi içine çekmişti. Artık önceden bulunduğum ortama dair hiçbir görüntüyü seçemesem de arkadaşımın şaşkınlıktan yuvalarından fırlayacak gözlerini hissedebiliyordum. Tehlikeli balıkların bana doğru yaklaştığını... Sanırım ölüm beni de bulmuştu. Denize saplanan vücudumu refleks anlamında çırpınmaya bırakmıştım sadece, sonunu kestiren bir çaba... Boğulmasına milimler kalmış bir beden... Derken, bir el tuttu kolumu.  Bir kol sardı belimi... Yanılıyor muydum ben, yoksa O muydu? Suyun içinde bir o yana bir bu yana dalgalanan saçları iyice yaklaştı bana. Zaten ona sarılı yaşayan ruhumdan sonra bedenimin de aynı konuma geçmesine izin verdim... Dolunayı fark ettim birkaç dakikaya, tıkanmış boğazıma oksijeni çekerken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sardı, çıkardı beni bakır rengi mekana. Kucağına aldı ve ''Neden beni kurtardın'' demek için yalvaran dudaklarımı hareketsiz kıldı o güzel gözleri. Islanmış saçlarından damla damla deniz  yanaklarıma akıyordu. Baktım, kıyamadığım o gözlerine bıraktım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın arkadaşım da şok olmuş bir ifadeyle olan biteni izlemekteydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6550012214007003233?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6550012214007003233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6550012214007003233' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6550012214007003233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6550012214007003233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/drowning.html' title='Drowning'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sy00oqFfH3I/AAAAAAAAAYY/-fIHFSCDwig/s72-c/The_Sea_by_Jean_Genie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7495533837004744687</id><published>2009-12-19T15:16:00.006+02:00</published><updated>2009-12-19T15:29:29.586+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>çoklat kız</title><content type='html'>bizim zamanımızda bunlar vardı lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/pNrw_aGPgyc&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/pNrw_aGPgyc&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* klibin başındaki konuşma balonları&lt;br /&gt;* turist kafilesinin içindeki ragga oktay manzarası&lt;br /&gt;* tepedeki yeşilli kabadayı amcam&lt;br /&gt;* 'yamamilimom' tarzındaki efekt&lt;br /&gt;* simsteki azrail yandaşı ada kaçkını kızları aratmayan oynak ablalarım&lt;br /&gt;* 1:42'de giren, 3 yaşındaki çocuğun bile tırsmayacağı hayalet ögesi&lt;br /&gt;* 2:20lerdeki beyazlı arkadaşın aniden atar gösterisi yapması&lt;br /&gt;* klip boyunca yaprakları bitemeyen papatya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yetmedi mi? al o zaman!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/erqo-tgbjHI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/erqo-tgbjHI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ashfsahgasf.&lt;br /&gt;Ve bir de&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=6VXMO_j2jnA"&gt; İlay'ın favorisi&lt;/a&gt;ni paylaşmalıyım sizinle. Çılgın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7495533837004744687?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7495533837004744687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7495533837004744687' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7495533837004744687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7495533837004744687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/bizim-zamanmzda-bunlar-vard-lan.html' title='çoklat kız'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3769476833098190387</id><published>2009-12-11T23:59:00.003+02:00</published><updated>2009-12-12T00:16:16.490+02:00</updated><title type='text'>tek çocuk</title><content type='html'>Eve gelince hemen onun odasında bulurum kendimi. Muhtemelen bilgisayar başında olan kendisine sarılır, o güzel kokusunu içime çeker; yanaklarını öpüp sevgimi yansıtırım ona. Olgunluğu, tesellileri, sabrıyla da takdirimi her zaman kazanır o benim. Bana gelecek her türlü tehlikeye karşı kalkanımdır sanki, hissettirdiği güven bile kendimi savunmama yetecek derecededir... Canım, birtanem; yerini kimseye veremeyeceğim kişi... Gülümsemesi dünyaya bedel. Kelimelerden taşan biri... Abim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gittin. Çok uzaktasın benden. O gayretini hatırlayayım diye kitaplarını bıraktın bana. Kıyafetlerin kaldı geride, kokunu hissedeyim diye. Sayısız kez imdadıma yetişen kredi kartın yerini bellemiş masanda; beni bir nebze gülümsetmesi için... Sevgin kaldı... Beni teselli etmesi için. Sen kaldın... Kalbimde... Asla gitmedin ki... Kalbimden asla gitmedin ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dağınık, hırçın; zor günlerinde toparladığın kardeşin senin için dua ediyor yine. Yüreği mekik dokuyacak İzmir - Ankara yolunda. Vatan sana muhtaç, abilerin en güzeli... Şerefinle git; şerefinle gel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun açık olsun asker!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3769476833098190387?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3769476833098190387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3769476833098190387' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3769476833098190387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3769476833098190387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/tek-cocuk.html' title='tek çocuk'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8068993944373904078</id><published>2009-12-06T16:31:00.004+02:00</published><updated>2009-12-06T17:41:47.002+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>hangisi girecek uleeeeyn</title><content type='html'>Bayramda yaşadığım ve kuşkusuz herkesin 'adam gibi dersi dinlemezsen(iz) böle olur' yorumunda bulunabileceği trajikomik ve bir o kadar da illallah getiren olayı yazmalıyım buraya. Şartlandırdım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün okullar açılacak ve kitabını kalbi kadar temiz bırakan benin içinde deeerin bir vicdan azabı boşluğu bulunmaktaydı, ayrıca bayram gününde saatin bilmem kaçında kalkmanın tesiri de mal mal etrafa bakınma olarak üzerimden okunuyordu. Uyandırması için (hiç başaramadı) telefonumun alarmını acımadan sabahın körüne (10) kurmuştum ancak bu çabalarım sadece annemin 'benim kafam şişti o hala kalkamadı yeter be ev inledi' diye yakınmasına yaramıştı. Derken birbirine yapışmış göz kapaklarımı aralayacak gücü buldum kendimde, elim komidindeki ipod'a uzandı ve rüyamda görmüşçesine net sayfalarına daldım. Derken telefonuma bir mesaj geldi, 'zaten bir bokuma yaramıyosun uyandıramadın bile' (bu konuda suçlamamalıyım aslında onu) yorumuyla telefonu elime aldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimden: Seloş (yazık kıza)&lt;br /&gt;dil anlatım kitabımı okulda unutmuşum bana konuları yazıp yollar mısın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime: Seloş&lt;br /&gt;ne alaka ya napçan dil anlatımı, ben de okulda unutmuşum kitabı zaten neyse. sınav mı var ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umursamaz bir tavırla telefonumu eski yerine yerleştirirken parmaklarım yine ipodun dokunmatik ekranına gitti, bu seferki durağım twitter adresimdi ve Ege'den gelen iletiyle karşılaştım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Dil anlatıma ne çalışıyım?'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Ha ben çok dinliyom dersi herkes bana soruyo' tepkisinden önce 'Hasktir' çekmem gerekiyordu bence, çünkü yarın olacağım dil anlatım sınavı gibi bir vaka vardı sahip olduğum; henüz haberini aldığım. Ege'ye de geveledim bir şeyler ve o ahmak ifademle 'yarın sınav mı var&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ciddi ciddi&lt;/span&gt; ya hehelöhöhö' sözcükler bütününü sayıkladım içimden. Ve Selen'den gelen muhteşem cevap...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Yarın hangi sınavlar var?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ne lan şimdi?&lt;br /&gt;Kızla karşılıklı 'soruşma' nöbeti geçirdik bir süre, 'yeter uleeyn emin olacam bi de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;boşu boşuna&lt;/span&gt; çalışmiyim' düşüncesiyle emesen'e girdim ve Ege2'ye danıştım bu sefer. Ortak ve test usulü bir dil anlatım sınavımızın Salı gününe işlendiğini öğrendikten sonra mutlu mesut odama döndüm, müzik dinledim. (evet ders çalışmadım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra içime bir kurt düştü, Tuğçe'yle mesajlaşırken 'Ya hacı emin olamadım, yarın hangi sınavlar var?' cümlesini de araya sıkıştırmak aklıma yatıverdi o an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimden: Tuğçe&lt;br /&gt;Neee Dil Anlatım mı, yarın &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Din&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Almanca&lt;/span&gt; yok mu yaaa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben: ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇÜŞ?!&lt;br /&gt;En azından Almanca'nın ortak sınav olmayacağından emindim (bu kelimeyi kullanırken çok çelişkilere düşüyorum artık), Din ve Dil anlatım kitaplarım da yanımda bulunmadığından 'anca okulda bakarsın sen' kanaatine varıp istifimi bozmadım. Ama her kafadan bir ses çıkınca içim de rahat etmedi tabii, kuruyasıca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranıyor... Göküçeee&lt;br /&gt;- Anneeem yarın Dil anlatım sınavı mı var?&lt;br /&gt;- Neee yarın &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tarih&lt;/span&gt; yok mu?&lt;br /&gt;- NEEEEEEEEEEEY&lt;br /&gt;- Ne Dil anlatım'ı yaaa vat dı fak yaaa&lt;br /&gt;- Kızım Tarih 2'sinde lanet olsun onu doğru biliyim artık lan&lt;br /&gt;- Dur ben bi Melisa'yı ariyim, cidden tarih yok sanırım yarın :S&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 saniye sonra, Melisa'yla hangi türden bir hızla konuştuysa artık:&lt;br /&gt;- Gülfeer şu an 2 telefon tutuyorum birinde sen birinde Melisa varsın (o duyduğum çığlıktan anladım zaten, öbür telefondan yetişiyo kız) (hoş kendisinden farkımın olmadığını saatler sonra; günün her anı böğürme fantazisi yaptığım kararını alan Melisa'dan öğrenmiştim)&lt;br /&gt;- İiiik (evet o çığlık)&lt;br /&gt;- Melisa tamam yaa ben de bilmiyodum abi boşuna çalışmış olabilirsin ben de farklı değilim&lt;br /&gt;- EEEK&lt;br /&gt;- Abi bi susun ya, napıyoruz şimdi yarın?&lt;br /&gt;- Kalıyoruz abi öylece bakıyoruz :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mal ötesi mal ve Gökçe'nin duyma kapasitesini katlayan konuşmadan sonra Dil Anlatım ve Din çalışma kararını almıştık kendi kendimize, derken... (Şu derkenlerin kökü kurusun)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimden: Tuğçe&lt;br /&gt;Abi metallicalı donumdan sonra ayrın mey...&lt;br /&gt;ay yanlış mesaj pardon:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimden: Seloş&lt;br /&gt;Gülfer pardon mesajlarım gitmemiş sanırım, Büşra ve Gizem'e de (90 altı notu bulunmayan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;yaratıklar&lt;/span&gt;) sordum; yarın Dil anlatım yokmuş; sadece Din varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eh artık... a. koydunuz yani?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranıyor... Göküçeee&lt;br /&gt;- Abi yarın sadece Din varmış ya GİZEM VE BÜŞRA'ya sormuş Selen&lt;br /&gt;- Oha Mel'e de haber veriyim ben o zaman, abi bu ne ya&lt;br /&gt;- vat dı fak bence.&lt;br /&gt;- vat dı fak duuud.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün... Fizik sınavı olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demiycem artık tamam :D:D Din sınavı varmış sadece kıçı kırıktan. Hoş 40 soruluk testin 5 sorusunda loto oynadım ama; ne olacak sonum bilemiyorum :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8068993944373904078?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8068993944373904078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8068993944373904078' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8068993944373904078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8068993944373904078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/12/hangisi-girecek-uleeeeyn.html' title='hangisi girecek uleeeeyn'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2851304710668574305</id><published>2009-11-30T01:22:00.003+02:00</published><updated>2009-11-30T01:44:27.960+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Memories will stay and find their way!</title><content type='html'>Az önce teyzemler bizdeydi. Yemektir, film ve kitap sohbetidir; geyiktir - mükemmel bir gece geçirdik. Anneannemin çocuk gibi 'hadi eve gidelim artık gari' diye tutturması dışında her şey mükemmeldi - aslına bakarsak teyzemin ''git de paçalı donunu gösterip otostop yap o zaman, bayramdayız be'' yanıtını vermesi de oldukça eğlenceli bir durumdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanat sohbeti bayağı bir kuşatmıştı bizi, derken benim kara kalem resimlerime geldi konu. Dean'imi; Simonelerimi topladım geldim, mini bir sergi yaptım bizimkilere. Yeteneklerimi böylesine ortaya sermem (:P) beni direkt ilgi odağı rütbesine taşımıştı, annem de çok etkilendiği bir yazımı okumam için benden ricada bulundu. Ben de açtım Aytaç'ı, bloguma girip o malum -hatta Değişim'e de direkt seçilen- yazıyı bulup seslendirdim bizimkilere. Aynen dergi toplantısındaki gibi bir sessizlik oldu, millet bakıyo aval aval birbirine falan. Ohalık konumdan çıktıktan sonra bu paragraflar bütününü göklere sığdıramadılar, egom tavan yaptı ve zorlamalarla birkaç yazımı daha paylaştım onlarla. Kardeşlikle ilgili kaleme döktüklerim özellikle annemi ve teyzemi çok etkilemişti - teyzemin gözler direkt pörtledi ağlamaktan - yeter uleeyn dedim ben de doğal olarak, çıktım geçmişte yazdığım bazı geyik parçalarını (Julia'nın günlük hayatı etiketinden ulaşıyorsunuz bunlara, komedilere evet) okudum. İşte bu noktadan sonra bant koptu tabii...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2008/08/65-1055.html"&gt;Kilo muhabbetinden&lt;/a&gt; (direkt o ilgimi çekmiş) girdim önce. Babamın süpersel sakinliği ve annemin tepkileri, onlarla tanışan insanlara resmen sinir getirmişti. O ciddiyetine nispeten süper espiriler patlatıp kendi gıdım gülmeyen babam bile geçmişte söylediklerine bayağı bayağı kahkahalar atmıştı. Hele ki&lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2008/08/lambaya-pf-deee.html"&gt; zaart, zuurt&lt;/a&gt; olayı... ''Ben bunu ne zaman dedim yaaa?!'' diye çığırdı teyzem gözyaşlarını silerken. Herkesin yüzünden 'gülmek ve ağlamaktan mayışmışlık' ifadesi okunuyordu yalnız. Elimde aytaç, kopup duruyordum; millet de sabırsızlanıyordu haliyle ''eeeh okucaksan oku be'' tarzından tepkiler geliyordu ordan burdan ahaha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, kısaca çok eğlendim ben. Eğlendik yani. O kadar yorgunluğun ve stresin üstüne... Hepimizin ihtiyacı varmış cidden. Nazar değmesin, tu tu tu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Aslında bayramlar o kadar da kötü değil be)&lt;br /&gt;(Bu arada babam hala 64 kilo, zuhauauha)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2851304710668574305?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2851304710668574305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2851304710668574305' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2851304710668574305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2851304710668574305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/memories-will-stay-and-find-their-way.html' title='Memories will stay and find their way!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2696538296256542373</id><published>2009-11-25T19:00:00.000+02:00</published><updated>2009-11-25T19:01:13.768+02:00</updated><title type='text'>-</title><content type='html'>mutlu olacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2696538296256542373?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2696538296256542373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2696538296256542373' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2696538296256542373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2696538296256542373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/blog-post.html' title='-'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8545534035515957507</id><published>2009-11-17T19:35:00.002+02:00</published><updated>2009-11-17T19:46:53.028+02:00</updated><title type='text'>...nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.</title><content type='html'>Sen, her gün köşe başlarında&lt;br /&gt;Yırtık urbanla kirli ellerinle&lt;br /&gt;Avuç açan, sefil insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnan yok farkımız birbirimizden.&lt;br /&gt;Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;&lt;br /&gt;Beklediğin beş kuruşu biri vermezse,&lt;br /&gt;Ötekinden isteyeceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben, tüm yaşamım boyunca&lt;br /&gt;Tek bir kez dilendim,&lt;br /&gt;Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.&lt;br /&gt;Öylesine boş, öylesine açık kaldı ki elim;&lt;br /&gt;Yemin ettim... bir daha dilenmeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right; font-style: italic;"&gt;Victor Hugo&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8545534035515957507?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8545534035515957507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8545534035515957507' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8545534035515957507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8545534035515957507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/bir-baks-bir-asga-neler-neler-anlatr.html' title='...nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4704550955599365467</id><published>2009-11-16T17:11:00.004+02:00</published><updated>2009-11-17T19:37:53.932+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>bir değişimin içinde benim adım?!</title><content type='html'>Okul dergimiz Değişim'in tasarımını bu sene üstlenecek kişi aranıyordu ve pek sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Yonca, grafik işi için benim iyi bir isim olabileceğimi belirtmişti. Bu vesileyle resim ve fotoğrafçılık koluna mensup olsam da kendimi bir anda Yayın ve iletişim'de tasarımcı olarak buluvermiştim. Dergi tüm öğrencilere dağıtılacağı ve görünüm olayı tamamen bana baktığı için felaket stresliyim. Ama en azından kendimi bir şekilde ispatlayacağım için de bir mutluluk var içimde *-*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergideki bölümlerin büyük bir kısmı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;öğrencilerden gelen şiirler ve yazılar&lt;/span&gt; şeklinde belirlenmişti ve bu nedenle, ''o kadar şeyler zırvalıyom lan ben de veriyim yazılarımdan birini'' demeden edemedim. İlk başvurduğum kaynak blogum oldu haliyle, ancak günlük yaşamımla ilgili yazdığım tek bir yazıya teğet bile geçmedim (geçseydim bi de oldu). Eleye eleye elimde aşağıdakiler kaldı, bu yazılardan bazılarını önceden okumuş olanlar varsa görüşlerini bildirebilir ya da henüz bloga giriş yapmış kişilerin önüne elenmiş yazıların konulması hoş olabilir diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrunuz efenim, seçtiğim yazılar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/01/altn-kaplamal-gzlklerim.html"&gt;Altın Kaplamalı Gözlüklerim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/02/take-away-my-anxiety.html"&gt;Take Away My Anxiety&lt;/a&gt; (buna yeni bi başlık düşünmeliyim kahretsin)&lt;br /&gt;Açıkçası çoook ağır olduğuna karar verdiğim bir yazı. Fazla edebi. Bilemiyorum, nasıl karşılanır :P (cidden bu ne lan, meal lazım buna)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/04/aradm-ikinci-el-tezgahlarda.html"&gt;Aradım İkinci El Tezgahlarda...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayalkırıklığı hakkında... Hoş, giriş direkt aşk duygusunu uyandırıyo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/05/i-see-light-livin-in-world-without-you.html"&gt;I see the Light! Living in a world without you...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yine bi baş kaldırış ahaha. Bu yazı konusunda çok kararsızım. Ama çok beğenilmişti zamanında bilemiyorum k1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/her-seyin-kalbi.html"&gt;Her Şeyin Kalbi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/guc.html"&gt;Güç&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğa farklı bi bakış açısı... :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/10/ihtimaller-denizi.html"&gt;İhtimalsizlikler Denizi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bana çok düzensiz gelen ama başkalarının çok beğenmesini, kendilerinden de bir parça bulmalarıyla bağdaştırdığım garip yazı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;a href="http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/tren.html"&gt;Tren&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bunu göstermem belki ne biliyim ya ahaha :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle işte. Kişisel düşüncem, fazla kişisel oldukları :P Neyse, denemekte fayda var. O.o&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4704550955599365467?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4704550955599365467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4704550955599365467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4704550955599365467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4704550955599365467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/bir-degisimin-icinde-benim-adm.html' title='bir değişimin içinde benim adım?!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6787935831206577056</id><published>2009-11-08T19:04:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T19:43:56.508+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Tren</title><content type='html'>Upuzun bir trende yerimi almışım. O kadar çok vagonu var ki içinde bulunduğum bu aracın... Hepsinin içinde de onlarca insan... Bazen diğer vagondan gülüşmelerini; bağırışmalarını duyabiliyorum onların. Kişiler de aynı tren gibi hareket halinde; oturup kalkıyorlar veya konuşuyorlar hiç durmaksızın yoluna devam eden bu trenin içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense sıkıntımı alacak oyuncaklık görevini gazeteye vermişim; harflerde teker teker gözüm geziniyor. Bazen sayfaları ikişer ikişer atlıyorum veya ani bir kararla elimdeki gazeteyi katlayıp bir köşeye kaldırıveriyorum. Tren durmaksızın gidiyor... Bir diğer tercih olarak da bakışlarımı dışarıya yönlendirmek şeklinde benimsemişim. Ağaçlar geçiyor gözümün önünden teker teker. Tarlalar, çiçekler... Güneşin yeryüzündeki temsilcisi olan buğdaylar göz kırpıyor bana. Işıklarla işbirliği yapmışlar, pırıltılarıyla gözümü delicesine alıyorlar fakat yine de çok seviyorum onları izlemeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanımdakilerse koyu bir sohbete dalmışken benim onlara garip bir kişiliği yansıttığım kuşkusuz. Sessiz, sakin; sürekli düşünen... Belki de bu sessizliğim onlara kibirli olduğum düşüncesini yerleştiriyor. Ama umrumda olmuyor artık benimle ilgili kararları. Yolu izliyorum ve bazen de kafamı öylece yaslayıp müzik dinliyorum. Tren yine gidiyor, sürekli ilerliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah akşam birbini izliyor. Vagonumdaki insanların gün geçtikçe değiştiğini fark ediyorum. Kimisine kanım ısınıyor, bazıları ise hiç de yakınlaşabileceğim kişi havası uyandırmıyor bende. Arada bir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;çok çok özel kişiler&lt;/span&gt; rastlıyor vagonuma. Onları uzaktan izlemesi bile gönlüme binlerce tohum ekiyor; kimi zaman besliyorum ben o tohumları ve yeşeriyorlar kalbimde. Acıklıdır ki öylesine büyüyorlar ki içimde, sarmaşıkları elimi kolumu bağlıyor ve o özel kişiyi yalnızca izlemekle yetiniyorum ben. Zaten o da bir süre sonra çıkıp gidiyor vagonumdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu manzaradan sonra gözlerimden inanılmaz bir donukluk okunuyor ve kucağımda duran gazetedeki resimler&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvcDO2N6sDI/AAAAAAAAAXQ/JB-D0u7W1PA/s1600-h/train_by_msconfig.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvcDO2N6sDI/AAAAAAAAAXQ/JB-D0u7W1PA/s320/train_by_msconfig.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401789831661137970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;le dikkatimi dağıtmaya çalışıyorum. Boş bakışlarımı vagonumdaki yeni insanlara çeviriyorum ve daha sonra gözlerim odaklanma yeri olarak trenin dışını seçiyor. Görüntü sürekli değişiyor; tren yine yoluna devam ediyor, sürekli ediyor... Beni sarmış, kalbimden gelen o sarmaşıkları kesip atsam neye yarar? O yoluna devam ediyor ve edecek; ne yaparsam yapayım bildiğinden şaşmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ''bir değişiklik yapma, bu aracın yolunu değiştirme'' düşüncesi her zaman beynimi kurcalıyor. En kötüsüne bile saptırsam bu vagon sürüsünü... Bu tekdüzelikten kurtulmalıyım artık. Söküp atıyorum her türlü engeli ve koltuğumdan kalkarak o delicesine koşturan insanlar kervanına katılıyorum. Zamanında gözüme takılan, koridordan şimşek gibi geçen insanlar... Hep merak etmiştim onların bu telaşlı halleri nedendir... İşte bugün anlıyorum o gerçeği. Makiniste gidiyor bu sefer adımlarım, hıpızlı... Kapıyı yumrukluyorum, açması için emirler savuruyorum. Sesimin yeri göğü inletmesi umrumda bile olmuyor; kimi rahatsız edeceğim, kimi uyandıracağım hiç de ilgi alanım değil! Ancak içerideki makinistin çıtı bile çıkmıyor. İyice zorluyorum kapıyı ve bu azim kendini en sonunda güce çevirebilip yönetim odasına götürüyor beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de, burada kimse yok ki?? Kim yönetiyordu bu treni? Bu görev başından beri bana mı aitti! O zaman, trenin raylardan çıkmasına izin vermeliyim artık. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Trenimin...&lt;/span&gt; Aracı kullanmak hakkında tek bir fikrim olmamasına rağmen kurcalamaya başlıyorum her şeyi. Kıvılcımlar çıkıyor raylardan, oraya buraya savruluyor tren. Gerginlikle gözümden birkaç damla yaş süzülüyor, korkmuş insanların çığlıklarını duyabiliyorum o an. Çok üzgünüm, diyorum... Güveninizi boşa çıkarttığım için. Üzgünüm, bencilce düşündüğüm için... Ama değişmeliyim artık. Değişmeliyiz. Ve son hamleyi yapıyorum orada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son hatırladıklarım, ayaklarımın altına gelmiş bir gökyüzü ve ağzımdan akan o sıcacık kan... Alevler yükseliyor çeşitli yerlerden. Alevler içinde kalıyor tren... Acıyla kıvranıyorum olduğum yerde. O izlediğim kişi; o özel kişiyse sapasağlam kurtulmuş ve özgürlüğün tadıyla yepyeni bir hayatın planlarını yapıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6787935831206577056?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6787935831206577056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6787935831206577056' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6787935831206577056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6787935831206577056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/tren.html' title='Tren'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvcDO2N6sDI/AAAAAAAAAXQ/JB-D0u7W1PA/s72-c/train_by_msconfig.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5249980848283208277</id><published>2009-11-05T18:20:00.004+02:00</published><updated>2009-11-05T18:38:16.582+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Be careful what you wish for!</title><content type='html'>Uzun süredir böyle aslında... aklımdan ne geçirsem şak diye gerçekleşiveriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok önemli şeyler değil fakat... Bu derece üst üste gelmesi 'e oha ama' cümlesini kurmama neden oldu sonunda. Etüte giderim, tıkış pıkış bir sınıfa dalarım ve 15 tane soruyla gelmiş biri olarak hocaların tekine kancayı atmam da oldukça zordur. Hoca 'listeye adını yaz ve bekle' der; daha onaylanmamış onlarca ismi gördükten sonra en alta ismimi yazıp saf saf oturmaya başlarım. Hoca listeyi eline alıp isimleri okur ve o kişilerin hiçbirisi o sırada sınıfta bulunmamaktadır?! 'Kalbin ne kadar temizmiş' der; en sondaki ismin yani benim yanıma oturarak soruları çözmeye başlar hoca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir gün okulda; sınıftaki klimanın ortama verdiği cehennem havasından bunalırken yanımdaki şahıs bir anda duygularımı dile getirip 'Klimayı kapatır mısınız' der, birkaç çıtkırıldım insan dalga geçercesine reddederler bu ricayı; ancak sonra bir bakarsınız ki öğretmenimiz sıcak havanın yan etkileri konusunda vaazlar vermeye başlamış. Sonuç olarak o klima kapanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya bir konserde taptığım bir şarkıyı, tam duymak istediğim an grup seslendirmeye başlar. Kaçırdığım bir program uğruna içimin yandığı sırada cep telefonuma arkadaştan bir mesaj gelir ve bu mesajda da ''hatta şu an oynuyo TV'de'' ekiyle ondan bahsedilir. Ya da tam düşündüğünüz an... bir şey oluverir işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilemiyorum, bir süredir böyle mistik güçlerim mi var benim lan?&lt;br /&gt;Ahah, yok tabii - tesadüf işte. O &lt;span style="font-style:italic;"&gt;çok çok arzuladığım şey&lt;/span&gt;in hala gerçekleşmemesi, bu yanıtın en güzel örneği...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5249980848283208277?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5249980848283208277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5249980848283208277' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5249980848283208277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5249980848283208277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/11/mistik-hatun.html' title='Be careful what you wish for!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3550861559092620434</id><published>2009-10-29T21:22:00.005+02:00</published><updated>2009-11-05T19:44:43.007+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>ihtimalsizlikler denizi?</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Not: Defterime karaladığım yazılardan biri. Ne amaçla ve hangi psikolojiyle yazdığım belirsiz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen istediğiniz bir şeyin üstüne ne kadar giderseniz gidin, yazgınızda yeri yoksa var edemiyorsunuz onu. Eliniz kolunuz bağlı, sadece gidişatı izlemek zorunda kalıyorsunuz... Ben de bu duruma şahitlik ediyorum şu sıralar ve peşini bıraktım arzumun, daha doğrusu acımasız şartlara kurban oldum.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvMOpFrCDbI/AAAAAAAAAWo/egVvXHLdjR8/s1600-h/1b5cc968890cf3bb94e95f2f1e80c505.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 150px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvMOpFrCDbI/AAAAAAAAAWo/egVvXHLdjR8/s320/1b5cc968890cf3bb94e95f2f1e80c505.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400676477207449010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O kadar acı ki... Yanı başında durması falan. Ama biliyorsun. Beynindeki o hayaller... Asla gerçek olmayacak. Seni hiçbir zaman &lt;span style="font-style: italic;"&gt;öyle&lt;/span&gt; görmeyecek. Sevecek belki ama... Asla &lt;span style="font-style: italic;"&gt;öyle&lt;/span&gt; sevmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ona delicesine sarılmayı isterken, bir o kadar da masum... Şartlar elini kolunu bağlayacak senin. Dinlerken onun güzel sesini; ''seni seviyorum'' diyemeyeceğini bilmek bu tınının...  Kavuracak seni. Onun güzel gözleri yüreğine birkaç kibrit daha çakacak, başka yönlere çevireceksin başını gözyaşlarını saklamak için. O görmesin diye. Çünkü asla... &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Öyle&lt;/span&gt; olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazense yüreğine söz geçiremeyip akıp gitmek isteyeceksin onun benliğine. Kaybolacaksın dünyanın o en güzel pencerelerinde... Gideceksin. Yok olacaksın. Güzel kokusunu hissedecek, onu yanında isteyeceksin sürekli. Kendisi fark etmese de... Asla olmayacak işte. Sevmeyecek. Seni &lt;span style="font-style: italic;"&gt;öyle&lt;/span&gt; görmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, ben sana aşık değilim! Ama senden uzak kaldığım her an bir şeyler kopuyor içimden. Söz konusunu bir kıza çevirdiğinde azılı düşmanım belliyorum onu. Saçlarını yolmak, cayır cayır yakmak istiyorum hunharca... Aslında biliyorum gerçeği. Asla ''o kişi'' olamayacağımı. Ama yine de istiyorum seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni her gördüğümde ''yine başladık'' diyorum içimden. ''Lanet olsun, yine buradasın. Yine karşımdasın. Yine acıtıyorsun beni...''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıldırmak üzereyim. Ne olur çık git hayatımdan, yüreğimden. Ya da gel; temelli kal...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3550861559092620434?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3550861559092620434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3550861559092620434' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3550861559092620434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3550861559092620434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/10/ihtimaller-denizi.html' title='ihtimalsizlikler denizi?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SvMOpFrCDbI/AAAAAAAAAWo/egVvXHLdjR8/s72-c/1b5cc968890cf3bb94e95f2f1e80c505.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3620568977450650154</id><published>2009-10-26T17:06:00.006+02:00</published><updated>2009-10-28T14:16:15.678+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>spare me from the life that's full of misery...</title><content type='html'>Kaçmak istiyorum. Kurtulmak. Kimsenin beni göremeyeceği bir yerlere gitmek. Kimsenin benim hakkımda bir düşünceye sahip olamayacağı yere. Beni tanımayacağı. Varlığımdan haberdar olmayacağı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi sihirli pelerinim olsa da kimse beni fark etmese durumu değil bu. Tamamen uzaklaşma eğilimi bendeki. Kimseyi görmek istemiyorum artık. Ne zaman birinin yüzüne baksam tokat gibi iniyor onun da beni incittiği gerçeği. Ben bu kadar kaçarken bazı şeylerden... Bu kadar kaçınırken birini yanlışlıkla da olsa üzmekten... O kadar sığsınız ki. O kadar kuruntulu... ve bencil. mükemmel olmanızı beklemiyorum. Ama en azından güvenebileceğim biri olabilirsiniz. En azından bir problemim olduğunda oturup dinlemeseniz bile buna saygı gösterebilirsiniz. Yani temeli sağlam ama ufak tefek de olsa çatlakları bulunan bir bina olabilirsiniz, tamamen bir yıkıntı olmak yerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ben de mükemmel biri değilim&lt;/span&gt;. Ama en azından biriyle tartışırken yüzüme o yavşakça gülümseme yayılmıyor. Birinin sırrını kendim haz duyayım diye başkasına iletmiyorum. Veya herhangi birini değerlendirirken üzerindeki elbiseye değil içindeki kişiliğe bakıyorum. Ama öyle bir hale gelmişiz ki, 'insan' dediğimiz olguda bulunması gereken değerler bile yok olmuş artık. Bunu anladım... Maalesef insan diyemiyorum ben birçok kişiye. Eğer ağlayanı gördüğümüzde elinden tutup kaldırmayacaksak, saçma sapan; gereksiz zevklerimiz için başkalarını ayaklar altına alacaksak ve bu çemberi kırmak için çaba sarf eden kişilere yalnızca gülüp geçeceksek; söyleyin; bizim o iradesi bulunmayan hayvanlardan ne farkımız kalır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kesinlikle hakaret ya da birilerini kırmak amaçlı değil bu yazım.&lt;/span&gt; Zaten kendisini &lt;span style="font-style: italic;"&gt;insan&lt;/span&gt; gibi hissedenler; bunu okurken asla rahatsızlık duymayacaklardır. aksine rahatlayacakları, kendileri gibi düşünen birilerini buldukları için mutlu olacakları kanaatindeyim. ama ya diğerleri... işte; onlar. onları bilemiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3620568977450650154?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3620568977450650154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3620568977450650154' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3620568977450650154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3620568977450650154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/10/spare-me-from-life-thats-full-of-misery.html' title='spare me from the life that&apos;s full of misery...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5220978894081805467</id><published>2009-10-09T16:58:00.004+03:00</published><updated>2009-10-09T17:30:46.926+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>mutluluk veren bilgi - VETEFE?</title><content type='html'>Geçen seneki hocalarımızı şööyle bir aklımdan geçirince Biyoloji öğretmenimiz güzel bir çıkıntı olarak karşıma çıkmakta. Öyle ki, kendisi koca çenesi ve aynı şeyi binlerce kez tekrarlamasından ötürü Cengiz'in son sene yapacağımız lise son koşusundaki yegane hedefi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafaya yumurta atmak - Kolon düşürmek - Muz kabuğunda kaydırmak&lt;br /&gt;gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D. Aydoğmuş her ne kadar yüz yüze konuştuğunuzda pek hoş birisi olsa da derste tamamen şeytan kesilir ve takdir edersiniz ki bu şeytanlığın niteliği Hababam Sınıfı'ndaki ''Kül yutmaaam'' diye dolanan hocanınkiyle bir olunca krize girme ihtimaliniz de bulunmakta. Hatta dalga geçmeye meyilli sevgili arkadaşımız Ayda onun delirmiş halini gördüğü bir sırada ''Hocam sizi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bile&lt;/span&gt; sinirlendirdiler'' diyince ''EVET, EVET!'' şeklinde onaylayacak kadar da saftır bu şahıs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufacık bir kıpırtıdan rahatsız olan, kendisi ders anlatırken tüm gözlerin ona bakmasını isteyecek kadar egoist ve aynı zamanda saatlerce söylenebilme özelliğine sahip Aydoğmuş soyadlı Biyolojici (seviyorum bu kelimeyi) bizim sınıfta bir süre sonra &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aytoldu&lt;/span&gt; kod adıyla geçmeye başlamıştı. Mutlaka her dersinde ''ACELE ETMEMİZ LAZIM ÇOK GERİ KALDIK. HIZLANMAMIZ LAZIM'' demeyi ihmal etmez, konuyu da eşşeğin dötü kadar uzatırdı. Repliklerini aklımıza kazımayı da ihmal etmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Yeter artık, burda bi şey anlatmaya çalışıyoruz...''&lt;br /&gt;Diye başlar...&lt;br /&gt;''Resmen kullanıyosunuz bizi.''&lt;br /&gt;Bundan sonra da büyük ihtimalle:&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Yani ne sanıyosunuz kendinizi bilemiyorum...&lt;/span&gt; gelir.&lt;br /&gt;''Yani ne sanıyosunuz kendinizi bilemiyorum...''&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sınıfa arkamı döndüğüm an bik bik bik bi konuşma...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;''Sınıfa arkamı döndüğüm an bik bik bik bi konuşma...''&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ne istiyosunuz benden?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;''Ne istiyosunuz benden?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Gelen gideni aratır'' cümlesinin de boşuna kurulmadığını görecektim bir gün, biliyordum. İşte o gün yeni Biyolojici'mizin bayıklıkta çığır açtığı bu gündür kesinlikle. Öyle ki aynı durumdan neredeyse herkes rahatsız olmuştu ve kanaatimin doğruluğundan emin oluşum da Edebiyat dersine rastlıyordu. Sınıfta sessizliğin hakim olduğu anda İzel arkasına dönerek ''Ya ben &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aytoldu&lt;/span&gt;'yu özledim yaaa'' diye yakındı. Oradan birkaç kişi ''Evet evet'' diye onay verirken Edebiyat öğretmenimiz dikkat kesilerek ''Aytoldu mu?'' sorusunu yöneltti. ''Evet hocam Aytoldu'' diye cevapladı Ecem, yaklaşan tehlikeyi fark ederek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hocam çok özledik yaa!&lt;br /&gt;- Kutadgu Bilig'den değil mi o?&lt;br /&gt;- Evet hocam Aytoldu bi de yani.&lt;br /&gt;- E çok istiyosanız işleriz bi ders onu özel olarak.&lt;br /&gt;*hocanın son derece ciddi tavrı gözlerden kaçmıyor*&lt;br /&gt;- Güntoldu falan da vardı ama en güzeli Aytoldu'ydu yaaa.&lt;br /&gt;*kopma sesleri*&lt;br /&gt;- Mutluluk veren bilgi anlamına geliyordu hatta.&lt;br /&gt;- Bak anlamı da ne güzelmiş.&lt;br /&gt;*biri geberiyor*&lt;br /&gt;- Hocam hasretimiz kabardı.&lt;br /&gt;- Ya çocuklar nerden çıktı şimdi bu Aytoldu özlemi?&lt;br /&gt;- Anlatılmaz yaşanır hocam o.&lt;br /&gt;- Allah Allah... Cidden çok istiyorsanız işleriz bir gün. Aytoldu ha?&lt;br /&gt;- Evet hocam AY-TOL-DU'muz o bizim, Aytold&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;I&lt;/span&gt; hatta!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edebiyatçımız saf saf ayrı telden çalarken biz iyice kendimizden geçmiştik, hele ki Ecem'in ''ZAMAN GEÇİYO HADİ YETİŞMİCEK'' diye bağırışı vardı ki o an ben de bitmiştim. Dersin felaket kaynadığını gören ve en sonunda başka konularda gezindiğini anlayan hocamız bir anda aslan kesirip kükremeye başladı tabii. Ama D. Aydoğmuş - Pardon Aytoldu - tecrübesini kazanan F şubesi olarak bu derste o bizi ne kadar çıldırttıysa biz de gülüp eğlenerek o derece acımızı çıkardık ondan, diyebilirim :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu olay için de... Anlatılmaz yaşanır aslında :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5220978894081805467?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5220978894081805467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5220978894081805467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5220978894081805467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5220978894081805467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/10/mutluluk-veren-bilgi-vetefe.html' title='mutluluk veren bilgi - VETEFE?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2049417098668197518</id><published>2009-09-28T17:21:00.003+03:00</published><updated>2009-09-28T18:12:50.612+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>2010'da 11 olmak...</title><content type='html'>Ağaçların önünde yerini almış büyük, bordo - beyaz Bornova Anadolu Lisesi tabelası... Doğayla baş başa bloklar ve devasa tören alanı... ''Acele et yavrum, marş başlıyor'' uyarıları... Ellerinde kitapları ve yüklendikleri çantalarıyla seçilmiş bir avuç öğrenci ve yükseltilmiş kontenjanla beraber okula yeni gelen tam 540 yeni kurban!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir'e ters düşen meşhur soğuğuyla Bornova yine titreten rüzgarlarıyla sahneye çıkmış... Klasik bir sabahın en iyi üyelerinden olan gri ve mavi karışımı gökyüzü ortalıkta gezinen telaşla yansıtıyor kendini. Hızlı adımlarla sınıflarına doğru ilerleyen kalabalığın arasında yerimi bulup nöbetçilik için hazırlanıyorum. F şubesi, G Blok'un ilk sınıfı olduğu için okulun daha üçüncü gününde nöbet tutmam en doğal hadiselerden biri. Bana eşlik edecek arkadaşım Nazlı'yı da gördükten sonra masa başına geçiyoruz ve defterleri de dağıttıktan sonra etrafı gözlemlemeye başlıyorum. Ali Osman hoca, nami diğer Alios hizmetlilerden birini önüne almış ''Ne bu pislik, ne yaptınız siz haftasonu boyunca mesela?'' diye azarlarcasına konuşuyor. Nilgün hocanın iki haftalık yokluğunu kapatacak Ferhan hoca da odadaki yerini almış, ricalarda bulunuyor sürekli. Ah, adımı bilmesi ne güzel değil mi?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturduğum sandalye bir süre oraya git buraya gel merasimiyle boş kalıyor ve dinlenme fırsatı bulduğumda ipod ve kitap ikilisi bana eşlik ediyor, kimi zaman can sıkıntımı gideren kişi de Nazlı oluyor. ''O zaman X, önceden de bulduğumuz değerlerle...'' derken bir hocanın sesi, diğeri de ''And the last one, this is your turn...'' şeklinde yankılanabiliyor koridorda. Klasik okul ortamı, üstüne bir de otlar; çalılar ve böcekler eklerseniz - ha bir de Alios - &lt;span style="font-style: italic;"&gt;klasik BAL ortamı&lt;/span&gt; yine benimle beraber diye düşünmeden edemiyorum o an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımlarken bahçeyi ayaklarınızdan toprak ve taş çatırtılarını duymanız çok olasıdır bu okulda. Sizi 50 metre öteden görüp boynunuza atlayan da vardır, yanından geçmenize rağmen gözlerini kaçıran da. İşte yine başlıyorum, uzun sözün kısası. Yine başlıyorum koca bir seneye... Yine başlıyorum düşünmeye.... Ve o an elime bir belge tutuşturuluyor. Bazı İngilizce hocalarından imza almam isteniyor benden. Bu vesileyle geçen senelerde derslerimizde bulunmuş Özden ve Ali hocayı görmek moralimi adeta fışkırtıyor bir anda. Hatrımı soruyorlar, İngilizce'yle aramın şu sıralar nasıl olduğunu merak ediyorlar... Bu derse mensup hocalarla karşılıklı bir sevgi seli yaşarız her zaman. Bu durumun geçerliliğini 11. eğitim yılımda da koruması için içimden dualar ediyorum. Gerçi teneffüslerden birinde sınıfımı ziyaret ettiğim zaman duyduğum ''Gülfeeer, yeni hoca sınav kağıdında doğru olsa bile kendi öğrettiği dışında bir şey görürse puan vermiyomuş.'' cümlesiyle bu ihtimal kendini sadece umuda bırakıyor. Ezberci hoca, ezberci İngilizceci, N.O.R.L.Y.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle nefret ettiğim bir iş varsa o da sınıflara teker teker girip defter toplama olayıdır. Ferhan hoca da sağolsun bu merasimi bize bugün iki kere yaptırıyor. Bu sırada da geçen yılki Matematikçimiz tarafından ''Başımın belası yine mi sen!'' geyikleriyle sınıftan uğurlanarak; arkadaşlarla yeniden bir araya gelerek gün yarılanıyor gözümde. Deniz ve Tuğçe'nin birbirinden anormal nöbet masası baskınları ve oradan oraya koşuşturup birkaç ay sonra tekrar BAL havasını soluyarak bitiriyorum günümü de. Bakalım bu sene neler geçecek başımdan, ne gibi sınavlara tabi tutulacağım, merak ederek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2049417098668197518?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2049417098668197518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2049417098668197518' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2049417098668197518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2049417098668197518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/09/2010da-11-olmak.html' title='2010&apos;da 11 olmak...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4070085477406521157</id><published>2009-09-24T20:23:00.003+03:00</published><updated>2009-09-24T20:50:15.635+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>34 ways to 35</title><content type='html'>16 yıl önce... Biri, köklü medeniyetlerin mükemmel kaynaşmasına şahit olabileceğiniz İstanbul'da; diğeri ise güzellikler cenneti, denizi kumu güneşiyle harika diyar İzmir'de iki prenses dünyaya gelmiş. Bu prenseslerin birbirleriyle tanışması daha doğdukları güne denk geliyormuş. Bebekken aynı kıyafeti paylaşır; beraber oyunlar oynar, kimi zaman güler ve komiktir ki çoğunlukla kavga ederlermiş. Ama o kadar çok severlermiş ki birbirlerini, bu tatsızlıkların bir dahaki görüşmelerine kadar tek bir izi bile kalmazmış. Beraber tecrübe edinmişler hayattan, öğrendiklerini paylaşmışlar ve düşüp dizlerini yarma gibi en zor anlarında da destek olmuşlar birbirlerine. Fakat adı üstüne, biri İstanbul'a aitmiş; diğeri İzmir'e... Bu yüzden senede bir kere görüşebiliyorlar, her ayrılıklarında da acılarla depolanmış gözyaşlarını akıtıyorlarmış kalplerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler geçmiş, acı tatlı atlatmışlar çocukluklarını. Artık onca emek vererek yaptıkları uçurtmalarının yırtılmasından öte problemler baş göstermiş onlara. Fakat onca mesafe demeden desteklemişler birbirlerini, İzmirli prenses suya muhtaç balık gibi çırpındığında diğeri eriyip su olmuş onun için. Nefes alamadığında İstanbul güzeli, tek sığınağı bir gıdım oksijene dönüşmüş İzmir prensesi. Bazen mutluluklar, bazen acılar yaklaştırmış onları. Artık bir arkadaştan; bir dosttan, bir kuzenden öte olmuşlar birbirleri için... Kardeş olmuşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi çok büyük hayalleri var onların. O kadar büyük, o kadar güzel ki... O kadar özel ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;''Sorumsuz. Sorumsuz.''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ''HAYIR!''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ''Sayfa yırtıyodum cart curt, ondan uyuyamadım; iki gıdım yardım etmedin -''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ''Aytaç almış hayvan gibi içine Bedük koymuş.''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ''Yürü git ağla!''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Üzerinde uçtuğumu hissediyorum, doğruyu bulmak adına öldüğümü düşlüyorum...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4070085477406521157?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4070085477406521157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4070085477406521157' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4070085477406521157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4070085477406521157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/09/34-ways-to-35.html' title='34 ways to 35'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8738789195998262540</id><published>2009-09-09T10:05:00.005+03:00</published><updated>2009-09-09T11:38:27.560+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Mimcan</title><content type='html'>Böykü'nün boku bana atması üzerine ve aklımdaki &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir kere de kibar gir ulan&lt;/span&gt; düşüncesiyle başlıyorum bu yazıma. 35 denilen sempatik sayının her bir basamağında benimle ilgili bir şeyler göreceksiniz, hadi bakalım başlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bazı zamanlar, başkasında gördüğümde bile 'yok artık bu kadarı da fazla' diyebileceğim raddede şımarmama tezat olarak aşırı derecede olgun ve soğuk da davranabiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Eğer bir kişide hiç tasvip etmediğim davranışa şahit olduysam veya o şahıs tarafından hayalkırıklığına uğratıldıysam bu durum gelecekte ona atacağım her adımda büyük bir engel olarak karşıma çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yabancı dil öğrenmeye aşırı derecede meraklı olmamın en büyük sebeplerinden biri bu alandaki yeteneğim ve oyunlar tabii ki. Lise hayatım boyunca ''sen kolej mezunu musun'' sorusu gururumu okşayan en etkili cümlelerden biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Test sınavı çıkışında cevap anahtarına bakarken şıkları 'Bolu, Adana, Denizli, Ceyhan' misali değil de 'BADC' gibisinden; kelime olarak okumaktan haz duyarım. Ay ne süper bi özellik :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Müzik dinlemeden bir gün bile geçiremem ve kendimi ritme kaptırmışken bir şekilde bölünmek en nefret ettiğim mevzulardan biridir. Bu ortak özelliğimiz sayesinde &lt;a href="http://www.imdb.com/character/ch0003169/"&gt;Stansfield&lt;/a&gt;'a karşı bir sıcaklık bile hissetmiştim, evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Her filme başlarken içimi bir sıkıntı kaplar çünkü beynim kendini &lt;span style="font-style: italic;"&gt;heyecanlı sahneleri bekleme modu&lt;/span&gt;na alır, bu da bana zaman kaybı gibi gelir nedense. Bu kuruntum yüzünden sinema uğrak yerim haline gelmedi hiçbir zaman. Film bittikten sonra ''Ulan iyi ki izlemişim'' demem de cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Biri beni izlediği sürece 24 saat boyunca bile aralıksız oyun oynayabilirim. Hatta 30. Hatta 50. Tamam kes&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Çok esprili olmama karşın espri konusu yapıldığımda işi başlatan kişinin malum tarafına sokmak üzere boynuzlarımı çıkaran bir oğlak olduğum gibi bazen de dikkat çekmek isteyen tavırlarımla tam bir kova haline de gelebiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. İzmir'i ve İzmirlileri çok seviyorum, tıpkı tüm İzmirliler gibi :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Solaklığımdan dolayı ilkokulda 3 kişi oturduğumuz sıralarda köşeye geçmek, yine yemekhane masalarında ortaya sıkışıp kalmamak amacıyla en son kısma yerleşmek gibi isteklerde bulunarak insanları suistimal etmeye bayılıyorum, ahaha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Ders çalışmaya hevesleneyim diye birçok soru kitabı alıyorum, 5 soru sonra sıkılıp zavallı kitabı zavallı rafıma kaldırıyorum ve o zavallının kapağını bile unutuyorum bir süre sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Allah'ıığm bir kulunu sevdim, dırırırım&lt;br /&gt;cümlesi&lt;br /&gt;Allah'ım bir kulundan tiksindim, rroooaaaaaööğğğrhhh&lt;br /&gt;haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Sürekli düşünüyorum, her şeyi düşünüyorum ve bu düşüncelerimin en büyük sebebi kendimi tanımak; daha iyi tanımak oluyor çoğu kez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. Bir keresinde Türkiye geneli tarama sınavında ilk 500'e girdim; evet &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bir keresinde&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Çok zor şeyleri anlayıp çok kolaylarında kafa patlatma özelliği bende de bulunmakta ve bu yüzden yeni tanıştığım insanlara karşı kendimi çok salak hissettiğim anlar sayıca bayağı dolgun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Bitirdiğim bir esere eğer umutsuz bakıyorsam o mutlaka beni şaşırtır, en güzel örneğiyse on beş dakikada çizip yarışmaya soktuğum pastel boya resmimin bana İzmir birinciliği getirmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Kendime hiçbir zaman tam anlamıyla güvenemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Kibirli veya çok başarılı veya çok uçarı insanların karşısında hiçbir zaman rahat davranamam, ek olarak en çok tiksindiğim insan tipi de kibirli olanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Bazen çok pis dalga geçerim ama ardından yaptığımın çok ayıp olduğu kanaatine vararak hemen tövbe çekerim, nasıl bir fantaziyse :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. Abimin odasına Ali Kıran Başkesen gibi dalar, hayvani sesler çıkarır ve kendisinin rahatını bir güzel kaçırdıktan sonra efendi gibi çıkar giderim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. Hayali karakterlere aşık olmak, yapmaktan en çok hoşlandığım hobilerimden (!) biridir çünkü onlar beyninizde istediğiniz şekli alır, kimi zaman gitar eşliğinde serenat yapar kimi zamansa size sarkıntılık eden adamı bir yumrukla yerin dibine geçirebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. Erkek vari tavırlarımda abimin etkisini tartışmam bile, ağzımdan çıkan küfürleri nasıl engelleyebileceğim konusunda da şimdi yardımcı olabilse keşke bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. Kendimi küçüklüğümden beri ev kadını olarak düşünmedim hiçbir zaman, arkadaşlarım evcilik fantazisi yaparken benim aklımda döpyesi ve topuklu ayakkabısıyla sahneye çıkan bir Gülfer Özçetin dolanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. Babam her zaman kompozisyon alanında resimdekinden daha yetenekli olduğumu düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. Küçükken uzak doğu dövüş sanatlarına aşırı ilgiliydim ve eğitim almak için fazlasıyla da kastım fakat annemlerin bana kıyamaması veya tam kursa gidecekken kolumu kırmam gibi hoş sebeplerden dolayı o olay da çocukluk hevesim olarak içimde ukte kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. İstisnaların kaideyi bozmadığı dünyamda terazi erkekleri ve balık kadınlarıyla pek iyi geçinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. Netten gördüğüm yarar kadar da zarar gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. Tüm dişlerimin arasında aralık var ve bu yüzden bir anlığına batıl inanç insanı haline bürünüp maddi yönden çok umutlu olmak istiyorum. AY ÇOK ZENGİN OLCAM BEN&lt;br /&gt;tamam bitti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. Laptopım &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yine &lt;/span&gt;bozuldu. Bu yazıyı istediğiniz zaman, istediğiniz kadar okuyun; bu madde geçerliliğini koruyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. Yemek konusunda aşırı seçiciyimdir; sevmediklerimi değil sevdiklerimi saymam çok daha mantıklı olacaktır kesinlikle. Baba tarafımda Giritlilerin bulunmasından ötürü otlarla aramın barışık olduğunu tahmin eder insanlar fakat hayır efendim tiksinirim ben ottan boktan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. OKS senesi, günlük değerlendirme kağıdımda soru kısmının inci gibi 0'larla dolu olmasına karşılık bilgisayar saatimde günlük kullanımın '7' gibi bir sayı sıfatıyla süslenmesi rehber öğretmenimin kalpten gitmesine sebep olacaktı az daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32. Fizik ve Geometri'yi seviyorum, cidden. Nazar değmesin puhaha valla tırstım şimdi :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33. Gün boyunca Rammstein bile dinlemeden durabilirim ancak şaşırtıcıdır ki aynı durum EPICA için geçerli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;34. Sadece &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tek bir kişiye&lt;/span&gt; bakarken Allah'ı gördüm. Allah'ın güzelliğini... Ne kadar yüce olduğunu, ne güzel bir yüz yaratabildiğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35. Adımı ilk söyleyişte doğru anlayanların alnından öpme güdüsüne sahibim, Gülşer; Nilüfer veya Gülser'i tanımıyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu da böyle biter şükürler olsun ki :P Gülfer'in laneti seninle olsun &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/15394029002496219427"&gt;EGEEEE&lt;/a&gt;!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8738789195998262540?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8738789195998262540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8738789195998262540' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8738789195998262540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8738789195998262540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/09/mimcan.html' title='Mimcan'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5765200305415174244</id><published>2009-09-08T05:09:00.003+03:00</published><updated>2009-09-08T05:49:57.191+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Pier'in Yolları Taştan</title><content type='html'>Gecenin 5'inde, aklıma bir Konak Pier planı oturdu ve ''YARIN PİYERE GİDELİM Mİİİ'' şeklinde kuzenimle paylaştım bunu. Kendisinin verdiği ilk tepki ''nah gidersin sen, o saatte fosur fosur uyursun kesin'' olmuştu, haksız da sayılmazdı hani. Kemo'ya karşı içimde biriktirdiğim &lt;span style="font-style: italic;"&gt;her türlü savunmaya geç &lt;/span&gt;güdüsü öne atladı ve ''Kaderi sen mi yazıyon lan, sıçarım yazgına. KALKÇAM GİTÇEM'' yanıtını vermeye itti beni. Bunun üzerine Kevser kutsal maddeleri sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülfer'in sıradan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;olmayan&lt;/span&gt; planı&lt;br /&gt;* Sahur yapılır.&lt;br /&gt;* Sahurdan sonra biraz müzik dinlenir.&lt;br /&gt;* Sonra laptopın başında durulur, ara sıra durduk yere bağırma ve laf atma fantazileri yapılır.&lt;br /&gt;* Yatmadan önce kitap okunur.&lt;br /&gt;* Öğlen 12'de yatağa girilir.&lt;br /&gt;* İftardan önce kalkılır.&lt;br /&gt;* Pier zort.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi len!&lt;br /&gt;Anneanneme gitme planı kuran bayan Özçetin araya girdi, ''E siz çıkmayı planlıyorsanız Ceyhan -babiş- evde olmayacak, alarmı nasıl kuracaksınız o zaman?'' sorusunu gündeme getirdi. Alarm beyin tüm denetimi kumandasına aitti ve o kumanda da belongs to my babo. Sonuç olarak babamın devreye girmesi ve alarmı belirli bir saate ayarlaması gerekiyordu. Öğlen 2'de karar kıldık, yani kuzenle 2'ye kadar her türlü işimizi halledecek ve alarm otomatik olarak devreye girmeden evden tüyecektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konak Pier günü geldi çattı.&lt;br /&gt;Üstüme uygun bir şeyler buluyorm ve amele makyajımı -makyaj da denemez ona gerçi- yaptıktan sonra çantamı hazırlamaya koyuluyorum. Bu sırada alarmın sevimli kameraları bize sırıtıyor, henüz aktif olmadıklarından dolayı önünde horon bile tepseniz takmıyorlar sizi. Kevser de üstünü başını ayarlarken küçücük bir ayrıntı gözüme çarpıyor saat &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;13:59&lt;/span&gt;:45 falan. Evet öyle bi şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kevser AKU! Saate bak!&lt;br /&gt;- Haay...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tepki üzerine zavallı Kevser eline ne gelirse çantasına tıkıyor, ben de tabanı yağlamaya hazırlanıyorum ki kart sesli kadının ''Sistem devrede'' sesi kulaklarımızda çınlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekliyoruz.&lt;br /&gt;Benim bir ayağım önde kalmış, sol dirseğim bükük ve etrafı süzüyorum.&lt;br /&gt;Kevser ise benim odamdaki kameraya sırtını dönük halde durmakta. Benden daha şanslı; ağzını istediği gibi oynatabiliyor yani. Bundan da yararlanıyor tabii - kafa s.kme moduna bağlıyor hemen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ne halt edicez şimdi abi?&lt;br /&gt;- Nimmmliyim.&lt;br /&gt;- Evet. Anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözümü hafifçe dolabın aynasına kaldırdığımda kuzenimin kalkmaya hazırlandığını fark ediyorum, iki kolu da ahtapot gibi çantasına uzanmış bir halde bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nınaaam hıhhah ninin.&lt;br /&gt;- Gülfer ne diyoon??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Alarm çalacak kesin'' demek istiyorum orda fakat bu atılımım kuzenimi gülme krizine sokmaktan başka bir işe yaramıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Az daha titrersem alarm ötçek abi.&lt;br /&gt;- Nınına nınıım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam bunu anlamasanız da olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Abi bi şekilde hareket etmemiz lazım çünkü bu alarmı kapatacak biri yok şu an.&lt;br /&gt;Ne mantıklısın Kevser!&lt;br /&gt;- Acaba sürünerek mi geçsek? Yaaylalar yaylaalar falan.&lt;br /&gt;Ne üretkensin Kevser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada telefonum titremeye başlıyor, muhakkak evden henüz çıkıp çıkmadığımızı merak eden annemdir diye düşünüyorum. O halde 3-4 dakika bekliyoruz ve Çin işkencesine maruz kalan kuzenim artık dayanamayacağını belirtiyor. Yine de hala pozisyonunu korumakta - heykel modülü - ancak anlayamadığımız bir nedenden ötürü alarm çalmaya başlıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Niye çaldı bu ya! diye gürlüyor Kevser.&lt;br /&gt;- Şeey... Ben osurdum ya :$&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deli gibi kapıya doğru koşturmaya başlıyorum, kendini yeterince tutmuş Kevser de kopuveriyor bir anda. Biz o halde kıtlıktan çıkmışçasına sokak kapısına doğru ilerlerken alarmın sesi de duyuluyor arkadan, tam bir slov moşan ekranı görülüyor o esnada. Koşucu edasıyla ilerleyen iki kız ve arkadan öten bir adet baş belası hırsız alarmı. Bir tek patlamamız eksik arkaplanı süslemesi için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha, bir de evin telefonu çalıyor.&lt;br /&gt;Pekala, şifreyi giriyorum ve sakince telefona doğru ilerliyorum; alarmın İstanbul şubesinden arıyorlar ve bir sinyal aldıklarını söylüyorlar. Biz de aldık merak etmeyin, kafamız da şişti raadolun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün atraksiyon yaşandıktan sonra sonuç olarak alarmı kapatmadan evden çıkıyoruz ve mükemmel bir fantastiklikle içine ölü götüne pamuk tıkarcasına malzeme doldurulmuş çantayı da evde unutuyoruz, evet. En azından şimdi rahat rahat dalabiliriz yuvamıza, kameralar bizi gözetlemeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonraki fantazim ise ağzıma aldığım suyu gargara yaparaktan zikir halinde şarkısını söyleyip bir güzel zikretmek. Annemle kuzenim de bu hareketime kopup karınlarını tutmaya başladılar, saat 6'ya gelirken de ben bu yazıyı yayınladım size. Yani kuzenimle yazdığımız bu saçma sapan alarm öyküsünden sonra Konak Pier'e gitmeden alarm malarm kurulmayacak, yaşanabilitesi yüksek olaylar bunlar azizim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dipnot: Evet bütün olay sallamaydı kısacası osurmadım yani tekrar ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5765200305415174244?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5765200305415174244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5765200305415174244' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5765200305415174244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5765200305415174244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/09/pierin-yollar-tastan.html' title='Pier&apos;in Yolları Taştan'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7252830548071894566</id><published>2009-08-29T09:25:00.023+03:00</published><updated>2009-08-29T10:54:05.076+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Daying oluyorum, gel annem</title><content type='html'>Smackboy aksiyonlarından korkan eşşek kadar kuzenimle Little Big Planet oynamak nasıl bir duygu az çok kestirebilirsiniz herhalde. Ya da kestiremezsiniz. Kestirmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırtına çantayı boynuna fotoğraf makinesini takıp bütün dünyayı turlayan Japonlar gibi bir teyzemde bir bizde kalan Kevser'in durağı yine biziz. Yapmaktan en çok hoşlandığımız şeylerden biri de tabii ki PS3 oynayıp amelel&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjZnng4BhI/AAAAAAAAAWI/WzQ2fyfTFNs/s1600-h/UPM101.lbp.mexico2--screenshot_viewer_medium.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 179px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjZnng4BhI/AAAAAAAAAWI/WzQ2fyfTFNs/s320/UPM101.lbp.mexico2--screenshot_viewer_medium.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375285429911684626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;eklerimize kopmak. Daha doğrusu kuzenimin rezilliklerine - direkt eziş -. Hele iki kişiyle halledilen yerlerde başıma gelmedik kalmıyor; örnek olarak alevlerin geleceği zaman tuşa basması gereken kuzenimi beklerken kaç kere götümü yaktım bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daavntaavn havası sezdiğiniz garip bir bölüm var LBP'de, araba kullanıp geçmeniz gerekiyor bazı kısımları. Şahıs gaza basma mevzusunda &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ileriyi geriyi karıştırıp&lt;/span&gt; elektrikle göbek dansı yaptırdı bir güzel bana, HASBİNALLAH SELAMIN KAVLENlerle bu bölümü de atlattıktan sonra Japonya'ya geldik. Her yerde sıçmaya programlanmış kuzenim, salisesinde ateşlerden kaçaraktan zıp zıp zıplayacağınız bölümde ne halt edebilirdi sizce?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben: Bak, bekleme. Düşünmeden atla hemen.&lt;br /&gt;*atlar* (düşünmeden)&lt;br /&gt;*tutuşur*&lt;br /&gt;*geberir*&lt;br /&gt;Abim: Evet biraz düşünmen gerekiyomuş Kevser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarların arkasından sürpriz yapan ninjaları gören kendisi, ''Oha Gülfer ben kaçıyom ya. Öldürüversene şunları öyle geçiyim ben *-*'' gibisinden bir istekte bulunmayı da ihmal etmedi ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Yamultabilitesi yüksek sahneler ekrana yansıdığındaysa abimden bir uyarı geliyor oyunculara:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Kevser dikkat et.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;(Pardon oyuncuyaymış)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Bir alev topu yaklaşıyor &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 153, 255);"&gt;biz&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;e doğru:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Kevser dikkat.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Fazla mesafeli bir yerden atlayacağı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 153, 255);"&gt;z&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Kevser acele etme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun resmen Kevser denen &lt;span style="font-style: italic;"&gt;şey&lt;/span&gt;e odaklanmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini Kemo diye de tabir ettiğimiz bu şahıs bazen oraya buraya uçup bizi öylesine şaşırtıyor ki; ''vuhuuu yürrüü beeee'' şeklinde gaz vermekten kendimizi alamıyoruz. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hiç düşünmeden&lt;/span&gt; bir yerlere zıplayıp poposunda bir adet alev tomarıyla geri dönen kuzenim çoğu zaman ''Kahraman Kevser'' olarak da geçiyor sohbet arasında. ''Fedai Kevser atlasın oraya'' veya ''Kahraman Kevser, uç hadi!'' veya veya ''Believe in &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ailemizin kahramanı&lt;/span&gt;'' en çok sevdiğimiz sözcük öbeklerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben normal istikamette ilerlerken LBP'de mükemmel bir performans sergileyen kuzenimin asansöre atlaması da olayın tuzu biberi tabii. Bir adet kafa aşağıya doğru gidiyor, ben tepede odun gibi duruken kuzenimin pala karakteri mal mal ekrandan yok oluyor falan. Hoş şeyler bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Little Big Planet oynayıp da yarılmak bilindik bir şey, asıl dikkati çeken olay ise aynı durumun Resident Evil 5 için de geçerli olması. Daha oyunun başlarında gelen &lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;Executioner'ı&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;n ismini ÖKÜZ olarak değiştirmemizden - evet; bildiğiniz öküz -anlaşılıyor bu durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele ki testereli arkadaşta &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;patlamış mısır eşliğinde izlene&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjZ_KklHQI/AAAAAAAAAWQ/oRz7yG99UBw/s1600-h/MOTY08_Resi5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjZ_KklHQI/AAAAAAAAAWQ/oRz7yG99UBw/s320/MOTY08_Resi5.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375285834459454722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;si&lt;/span&gt; bir hale gelmiştik. Chainsaw Majini denen bu şahısın ortama &lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;yaptığı fantastik dalışla&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt; OHA LAN BU NE hallerine bürünmüştük direkt. Abimin onunla boğuştuğu sırada ben de binalardan birine&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt; girmiştim. Kend&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;isi&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt; herb kullanmama konusunda ısrar ediyordu ve topal topal oradan oraya koşuşturmaktaydı. Sonuç olarak da ortaya bir bacağı noksan, omzu da sekiz çizen süper karizma bir Chris çıkıyordu. Ben binanın penceresinden olan biteni izlediğim sırada bir adet TOPAL Chris  silüeti belir&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;di pencerenin önünde. Daha sonra da motora bağlamış, koskoca testeresiyle bir adet Chainsaw Majini. Film şeridi gibi önümden geçtiler. Abim seslendirmeyi de ihmal etmiyordu: ''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gaaç, gaaç!&lt;/span&gt;''&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;Topal Chris.&lt;br /&gt;Köylü Chris.&lt;br /&gt;Devasa testeresiyle psikopat Majini.&lt;br /&gt;ve onların yarattığı kişilik ise bütün zombileri unutup karnına ağrılar giren bir adet Sheva tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki Chris amca oyunun sonlarına doğru zombi akınına uğradığımız sırada bile HALA herb kullanmama inadını sürdürdürmekteydi. ''&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;Sürahi Hanım&lt;/span&gt; gibi dolaşıyom ortada zaten. HAŞMEEET!'' diyerekten zombilere doğru dalması da 2 hit kombo yapmıştı yani. Ben de gaza gelerek ''Dırı rıııırııı rırı rıııırıııı rıırııı rıırı'' melodisiyle başlayan Sürahi melodisini fon müziği yapmıştım. Geriye kalanlar ise psikopat gibi gelen zombilerdi ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resident Evil 5 oynuyoruz. Ne var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fantazilerimiz artık bitecek derken - nitekim Albert Wesker da ikide bir acılarımızı dindireceğini söylüyordu zaten - abimin ''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ulan Albert&lt;/span&gt; sen de olmasan bu oyun çekilmez ha. Valla adamımsın.'' lafları yeni bir rezilliğin başlangıcıydı. Adamı arkadan yakalamak isteyen İlker bey ''Lan bi Şeva'ya doğru yürü de ense traşını göriyim'' gibisinden ricalarda bulunmaktaydı. Kurşunlarının yine boşa gittiğini gören sayın Chris'in en çılgın sözü ise şu olmuştu: ''&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);"&gt;Ulan adamın götünde göz var be&lt;/span&gt;.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjaSsL4toI/AAAAAAAAAWg/pc_45SAFGto/s1600-h/uVOIwiEVXpnynjhsqrDsM4B1o1_400.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 134px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjaSsL4toI/AAAAAAAAAWg/pc_45SAFGto/s200/uVOIwiEVXpnynjhsqrDsM4B1o1_400.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375286169900201602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;Derken bay Wesker benim dibimde bitiverdi, abim yine bir cıvıklık güdüsüyle ''Lan çok komiksiniz :D:D Sohbet mi ediyonuz lan? Vaay Wesker kız arkadaşın mı?''&lt;br /&gt;''Abi ölüyorum ben burda!''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi arada bir Geniş Aile repliklerini canlandırmaya da üşenmiyordu: ''Yü-yü-yürü git lan!''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yılın benzetmesi de kuzenimden geliyor: ''Albert da böyle ikide bir kayboluyo geliyo falan Johhny Bravo gibi.''&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7252830548071894566?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7252830548071894566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7252830548071894566' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7252830548071894566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7252830548071894566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/daying-oluyorum-gel-annem.html' title='Daying oluyorum, gel annem'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SpjZnng4BhI/AAAAAAAAAWI/WzQ2fyfTFNs/s72-c/UPM101.lbp.mexico2--screenshot_viewer_medium.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3854467851967956074</id><published>2009-08-26T00:35:00.004+03:00</published><updated>2009-08-26T01:08:05.825+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>no more innocence left to spill. left to kill.</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Acılardan kurtulmuş. Yenilenmiş. Biraz buruk. Ama yine de... Cesur. Teşekkür etmenin vakti geldi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 255, 255);"&gt;Şımarık. Doymayan. Düşüncesiz. Bir süredir düzenbazcılıktan uzak. Bu yüzden... Canı sıkkın. Yeni bir oyuna başlamalı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Şaşkın. Ama bu sefer daha iyi hissediyor kendini. Bekliyor. Gelişmeleri izliyor sadece, bir eylemde bulunmuyor. Sürekli geri çekiyor kendini. Çünkü artık tedbirli, daha güçlü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 255, 255);"&gt;Eğleniyor. O kadar yetenekli ki savunmasız bir yavru kedi gibi sokulmakta üstüne yok. Sürdürüyor planlarını. Karşısındakini düşünmüyor yine. Asla düşünmedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Anlıyor bazı şeyleri. Tüyleri ürperiyor yine. Ama ufacık bir üzüntü bile barındırmıyor bu sefer gönlünde. Onun uğruna... Yalnızca asla değişmemiş olması sıkıyor canını. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tüm insanlar böyle olamaz&lt;/span&gt; diye kandırıyor kendini. Doğru olan şu ki, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;olmamalı.&lt;/span&gt; Diğerleri yalnızca ruhumuzu rahatlatmak için kendimize söylediğimiz yalanlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 255, 255);"&gt;Etkileniyor bu sefer. O rezil oyunlarını sürdürüp eğlenirken şaşırmasına sebep olacak tepkiler geliyor karşısındakinden. Ve öyle bir şey ki... Bu sefer dürüst oluyor. Her şeyi açıklıyor. Tüm zehri akıp gidiyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Her ne kadar beklediği sonu görse de şaşırıyor yine. Dinliyor, yorumda bulunmuyor. En sonunda o da döküyor içindekileri. Artık inanmıyor. En başta yapması gerekeni tercih ediyor. Aynen en başta söylenenlerin en sona kalması gibi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 255, 255);"&gt;Üzülüyor. Veya üzülmüş gibi yapıyor. Dürüst konuşuyor. Veya konuşmuş gibi davranıyor... Belki gerçekten de üzüldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Umrunda bile değil artık. Can çekişse bile yeridir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3854467851967956074?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3854467851967956074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3854467851967956074' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3854467851967956074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3854467851967956074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/no-more-innocence-left-to-spill-left-to.html' title='no more innocence left to spill. left to kill.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6047181566395129851</id><published>2009-08-19T17:43:00.005+03:00</published><updated>2009-08-19T18:17:33.481+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>say 'Frooog'. - umm, Fuck?! - Frooog... - FAK!</title><content type='html'>Epica konserinden sonra, Foça'dayım ve kuzenimle telefonda olay bildirimi yapıyorum:&lt;br /&gt;''Fortuna(1) ilk baş çıktı zaten lan! Asıl olay o değil abi...''&lt;br /&gt;''Allah'ım daha ne var?!''&lt;br /&gt;''DUYUKURAY'ı(2) da söylediler!''&lt;br /&gt;''Yogartık!''&lt;br /&gt;''Yaaa, yaaa... Karayip Korsanları'nda(3) da ayrı bi koptum zaten.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenle divana yayılmış otururken aklıma bir fikir geliyor:&lt;br /&gt;''Yari yari'yi(4) dinleyelim hadi.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PC başında bakınırken durumumu belirtiyorum:&lt;br /&gt;''Tantuni(5) çekti canım ya.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik dinlediğim sırada abimden bir istek geliyor:&lt;br /&gt;''Ribozom'u(6) açsana yav.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve başka bir istek:&lt;br /&gt;''Vampirella(7) müziği vardı bi tane güzel.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Epiklerden bir seçme daha:&lt;br /&gt;''Küçük kurbağa(8) gibi lan.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1) numaralı sorunsalın açıklaması:&lt;br /&gt;Can sıkıntımdan ötürü kuzenlerime &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=2B5TA5oerk8"&gt;The Obsessive Devotion&lt;/a&gt; söylemeye başlıyorum. Ama bendeki de öyle bir ses ki, hem koroyu hem Simone'yi hem de Mark'ı canlandırabiliyorum yani o derece. En pis koptuğumuz yer ise ''Fortuna exprimitur...'' yani koro kısmı oluyor. Ve şarkının adı da artık &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Fortuna&lt;/span&gt; olarak geçiyor. Çok pis söylerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(2)'den bahsedek:&lt;br /&gt;Aynı gün Fortuna üzerine bir de &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=kthJT2tFbNc"&gt;Blank Infinity&lt;/a&gt; söylüyorum. Evet, nakarattaki o kısım do you cry değil DUYUKURAY. KURAY aq&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(3) numaralı garibin hikayesi:&lt;br /&gt;Yatağında uzanmış abim; benim şarkılarımı da dinlemek mecburiyetinde o gün, &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=p3FELocOtu0"&gt;Quiteus&lt;/a&gt;'u açıyorum o sırada ben de. ''Bu ne lan Karayip Korsanları şarkısı mı bu?'' tepkisi ise olayı açıklayan kısım zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(4)'e gelelim:&lt;br /&gt;Rammstein'ın &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=PAuJhxUh2ic"&gt;Zerstören&lt;/a&gt; şarkısını dinleyin, en başını. Zerstören değil pardon, 'yari yari / sen ağlama'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(5)'te ne varmış:&lt;br /&gt;'Unto him''in , 'Tantuni''ye dönüştüğü an. Angtroia - &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=olFchpRcgao"&gt;God Has A Plan for Us All&lt;/a&gt;, süre: 0:37.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir organel olarak (6):&lt;br /&gt;Yine EPICA, yine bir sıçış. Bu sefer &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=VuPMwwZ01qg"&gt;Illusive Consensus&lt;/a&gt;'un ''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Primo som&lt;/span&gt;niare videbamur...'' kısmı. Süre: 3:25.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir bomba olan (7):&lt;br /&gt;Hiç açıklama yapmıycam. Abim Nightwish'ten &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=WZMraAGlpwc"&gt;The Phantom Of The Opera&lt;/a&gt;'yı açsana demeye üşendi sadece. Nedeni: Şarkının başı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(8) neymiş peki:&lt;br /&gt;(bkz: Nightwish - &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=iOb_svkD3qA"&gt;Moondance&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6047181566395129851?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6047181566395129851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6047181566395129851' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6047181566395129851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6047181566395129851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/say-frooog-umm-fuck-frooog-fak.html' title='say &apos;Frooog&apos;. - umm, Fuck?! - Frooog... - FAK!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6118439299555854814</id><published>2009-08-14T19:57:00.012+03:00</published><updated>2010-12-10T23:02:04.089+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Culya'nın bi günlük Foça günlüğü :D</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Her şeyden önce, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İlay; Baran ve Ege - sizi çok aradım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku düzenim fazlasıyla bozuk olduğundan annemin her zamanki gibi çenesine düşmüştüm. Yarı moruk bir şekilde arabaya atladım ve ailecek Foça yolunu tuttuk. Birkaç arkadaşıma haber verdim, kulaklıklarımı taktım ve koltuğa yaslanıp bir güzel Madonna dinlemeye başladım. (Metal konserine giderken dinlediğin şeylere bak, kaka insan) (Epica'nın bütün şarkılarını ezberledim daha ne dinlicem lan) (Tamam kes)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cansuların yazlığının önünden geçtiğimizde rahatlama duygusu sardı bedenimi, derken 'Konser alanına gider' tabelasıyla vücuduma heyecan bastırdı. Annemler otele yerleşmeye giderken abimle ben de İngiliz Burnu'na doğru ilerlemeye başladık, derken Ece; Tuğçe ve yanlarındaki pısırık çocuk bizi karşılamaya geldiler. İkisini de pek severim zaten, tatlı sohbetimizden sonra çadırın acı taraflarını öğrendim onlardan.&lt;br /&gt;''Abi çok taşlı ya!''&lt;br /&gt;''Dondum ben, tulum alıcam bugün''&lt;br /&gt;''Kaç yerimi yardım hacı ya''&lt;br /&gt;yorumları kulağımda yankılandıktan sonra bir an Tuğçe'nin tulumlar içinde yuvarlandığını, uyumak için ne derece debelendiğini hayal ettim. Otel tutmakla çok doğru bir seçim yaptığımızı, çadırların yatılacak gibi olmadığını belirttiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival alanı öğle saatleri aşırı sıcaktı -aman ne şaşırdınız-, taşlardan dolayı da ikide bir ayağımı burktum tabii. Üzerinde 'Kredi kartı geçerlidir' afişi bulunan tuvalet kabinleriyse pek hoştu anacım. Ortam an&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWupVyOQWI/AAAAAAAAAVc/azBQHafUaCo/s1600-h/06-09-2008_15-42-01_6934.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWupVyOQWI/AAAAAAAAAVc/azBQHafUaCo/s320/06-09-2008_15-42-01_6934.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369890155954848098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;a baba günüydü, saçlarını süpürge edenlerden tutun emosundan gotiğine kadar her haltı bulabilirdiniz burada. Alanı inceleyip biraz daha çene çaldıktan sonra otele dönüyorduk ki Öykü'nün yanındaki Alp'ten telefon geldi; o kadar becerikliyiz ki her seferinde ters yöne gidip bir türlü buluşamamayı başardık. En sonunda abimle otele gidip hazırlandıktan sonra girişte onlara kavuştuk. Sahnenin önüne abanmış onlarca aç kurta bakarken de içimiz içimizi yedi tabii. Üçümüzün de The Divine Conspiracy tişörtü alıp bir de fotoğraf çekilmesi fikri bana aitti haliyle, görmemişim hahayt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veee... konser başlarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk önce Metoboy sahne aldı. Mükemmel tantananın içinde çaldıklarını doğru düzgün anlayamamakla beraber binlerce kum tanesini de içime çektim. Derken o kelimelerin kifayetsiz kalacağı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;POGO &lt;/span&gt;olayı başladı. Bir oraya bir buraya savrulma formundan yere çakılma haline geçecektim ki abimin şevkat dolu kollarıyla yeniden hayat buldum, ayakkabılarım kullanılmayacak hale geldi ve üstümde tepinen hayvani insan sebebiyle tırnağımda oje denen bir şey kalmadı. Hele ki sahneye Black Tooth çıktığı zaman vokal, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;metalci maskesi takıp serserilik yapmaya gelen şahıslar&lt;/span&gt;ı öyle bir gaza getirdi ki, neredeyse tüm izleyiciler birbirine girdi. Çıkacak duman nedeniyle birbirimizi göremezsek şaşırmayacaktım, hatta bir ara ''metal dinleyici kitlesi buysa, ben bu müziği bırakırım herhalde'' diye geçirdim içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kargaşa şöyledursun, Alp'le Öykü'nün arkadaşları Hilal'le Yasemin geldiler; ikisi de birbirinden tatlıydı; gerçi ben onları tanımadığım için sohbete bodoslama dalmak yerine abimle ortamı incelemeye karar verdim. Onlar kendi kendilerine koparken biz de aynı zamanda hasar değerlendirmesi yapıyorduk. Çilekeş'in çıkmasına yakın bir vakit de Ecem göründü; bana göre MSN'deki haline göre çok daha sempatikti ve gözleri ela değil, yeşildi sanırım XD Abimi gördüğünde verdiği tepki ise şahit olmaya değerdi: ''İlker Bey'' :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ecem'in en yakın arkadaşı Dilşah'la tayfası da gruba katıldığı sırada hava kararıyordu, benim de sahnenin yan tarafından önlere doğru sızma fikri aklımı çelmişti. Ortalarda bulunmak isteyen Öyküler ise bizden ayrılıp başka bir tarafa geçtiler. Çilekeş sahnedeyken seyirciler de resmen onlara çile çektirdi, hele benim arkamdaki Pentagram fanatiği çocuğun en kısasından ''LAN İN'' deyişi olaya noktayı koymuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilekeş faaliyet halindeyken kafamdaki düşünce &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Epica'ya daha fazla nasıl yaklaşabilirim&lt;/span&gt; sorunsalıydı. Sahne önünün biraz sağ tarafındaydım ve önümde tek bir sıra vardı, bir şeyler yapmam gerekiyordu; o demirlere yapışmam... En sonunda görüş alanımı kaplayan çocuğa yalvarmaya karar verdim, ''Lütfen ben geçiyim, HEDBENG YAPACAM çarparım oraya buraya, lütfen; nolursun...'' demeye başladım. Neyse ki şahıs insaflı çıktı ve kayabildiği kadar sağa yanaştı, kıçımı oraya sığdırmak için bayağı ıkındım ancak sonunda abimin de yardımıyla başarılı olabildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat ilerliyordu, Çilekeş'ten sonra sahnedeki yerini alacak grup...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;E-PI-CA!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Saat 21:40... 21:41... 21:42... O karanlıkta gözlerim her dakika telefonumla buluşuyordu, beklenen anın yaklaşmasıyla kalp atışlarım ters orantılı bir şekilde değişiyordu.&lt;br /&gt;Dım dım.&lt;br /&gt;Dım dım.&lt;br /&gt;ÇIKSANIZA BE!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlığın içinde adımlayan Mark'ı gördüm, ''Maark I love youuuu!!!'' diyerekten çığırma isteğimi içime hapsederek yeniden cep telefonuma döndüm, 21:4&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWsfz_V-wI/AAAAAAAAAVE/xe2RmQ-Dv9s/s1600-h/130820092603.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWsfz_V-wI/AAAAAAAAAVE/xe2RmQ-Dv9s/s320/130820092603.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369887793240996610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;4...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim olduğum kısım sahnenin biraz sağında kaldığı için grubun dinlendiği yerin tam karşısındaydı, Simone'ye rast gelen abazanlar dayanamayıp çığırmaya başladılar. Fakat onlar kendilerini ne kadar yırtarsa yırtsın ne Simone ne Mark ne Yves... işte, hiçbiri kafasını 2 mm bile çevirmiyordu. Kızıl meleğimizin ismini ''Simoooon'' diye telaffuz etmeleri o kadar çok sinirime dokunmuştu ki, en sonunda dayanamayıp ''SIMON&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;EEEEEE&lt;/span&gt;!!!!'' diye çığırdım ve işte o an Mark, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BANA DÖNÜP METALCİ SELAMI VERDİ!!!&lt;/span&gt; Eeee, doğru okucan kardeşim adınıııaağğ!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu jestin verdiği gazla kalp atışlarım iyice katlandı, zifiri karanlıkta parlayan sahne ışıklarında gözlerim Epica'yı arar oldu. Derken Indigo yankılanmaya başladı İngiliz Burnu'nda, işte; EVET - The Obsessive Devotion geliyordu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Don't you ever blind me...&lt;br /&gt;Don't be a foolish thief!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AM I?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;?!?!?!&lt;br /&gt;Ne? Kimse bilmiyor muydu? Ben orada dünyadan kopmuş, deli gibi saçlarımı savurup böğürürken kimse bana eşlik etmiyordu! Kendimi bir an garip hissettim fakat sonra hiçbir şeyi takmazsızın şarkıya devam ettim, sonuçta 2 metre ötemde Simone ''Don't be a bleeding heart!'' cümlesini dile getirmekteydi. Abim arkamda olan biteni telefona almak için kasarken bir yandan da beni kollamaya çalışıyordu, garibimin en sonunda &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Biraz sakin dur lan'' &lt;/span&gt;diye yakınışı ise trajikomik bir vakaydı. Kafam adama gömülmüş lan daha ne olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Favorilerimden (hmm Epica için bu lafı kullanmamalıyım aslında) biri olan TOD bittikten sonra Sensorium başladı, kafalar bir oraya bir buraya sallandı; -zaten kalabalığın da tek bildiği oydu- -ay pardon bi de Cry For The Moon'da FOREVA EN EVA dediler haklarını yemeyelim- Menace Of Vanity'de ise iyice kendimi kaybetmiştim. Dım dım dım dım dım dı dım dı dım! Çok anladınız evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cry For The Moon başlarken Simone'nin ağzından ''I can't hear you... Do you still exist?'' cümlesi dökülünce biraz afalladım haliyle, sonra Mark da oradan bir bastırdı; kudurma aşamasına geldim artık. Şarkıları o denli ezberleyip kendimi yırtmama rağmen - hem de o cahal kalabalıkta - sahne yanında kaldığımdan dolayı Simone'ye kendimi gösterememiştim. Demirlere yapıştım ve Mark'ın seslendirdiği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''The only thing that counts is the prosperity of today&lt;br /&gt;Most important to us is that our bills get paid''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısmını tüm gücümle söylemeye başladım; İŞTE O AN Simone'm, canım; &lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;BENİ GÖRDÜ VE BANA İŞARET ETTİ!!!&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BAŞ PARMAĞIYLAN!!&lt;/span&gt; HELYE!!! &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mark'ın çıktığı kısım boyunca parmağını benden ayırmadı&lt;/span&gt; ve ''get paid'' kısmı havada yankılandığı zaman metalci selamını verip temposuna geri döndü. İşte, Simone beni görmüştü; o kalabalıkta beni fark etmişti! Gerçi ağzından tek kelime dökülmeyen kitlenin arasında gümbür gümbür eşlik eden bir ben vardım; eğer bana yönelmeseydi çok kırılacaktım, çooook.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:D&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWs0DMfb3I/AAAAAAAAAVM/8A2G0iL_sHU/s1600-h/140820092612.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWs0DMfb3I/AAAAAAAAAVM/8A2G0iL_sHU/s320/140820092612.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369888140920057714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Solitary Ground, Quietus, Blank Infinity -onun videosunda sesim çok pis çıkmış İN MA MAAAYNNNDD falan- derken son sıradaki şarkı Consign To Oblivion geldi; içimi bir üzüntü dalgası sardı sarmaladı ancak burada sıkıntıya yer yoktu; EPICA'YDI LAN BU! Kısılmış sesimle eşlik ettim şarkıya, headbanglerimi yaptım ve dünyanın en güzel ''teşekkür ederim''ini dile getiren Simone'nin son sözlerini dinlemeye başladım. Bir klasik olan baget dağıtma işlemi başladı, şansıma bizim tarafımıza doğru bir tanesi bile atılmamıştı... Derken, o karanlıkta hangi gitarist olduğunu kestiremediğim şahıs havlusunu kalabalığa doğru savurdu,  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;acaba o kime gidecek &lt;/span&gt;gibisinden düşünürkene havlu rüzgarın etkisiyle havada taklalar attı, döndü dolaştı ve... Benim önüme geldi! Anında ahtapot gibi saldırıp havluyu kavramam bir oldu ve üstüme çullanan aç kurtlara karşı abimin kolları bana kalkan oluşturdu. Artık bok bile kokuyorsa da dayanamayıp havluya sarıldım; neredeyse çıkmayan sesimle ''İnanmıyorum!'' diye çığırmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacaklarımız patlarcasına ağrıyordu, sırada bekleyen Pentagram ve Lordi'yi göremeden; büyük bir acıyla abimle konser alanından ayrılmak zorunda kaldık. Havluyu tamamen kavramış, hala ağzımda Consign to Oblivion'ın sözleriyle geziniyordum. Öykülerle tekrar buluştuk; elimde havluyu gören Alp'in tepkisi direkt ''Yok artık'' olmuştu; ''işaret ettiği var yaaa, o benaaaam'' diye havamı da attım ayrıcana görmemiş görmemiş. Konser çıkışı tamamen enerji dolmuş bir halde dolanmaktaydım, bu durum maalesef ayaklarım için geçerli değildi tabii. O sırada Tuğçe aradı, kısılmış sesimi duyduğunda ciddi ciddi ''Ağlama Gülfer'' demişti bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berat, Yavuz ve Mustafa abiyle biraz çene çaldık, ne yazık ki Gizem'le ancak mesajlaşabildik. Gecenin bir körü annemlerin yemek yediği restorana vardık, konsere özet geçtim ve bu sabah da telefonumda kayıtlı duran videoları izlediler. Babamın benden öncelikli talebi onun için bir adet ortaya karışık Epica CD'si çekmemdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUDUR!&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6118439299555854814?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6118439299555854814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6118439299555854814' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6118439299555854814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6118439299555854814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/culyann-bi-gunluk-foca-gunlugu-d.html' title='Culya&apos;nın bi günlük Foça günlüğü :D'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoWupVyOQWI/AAAAAAAAAVc/azBQHafUaCo/s72-c/06-09-2008_15-42-01_6934.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-196717281800510914</id><published>2009-08-11T21:40:00.007+03:00</published><updated>2009-08-11T22:31:50.347+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Götik Prenses</title><content type='html'>Aylardır beklediğim güne saatler kaldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rammstein'ın senelerdir Türkiye'ye uğramaması, üstüne üstlük 2009 programında da ülkemize yer vermemesi oldukça sinirimi bozmuştu. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Harika&lt;/span&gt; psikolojimle bir kez de Epica'nın resmi sitesindeki turne kısmına bakmaya karar vermiştim. Bir hayalkırıklığına daha hazırlanmıştım ki - küçük, ay yıldızlı bir sembol; listenin üyelerinden biriydi. Bu manzarayla karşılaşmamla kolbastı moduna girmem bir olmuştu tabii,  sabah sabah sınıf arkadaşlarımla paylaştığım ilk haber de takdir edersiniz ki''EPICA TÜRKİYE'YE GELİYOOOO!''ydu. :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğime su serpen bu gerçek hayatıma girdiğinden beri olay, her gün aklıma oturup duruyordu; Epica'nın gerçekten bir fanatiği olmuştum ve gündelik ihtiyaçlarımdan biri haline gelmişti. Şimdi, o gün; yani &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;13 Ağustos&lt;/span&gt; bana göz kırpıyor! Gitmeyi düşünen arkadaşlarımla haberleşiyorum, son hazırlıklarımı yapmaktayım ve büyük ümitlerle Foça hayalini kuruyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konserlerde herkesin ortak sorunu tabii ki sahne önünü kapmak. Bunu arkadaşlarla enine boyuna tartıştık ve karar kıldığımız birkaç taktik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çıplak gitmek. İnsan topluluğunu, Musa'nın denizi yardığı gibi oraya buraya sıçratmak.&lt;br /&gt;- Fasulye yemek. (Evet bugün yedim mesela.) Yine fasulye yemek. Konser günü de&lt;span style="font-style: italic;"&gt; malumunuz &lt;/span&gt;formuna geçmek.&lt;br /&gt;- Birkaç gün boyunca yıkanmayıp kokuşmak. Doğal aurayla birlikte kalabalığın arasına gömülmek. Daha doğrusu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kalabalığı götüm götüm kaçırmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Bir şeyler kaybetmek. 'AY PARDAAAN BENİM ŞEYİM DÜŞTÜ DE' diyerekten yerlerde aranmak. Derken sahnenin önüne kadar ulaşmak.&lt;br /&gt;- Chainsaw Majini gibi ortama testereyle dalış yapmak. Hatta bir zahmet kafaya da samandan torba geçirmek. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İnsanlar Epica konserine gelmiş &lt;/span&gt;durumları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmmm. EVET LAN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoHGxhgdzLI/AAAAAAAAATc/oH_VuAYFTno/s1600-h/612609.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 310px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoHGxhgdzLI/AAAAAAAAATc/oH_VuAYFTno/s320/612609.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368790784912772274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Süper yetenekli beynimizden çıkmış bu taktikleri sizinle paylaşmaktan gurur duyar, bugün de gotik alışverişi yaptığımı belirtirim. İşe annemle koyulduk - evet, annem; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;benim&lt;/span&gt; annem o lan - ve mağazanın altını üstüne getirdik. Hatta bir ara görevli kadın elinde kahve fincanıyla yanımızdan geçerken annemin ''Ya biz kafamıza göre takılıyoruz ama'' demesi olayın tuzu biberiydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk hedefim elbiselerdi fakat annemin ''Baloya mı gidiyon'' uyarısından sonra pantolonlara yöneldim. Harika bir deri bacaklı gözüme ilişti, vücuduma tam oturmuştu -aha resimdeki gibi- fakat düğmesi kapanmıyordu! Bu yüzden yanları bağcıklı, başka bir deride karar kıldım. Üstüm için de zincirli, şeker bir bluz buldum ve diğer dikişli bluzde aklım kalaraktan dışarıya çıktım. Yok efendim çok seksiymiş, başımı belaya sokarmış. Millet Simone'yi görünce oradaki herkesin VIP formuna gireceğinden eminim lan ben :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eveet, kısacası bir gün kaldı; yalnızca bir gün... Bağıra bağıra Cry For The Moon söyleyip headbang yapmaya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-196717281800510914?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/196717281800510914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=196717281800510914' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/196717281800510914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/196717281800510914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/gotik-prenses.html' title='Götik Prenses'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SoHGxhgdzLI/AAAAAAAAATc/oH_VuAYFTno/s72-c/612609.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6333673951583120141</id><published>2009-08-06T12:37:00.007+03:00</published><updated>2009-08-06T14:22:04.216+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Güç</title><content type='html'>Duygularınıza ad verirken yanıldığınız olmuştur, mutlaka.&lt;br /&gt;Yaptığınız hata ne kadar küçük görünse de aslında sizi oradan oraya sürükleyecek bir güce sahiptir o.&lt;br /&gt;Mesela, ruh halinizi yerden yere vurup sizi enkaza çevirebilir.&lt;br /&gt;Hatanız? Yanlış &lt;span style="font-style: italic;"&gt;adlandırma.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunduğum kanıya birkaç gün önce vardım, arkadaşımın ne kadar mutlu olduğunu anlatan yazısını okuduğum zaman... İçimdeki imrenme duygusu beni yiyip bitirmişti, çünkü ben &lt;span style="font-style: italic;"&gt;mutsuzdum.&lt;/span&gt; Zayıf noktalarımdan vurulmuş ve bunlarla tek başıma savaşmak zorunda kalmıştım. En çok sevdiğim, yaşamayı istediğim duygulardan korkar hale gelmem de işin en acı yanıydı.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Snq8e-wZqJI/AAAAAAAAATU/6wJN3Ba3L3w/s1600-h/Jump_starfish__jump_by_vampire_zombie.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Snq8e-wZqJI/AAAAAAAAATU/6wJN3Ba3L3w/s320/Jump_starfish__jump_by_vampire_zombie.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366809146393471122" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fakat daha sonra ben de denedim. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mutlu olmayı...&lt;/span&gt; Ağzımdan dökülen tek kelime çifti şuydu: ''Ben mutluyum.'' Birkaç saniye sonra yüreğimde barındırdığım o denizde fark edemediğim, keşfedemediğim o kadar çok şey su yüzüne çıktı ki... Görüş alanımı tıkamış, içimi daraltan o yıkık dökük gemiler, yüzmekte olan atıkların hepsi yenik düştü kanunlara, battı teker teker. Sıra kumların arasında yitmiş, pırıl pırıl parlayan deniz yıldızlarına; incilere geldi. Söylediğim cümle onların ruhuna öyle bir işlemişti ki, hepsi denizimin yüzeyinde dizilip bana göz kırpmaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Gülfer, bizi neden unuttun'' dediler...&lt;br /&gt;''Biz senin mutluluğunuz'' diye haykırdılar.&lt;br /&gt;''Mutlu olman için hayatında yer etmiş sebepleriz'' dediler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıma dizilmiş bu doğa harikalarını gördüğümde her şeyi anlamaya başlamıştım. O kadar büyük ihanet etmiştim ki aklımda yer etmiş bazı olaylara... Onların bana sunduğu mutluluğu görememiş, sadece beynimden geçen birkaç şeye çakılıp kalmıştım. Oysaki ne kadar çok sebebim vardı benim hayata bağlanmam için. Her şeyden önce, sağlıklıydım; kendime has iradem vardı ve bana nefes alma yeteneği bahşedilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımdan geçen olayların ruh halime etkisini tartışamazdım tabii, ama bundan da öte her şey benim görüş açıma bakıyordu. Neyi istersem, onu görürdüm. Mutluyum dersem mutluydum, ışıltıları görürdüm. Mutsuzum dersem yıkıntılara, denizin içinde yüzen pisliklere şahit olurdum. Ve bu ışıltıları görebildiğim için de şimdi... Ben mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluyum, çünkü bu cümleyi kurabiliyorum.&lt;br /&gt;Bu gücü kendimde bulabiliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6333673951583120141?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6333673951583120141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6333673951583120141' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6333673951583120141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6333673951583120141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/guc.html' title='Güç'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Snq8e-wZqJI/AAAAAAAAATU/6wJN3Ba3L3w/s72-c/Jump_starfish__jump_by_vampire_zombie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1437008444023062102</id><published>2009-08-01T14:37:00.006+03:00</published><updated>2009-08-06T13:26:05.905+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>zalim, alır yutar seni!</title><content type='html'>''Hadi be, olamaz öyle bir şey'' demiştim annem bana tahmini belirttiğinde. Ancak bu derece itiraz ettiğim mevzudan da öte bir duyum aldım birkaç gün önce, şimdiyse gerçekliğine şahit oluyorum... Hayatım o kadar inişli çıkışlı ki, artık başıma ne geleceğini &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kestiremiyorum&lt;/span&gt; bile. Ne için açsam ellerimi, ne adına kelimeler dökülse ağzımdan... Boşluktayım ve bir zamanlar &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;o sonsuzluğu dolduracağına inandığım kişi...&lt;/span&gt; şimdi, benimle olduğunu iddia ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluyum tabii ki... Ancak yaşanan onca şeyden sonra adımlarımdaki ağırlık da dikkatimden kaçmıyor. Geçmişten gelen sözcükler hala beynimde, benim sesimle hayat buluyor; beni o zamanlara döndüren şarkılar ruhumu çıkmaza sokuyor. Bazen de kendi isteğimle giriyorum o sonu olmayan sokaklara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım yapmayı düşündüğüm en sağlıklı şey, gökyüzüne bakıp 'seni izliyorum' demek olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1437008444023062102?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1437008444023062102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1437008444023062102' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1437008444023062102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1437008444023062102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/08/zalim-alr-yutar-seni.html' title='zalim, alır yutar seni!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2235719088538446436</id><published>2009-07-28T15:51:00.008+03:00</published><updated>2009-07-28T20:17:43.753+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Gammağından öp biraz...</title><content type='html'>&lt;span&gt;Uzun zamandır blogu dolduramıyordum sevgili okuyucularım, abimin neti şifrelemesi veya benim ruh halimin pek uygun olmaması bu sonucun nedenlerindendi. Şu kısıtlı zamanımda hayatımın en saçma salak yerlerini paylaşıyorum hemen:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenim tarafından, benim için yazılan bir şiir. Parantez içindekiler de kendisine aittir ayrıcana:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;G&lt;/span&gt;ammağından öp biraz&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ü&lt;/span&gt;züm değil dudaklar, kiraz (Evet Kevser sus biraz :D)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;L&lt;/span&gt;ahana gibi elleri (Başka kelime bulamadım oraya pardon)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;F&lt;/span&gt;al taşı gibi gözleri&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;E&lt;/span&gt;ser rüzgar saçlarına&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;R&lt;/span&gt;ahatsızım kaşlarına (Hastayım anlamında :P)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine kuzenim tarafından oluşturulmuş birkaç parça 'şey'. Kendileri sanat eseri özelliği taşıdığından açıklama yapmam gerekiyor tabii ki, öhöm: O yeşil surat BENİM. Fizik sınavına çalışırken &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çıkardığım sesler &lt;/span&gt;ve suratımın aldığı şekil anlatılmakta. Resmi büyütün ve acı gerçekle karşılaşın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sm7809787uI/AAAAAAAAATE/pE6yUkukFQE/s1600-h/280720092486.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sm7809787uI/AAAAAAAAATE/pE6yUkukFQE/s320/280720092486.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363502193154256610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Olayın geçmişine inersek...&lt;br /&gt;*kağıt elime tutuşturulur*&lt;br /&gt;- Kevser bu ne?&lt;br /&gt;- Ders çalışırken çıkardığın sesler.&lt;br /&gt;- ÖEEAAA?!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;VE.&lt;br /&gt;Diyaloglar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Bazen kendimi rezil ettim, sonra da güldüm üstüne.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mekan: Bodrum'daki yatın 2. katı&lt;br /&gt;Ana karakterler: Öykü, Gülfer ve kimliği belirsiz kadın.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Gülfer güneşe doğru uzanmış, dünyadan kopmuş bir şekilde The Obsessive Devotion dinlemektedir. Öyle ki kafasını bi o yana bi bu yana sallamakta, kimi zaman da ufaktan çığırmaktadır falan. Bu duruma şahit olan Öykü de kendine hakim olamayıp anormal anormal hareketlere girişmiştir. Kızların özürlü hareketlerine şahit olan zavallı bir kadın onlara öyle bir bakmıştır ki, artık bu durum Gülfer'in dikkatini çekmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Öykü şu kadın bize çok pis bakıyo.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Ay evet?!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;O sırada şarkının sözleri kulaklarda çınlamaktadır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;*I feel only misery for myself when I look through the eyes of someone else!&lt;/span&gt;*&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Gülfer'den olayı noktalayan yanıt:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Gerçekten de o kadının gözünden bakmak istedim kendime şimdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;Bazen götüme bile takmadım, sonra bir baktım ki onu da bir tarafımda patlattım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mekan: İlker'in Odası&lt;br /&gt;Ana karakterler: İlker ve Gülfer&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Gülfer'in ipodunu eline geçiren İlker, kız kardeşine 'Senin neden adres defterinde kimse yok' gibisinden bir soru yöneltmiştir. O sırada bilgisayarla fazlasıyla meşgul olan Gülfer bu soruyu cevapsız bırakmış ve işine devam etmiştir. Birkaç gün sonra müzik dinlemek amacıyla eline ipodu alınca kişi listesinde 2 adet şahsın bulunduğunu görmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Gülazer Dekker&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Resim: Damıs'ın KEL hali&lt;br /&gt;Not: Mal müdürü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Güldozer Özçetin&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Resim: Damıs'ın en MAL çocukluk resmi&lt;br /&gt;Not: Mal müdüresi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Of abi ya, bıktım senden lan :D&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bazı zamanlarda da 'KAS KAFALI BU, DEĞİŞMEZ' dedirttim insanlara.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Mekan: Foça'da bir kafe.&lt;br /&gt;Ana karakterler: Cansu, Gülfer&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kahveler içilmiştir ve Cansu, Gülfer'in falını merak ettiğini belirtir. Bunun üzerine Gülfer tabağı değil fincanı eline alıp, ters çevirir. İlker ve Cansu bön bön bakmaktadırlar fakat Gülfer için her şey normaldir. Kahvenin her tarafa saçılması umrunda bile değildir.&lt;/span&gt; Cansu atılır:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Gülfer böyle mi kapatılır fincan?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Neee biliyim ben yaaa... E şimdi bakamıcak mısın falıma?? :( :(&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Bakılır da... Neyse artık. *pisbirbakışatar*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Eee neymiş?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Kocaman bir T harfi görüyorum burada, abayı yakmış sana.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- AAA TAMAM İŞTE THOMAS O DAMIS DAMIS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İlker ve Cansu: ._.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 255);"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Kimi zaman da aklımdan olur olmadık şeyler geçirdim, sonra da kendimi azarlayıp savunmasız velet hallerine büründüm.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Mekan: Bodrum'a giderken, arabanın içinde.&lt;br /&gt;Ana karakterler: Gülfer'in kafasından geçenler&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Acaba bu uçurumdan yuvarlanırsak ne olur?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Oha lan neler düşünüyosun sen, dinle müziğini otur işte.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Ama her ihtimale karşı kemerimi taksam mı ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Ne gerek var ya, yuvarlandık diyelim... nası olsa hepimiz ölcez&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Peki.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah ah, çok salak oldu lan bu yazı? :D Neyse aceleme verin artık, bir dahaki sefere görüşmek üzere ANAM!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2235719088538446436?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2235719088538446436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2235719088538446436' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2235719088538446436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2235719088538446436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/gammagndan-op-biraz.html' title='Gammağından öp biraz...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/Sm7809787uI/AAAAAAAAATE/pE6yUkukFQE/s72-c/280720092486.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-2008157074906591227</id><published>2009-07-22T23:30:00.003+03:00</published><updated>2009-07-23T00:36:29.155+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>You get me closer to hate</title><content type='html'>Beni sadece... korkutuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanıyorum, güveniyorum... Seviyorum! Fakat cevap olarak ya bir yalanla karşılaşıyorum, ya yolun ortasında bırakılıyorum, ya da... Kalkanlarım kırılmış, paramparça olmuş; yerlere dökülmüş artık. Süpürülmeyi bekliyorlar perperişan, bense kendime sarılmış; başım öne eğik, öylece bekliyorum. Sevmek istiyor yüreğim, birilerine güvenme ihtiyacı duyuyor; ama bir tarafım da kulağıma geri adım atmamı fısıldıyor sürekli. Bense inadına seviyorum her zaman, hayaller kuruyorum, saçma sapan; boktan hayallerimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra fark ediyorum ki... Aynı his var yine göğsümün ortasında. Yanımdaki herkesi kapı dışarı etsem, soğutsam kendimi onlardan; yapayalnız yaşamaya başlasam istediğime ulaşamayacağım. Kollarımı açmayı denesem her zamanki gibi, yakınlarında bulunsam o kişilerin; kısır döngüm tıkır tıkır işleyecek yine. Üstelik bu kırılmış kanadımı iyileştirmeye de gelmeyecek kimse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok zarar görmeme rağmen hala içimdeki insan sevgisi nedendir anlayamadım hiçbir zaman. Taş kalpli olmak istiyorum bazen, belki sıcaklığıyla onu yumuşatacak biri geldiğinde değişirim düşüncesiyle. O zamana kadar uykuya çekilmek, her türlü olaydan kendimi soyutlamak istiyorum ama saatleriniz sürekli uyandırıyor beni. Masadan atıp paramparça olmalarına dayanamıyorum, her seferinde onları susturup yanınıza koşuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden, kendimden de korkuyorum.&lt;br /&gt;Sürekli birilerine değer verdiğim için...&lt;br /&gt;Ve sizden de; sürekli o değerle kukla gibi oynadığınız için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-2008157074906591227?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/2008157074906591227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=2008157074906591227' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2008157074906591227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/2008157074906591227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/you-get-me-closer-to-hate.html' title='You get me closer to hate'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-291930262757438229</id><published>2009-07-10T20:35:00.004+03:00</published><updated>2009-07-10T20:42:59.698+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>3003</title><content type='html'>Gözleriniz birbirine değdiğinde, sadece siz anlarsınız bu aynaların ne yansıttığını. Çünkü ikinizin arasındadır, kimseye taşmamıştır o. Bir şeyler paylaşmışsınızdır, yalnızca ikinizin arasındadır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu yüzden, zamanında yaşadığımız tatsız olayların bile sönük kalması; saklanma çabası içinde olmaları. Biliyorum, eminim; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yalnızca&lt;/span&gt; ikimiz bildik &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bazı şeyleri&lt;/span&gt;. İkimiz yaşadık. İyi veya kötü, ilk veya son... Beraber olgunlaştık. Bu güçlendiriyor bizi, bu ayakta tutuyor dostluğumuzu. Bazen sana ne kadar kızsam da... Senin yerin ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemek istedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-291930262757438229?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/291930262757438229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/291930262757438229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/3003.html' title='3003'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3550961760232672116</id><published>2009-07-09T15:13:00.005+03:00</published><updated>2009-07-09T15:43:18.656+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Skulduggery Pleasant</title><content type='html'>Bayram tatili 2008 yılında çok erken gelmişti sanki, 10. sınıfa başlayalı belki iki ay olmuştu ve alan değişiminin sunduğu yeni sınıfımı henüz tanımaya başlamıştım. Her zamanki gibi bu on günlük tatil içimde kıpırtılara neden olmuştu, adı üstünde; TATİL. Ancak Dil Anlatım öğretmenimize hürmetler ederim ki buradan, bize en hoşundan bir sunum ödevi vermişti. Altı kişilik grubumuzdan tatilin ortasında bu işle ilgilenen bir tek ben ve Zeynep olunca, iş iyice sinir bozucu hale gelmişti. İkimiz oradan oraya koşuşturduk, araştırma yaptık; slayt hazırladık, evet - tatilin ortasında. Ve diğerleri resmen yatışa geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek sevgili öğretmenimizin üstüne basa basa söylediği şeylerden biri de araştırmalarımızı direkt internetten almamamızdı. Bu yüzden kitabevine başvurmaya karar verdik. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlXlwyYIW4I/AAAAAAAAASg/oDT_RBPBlGM/s1600-h/skulduggery-pleasant1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 210px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlXlwyYIW4I/AAAAAAAAASg/oDT_RBPBlGM/s320/skulduggery-pleasant1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356439958146538370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İş beni o kadar bunaltıyordu ki, bir an önce halletsek de kurtulsam modunda geziniyordum resmen. Bir ara ben de kaytarıcılığa geçerek başka kitap reyonlarına daldım, o sırada Erhan abinin bana aylar önce önerdiği Dedektif Kurukafa gözüme çarptı. Sahi, ne zamandan beri kitap okumuyordum ben? Okulun yorucu temposu, arada sırada arkadaşlarla sürtmek ve laptop kullanmak dışında bir faaliyetim yoktu. Üstüne üstlük zamanında benim gibi kitap kurtluğu yapan birisine hiç yakışmıyordu bu okuma arası. Bu yüzden Zeynep araştırma konusuna daldığı sırada Dedektif Kurukafa'yı koltuğuma sıkıştırdım, o da aradığını bulamayan gözlerle bana bakmaktaydı ve mağazadan alışveriş listemizde olmayan bir kitapla çıkmış olduk sonuçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gidince Erhan abiye 'Kitap harika, ben biraz geç kaldım gerçi...' gibisinden bir mesaj atmama sebep olmuştu dedektif amca. Kısa süre içerisinde sonlandırmıştım zaten bu eseri, aynı zamanda her Dil Anlatım dersi midemin bulanmasına neden oluyordu artık. Sunuma çıkıp bir şeyler anlatmak pek bana göre değildi, ya hata yaparsam; ya saçmalarsam soruları her zaman beynimdeydi. Bende nefrete dönüşen, stresli dil anlatım dersleri birbirini kovalıyordu; bu aralarda da kendimi kitabevlerine atmaya başlamıştım artık. Hele bu işi annemle yaptığımızda zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorduk, kendisi bana öyle güzel kitaplar buluyordu ki... Onun bu yeteneği beynime kitap alışverişlerine her zaman onunla gitme düşüncesini oturtmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler birbirini kovaladı, büyük bir korku ve nefret yumağına dönüşmüş sunumumuzu hallettik ve o günler ne zaman aklıma gelse bir OFF çekiyordum artık. Fakat geçen gün yatağıma uzanmış Stephen King okurken aklıma bir şimşek çaktı, şu an elimde bu kitabı tutmamın en büyük sebebi belki de bayramda yaşadığım o telaştı. Belki hayatımdaki okuma boşluğunu hiç fark etmeyecek, belki Erhan abinin önerisini asla hatırlayamayacaktım. Okuma zevkim dergilerden ve bloglardan ibaret olacaktı... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aylar sonra anlamıştım bunu... &lt;/span&gt; Her ne kadar ortalamamı ufacık bir kıpırdatmayan Dil Anlatım öğretmenime darılsam da şu an, benim için çok büyük önem taşıyan fakat bir türlü boşluğunu hissedemediğim gizi ortaya çıkardığı için ona bir teşekkürü borç bilirim. Ve Erhan abiye tabii, gerçi ona minnettar olduğum konular sayısızdır. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3550961760232672116?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3550961760232672116/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3550961760232672116' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3550961760232672116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3550961760232672116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/skulduggery-pleasant.html' title='Skulduggery Pleasant'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlXlwyYIW4I/AAAAAAAAASg/oDT_RBPBlGM/s72-c/skulduggery-pleasant1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6401805891257752241</id><published>2009-07-05T19:18:00.003+03:00</published><updated>2009-07-09T15:52:15.393+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>iRule</title><content type='html'>Öncelikle, resimleri büyütün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlDSf-RELII/AAAAAAAAASA/9JGhAmkH5mI/s1600-h/050720092369.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlDSf-RELII/AAAAAAAAASA/9JGhAmkH5mI/s400/050720092369.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355011403675872386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;çok pis dinlerim affetmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlDSgIv1XuI/AAAAAAAAASI/V1pmBqxHxyU/s1600-h/AHAHAHAH.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 264px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlDSgIv1XuI/AAAAAAAAASI/V1pmBqxHxyU/s400/AHAHAHAH.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355011406489280226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Favorim Ayaini El Eyyem. Sözlü Pop Arabic, Mısır Dansları. Yanlış olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öööö tamam sadece resim çekmek için yaptım o kadar da değil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6401805891257752241?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6401805891257752241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6401805891257752241' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6401805891257752241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6401805891257752241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/irule.html' title='iRule'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SlDSf-RELII/AAAAAAAAASA/9JGhAmkH5mI/s72-c/050720092369.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-5239461149690996931</id><published>2009-07-04T23:51:00.004+03:00</published><updated>2009-07-05T00:06:23.116+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Hayattan çıkardığım bazı dersler</title><content type='html'>* Bütün gece uyuyamayıp, sabah olduğunda yatarak müzik dinleme. Nitekim baygınlığın, o kafandaki gürültüye üstün gelip senin sızmana sebep oluyor. Sonra da buluşmaya 45 dakika geç kalıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arcade'i Arkade diye okumaya devam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* PSP'yi evde unut. Oyun mağazasının önünden geçerken de versiyonu yerlerde sürünen konsolun aklına gelsin, delir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ayakkabının tokası çıktığında, çengeli takmak amacıyla bulduğun ilk kaldırıma oturma. Güneşin alnındakilere hele, hiç oturma. Evet kıçın pişer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yiyemeyeceğin kadar yemek alma. Sonra patates kızartmasının, hamburgerin ve patlamış mısırın yarısı da kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ice Age 3 gibi bir güzelliği tekrar izle. İzle, tekrar; tekrar izle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kıskançlara sırıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gezerken cebine gelen mesajlara bakmamaya devam et. Sonra da millet çıldırsın, atar olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Kıro bir zil sesi duyulur.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;- BU NE ABİ?! :D&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;tepkisi verilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Kıro zil sesi, yan masadaki adamın cep telefonundan gelmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Yerin dibine geçilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bunu yapma be, AYI!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İkinci ismini öğrenemediğin arkadaşının kuzenine başvur. *utanır*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Eee bi şey daha var. Neyse bu da bende kalsın artık...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-5239461149690996931?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/5239461149690996931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=5239461149690996931' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5239461149690996931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/5239461149690996931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/hayattan-ckardgm-baz-dersler.html' title='Hayattan çıkardığım bazı dersler'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8688288486591285724</id><published>2009-07-01T22:01:00.003+03:00</published><updated>2009-07-01T22:46:35.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Deli Mıknatısı</title><content type='html'>ULAN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere de mi normali bulmaz beni?&lt;br /&gt;Ha bu seferki kopma noktası oldu, boynuma yarım metre karelik nazar boncuğu asacağım artık dışarıya çıkarken. Tüm manyakları kendime çekme kabiliyetimin kem gözlere yem olmasını istemiyorum. Valla lan ahahaha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giydim kot kaprimi, sırtıma yarım kollu gömleğimi geçirdim, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bildiğiniz insan&lt;/span&gt;lar gibi dışarıya çıktım annemle. Eh, tabii ki benim bir farkım var; anormalleri çekiyorum kendime. Durağa doğru yürüyoruz, şansımıza koltukların olduğu yer direkt güneş altında kalmış. Biz de ayakta bekleme pahasına duvarın arkasına geçip gölgenin tadını çıkarmaya başladık. O sırada yanımıza yerden bitme, cin gibi bir oraya bir buraya bakan; saçlarını anti-yerçekimi formuna sokmuş biri geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eveet, görev başlıyor.&lt;br /&gt;Kontroller:&lt;br /&gt;Zavallı Ben: ZB&lt;br /&gt;Şeker Kadın: ŞK&lt;br /&gt;Çimlenmemiş Deli: ÇD&lt;br /&gt;Aney: A&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD, anneme döner.&lt;br /&gt;ÇD: Aaa teyze, ben sizi tanıyorum ya. Siz *elini bizim apartmanın oralara doğrultur* şurada oturuyorsunuz değil mi? *elini öpmeye yeltenir*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli öğretmen olan annem, çocuğu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;eski öğrencilerimden biridir belki&lt;/span&gt; düşüncesiyle reddetmez, elini uzatır ona. ÇD, bir adım ileri giderek annemi yanaklarından öper, daha sonra bu işten ben de nasibimi alırım tabii. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ne oluyor lan&lt;/span&gt; derken çocuk işi sardırmaya başlar. Cümbüş kuşağını da tam olarak burada kesiyoruz zaten, makasımız da ÇD.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD, anneme dönerek: Abla sen çok güzelsin.&lt;br /&gt;A, şaşkın olmuş bir vaziyette: Teşekkür ederim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şahsın normal olmadığı belliydi, hani adam gibi biri olsa avazın çıktığı kadar bağırır, kovarsın yanından. Ama belli, deli işte. DELİİİ! Ve yine benim yanımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD: Yanındaki kız da *lanet olsun o benim* çok güzel.&lt;br /&gt;A: ?&lt;br /&gt;ÇD, bana bakarak: Valla çok güzelsin sen. Çok beğendim seni.&lt;br /&gt;ZB, içimden: amuha:&lt;br /&gt;ÇD, anneme yöneltir bakışlarını: Bu kızın nesi oluyorsun sen?&lt;br /&gt;A: Ablasıyım.&lt;br /&gt;ÇD: Ablası mı?&lt;br /&gt;A: Evet.&lt;br /&gt;ÇD: Annesi kim bunun?&lt;br /&gt;A: Annem.&lt;br /&gt;ÇD: Annen mi? Kim o işte?&lt;br /&gt;A: Annem yahu annem, kardeşimin annesi neyim olacak başka?&lt;br /&gt;ÇD: Sevgilisi var mı bunun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*A, limit barı yavaştan dolmaya başlıyor*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A: Var tabii var, nişanlısı var.&lt;br /&gt;ÇD: Hadi yaa, evlencekler mi peki?&lt;br /&gt;A: Evlenecekler tabii.&lt;br /&gt;ÇD: Ama parmağında yüzük yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YUH! Bok gibi saklamıştım ellerimi de oysaki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A: Kaybetti yüzüğünü.&lt;br /&gt;ÇD: Hadi yaa, kayıp mı etti... *bana döner bu sefer* Kaç yaşındasın sen?&lt;br /&gt;ZB: 20.&lt;br /&gt;ÇD: 20 mi? Ben de on sekiz &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;buçuğum&lt;/span&gt; yaaa... Tüh. Ama olsun kaçırırım ben seni. Çok yakışırız biz senle.&lt;br /&gt;A: Nereniz yakışır be? (AHUAHAH) Baksana kızın omzuna geliyorsun :D (Overdrive olacak az kaldı)&lt;br /&gt;ÇD: Yakışırız yakışırız. Seviyon mu onu?&lt;br /&gt;ZB: Yani. *bu sırada yanımdaki kadına dönüyorum, gülme krizine gireceğim artık.*&lt;br /&gt;ŞK, dumur olmuş bir şekilde bana bakıyor o sırada.&lt;br /&gt;ÇD: Adı ne bunun?&lt;br /&gt;A: Ayşe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe?&lt;br /&gt;vat dı fak iz diz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZB, fısıldayarak: Anne başka ad mı bulamadın?&lt;br /&gt;A: Ne yapayım yahu, o geldi aklıma?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD pes etmemişti hala. Beni tanıma işini &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;asl pls&lt;/span&gt;'in ötesine atmaya kararlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD: Sevgilisi ne iş yapıyor?&lt;br /&gt;A: Boksör o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZUHAHAHA.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD: Boksör mü?&lt;br /&gt;A: Evet. Çok iyi döver yani.&lt;br /&gt;Bu sırada ŞK'den öneri geliyor: Polis de polis, ek olarak.&lt;br /&gt;A: Polis ve aynı zamanda boksör, madalyaları var.&lt;br /&gt;ÇD: Hadi yaaa. Sevgilisi ona yazlık alsa ya, söylesenize ona? (Fesat lan bu)&lt;br /&gt;A: Alır alır yahu, boşver sen onu da sevgilisini de hadi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüm değişti artık gülmeyeyim diye kasarken, başım ŞK'ya dönük; o bana sırıtıyor ben ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇD: Nereye gideceksiniz siz?&lt;br /&gt;A: Sen nereye gideceksin?&lt;br /&gt;ÇD: Konak'a.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siktir.&lt;br /&gt;E biz de?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A: Konak'a gitmeyeceğiz. Konak dışında bir yere gideceğiz.&lt;br /&gt;ÇD: Hadi ya şansa bak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;gelen ilk otobüse&lt;/span&gt; atlıyoruz annemle,&lt;span style="font-style: italic;"&gt; lütfen peşimizden gelmesin&lt;/span&gt; dileğiyle tabii... Neyse ki gelmiyor, tabii ki bütün gün boyunca Konak'ta karşımıza çıkar mı bu bıcırık ihtimali de aklımızdan gitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görev tamamlandı.&lt;br /&gt;Sonuç: A'nın pimpiriklilik katsayısı arttı.&lt;br /&gt;Abazanlık ve manyaklık deneyim puanı kazandınız.&lt;br /&gt;Gülfer hanım, kendinizi beğeniniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıt? Evet - Hayır&lt;br /&gt;NO RLY!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8688288486591285724?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8688288486591285724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8688288486591285724' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8688288486591285724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8688288486591285724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/07/deli-mknats.html' title='Deli Mıknatısı'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8247305334150732774</id><published>2009-06-30T18:47:00.002+03:00</published><updated>2009-06-30T19:00:38.678+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Her Şeyin Kalbi</title><content type='html'>Bakma onun yüzüne. Ruhunda açılan yaralardan sorumlu tutamazsın onu. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Beni üzdü, beni ağlattı... &lt;/span&gt;demek sana puan kazandırmayacak, üstelik geçerli bahaneler de olamaz bunlar.  Aynaya bak! Okuyamıyor musun gözlerinden, o kabullenemediğin hatanı? Hatalarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun başındasın daha. Körpeciksin, safsın; tecrübesizliğinden ötürü her engelde takılıp düşüyorsun. Üstelik karşına çıkan bu taş parçalarını, çıkıntıları onların düzenlediğini savunuyorsun. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Geçemedim, aşamadım &lt;/span&gt;demeyi yediremedin hiçbir zaman kendine. Suçladın. Ama sen &lt;span style="font-style: italic;"&gt;her şeyin kalbiydin&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sahip olduğun hayatın Tanrı'sıydın&lt;/span&gt;; tüm yolların sana çıktığını, sorunların veya başarıların her zaman sana ulaşacağını bir türlü anlayamadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvendin.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hata yaptın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sevdin.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ah...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşı döktün.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aptallaştın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma. Hepsi senin hatandı, onun değil. Gözyaşlarının yanaklarından süzülmesine sebep o değildi. Hayalkırıklığından dolayı onu sorgulayamazdın. Çünkü temelini sağlam atamamıştın, hayallerini ona bağlamış ve güvenini teslim etmiştin. Sana yalan söylediğinde, seni yarı yolda bırakıp gittiğinde ise koyvermiştin kendini. Aslında denklemin çok basitti... O, hayallerinin insanı değildi. Güveni hak etmezdi. Sen bunun ayırdına varamamıştın ve işte... hatalı davranmıştın. Kabullen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma. Sen her şeyin kalbisin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8247305334150732774?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8247305334150732774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8247305334150732774' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8247305334150732774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8247305334150732774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/her-seyin-kalbi.html' title='Her Şeyin Kalbi'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1547516252676771143</id><published>2009-06-29T10:38:00.005+03:00</published><updated>2009-06-29T10:58:33.739+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>the first summer mission accomplished! :W</title><content type='html'>Foça'dan geldim! Size geçirdiğim bu beş dakikada planlanmış tatilimin niteliğini söyleyeyim hemen: mükemmel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkıntılarım, kafamı kurcalayan sorunlar; hepsi aktı gitti beynimden. Güneşe doğru uzanıp Seif Al Din dinledim, her zamanki gibi yanamadım; hayatımda ilk kez bara gittim ve aşırı derecede eğlendim, abimle plajda mayışıp yamuk yumuk pozlar çektik ve birinde aynı Bayhan gibi çıktı, krize girdik; Cansu bana adam gibi ikinci makyajımı yaptı, hele ki Cansu'nun anneannesi ve dedesini görmeliydiniz, şeker demek onlara hakaret olur... Kısacası tadının damağımda kaldığı, harika bir tatildi. Epica için de Foça'ya geleceğim şayet bir aksilik çıkmazsa. Hatta tekrar Cansuların yazlığında kalma gibi bir fırsatım olursa, konser keyfimi günü birlik sınırında bırakmam herhalde :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeeey, evet Ege katılıyorum, mutluluk güzel bir şey! Hele uzun süredir aranıyorsa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1547516252676771143?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1547516252676771143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1547516252676771143' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1547516252676771143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1547516252676771143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/first-summer-mission-accomplished-w.html' title='the first summer mission accomplished! :W'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-4429871894596394056</id><published>2009-06-27T05:46:00.005+03:00</published><updated>2009-06-27T06:13:53.822+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Bilmediğiniz kelimeleri kullanmayın, lütfen.</title><content type='html'>Okuldayım veya dışarıda geziyorum... Çevreme baktığımda birçok insan görüyorum, birbirleriyle konuşuyorlar; şakalaşıyorlar... Fakat bazen, daha doğrusu bu zaman zarfı artık kendisini &lt;span style="font-style: italic;"&gt;çok sık&lt;/span&gt;a bıraktı; iki aşk -kesinlikle bu kelimeye layık değiller- kuşu, kaldıramayacağım hareketleri sergiliyor. Kucak kucağa konumlarından tutun herkesin içinde tek parça haline gelmelerine kadar... Tabii ki aslında; BANANE, ama şöyle bir şey de var arkadaşım, ben kafamı senin yönüne çevirdiğimde salyalarına kadar da görmek zorunda değilim yani!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilileri bir kenara bıraktım, her cümlesine &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ay canım ay aşkitom sevgilim&lt;/span&gt; diye başlayıp da&lt;span style="font-style: italic;"&gt; yoook; sakın, aramızda bir şey yok bizim! &lt;/span&gt;tavırları sergileyenler de mevcut. Aynı kaşıktan yemek yerler, birinin eli diğerinin beline yapışmış, beraber aşk şarkıları dinlerler ancak iş ciddiye bindi mi hooop, ne saçmalıyoruz ki biz? Onların sevgili gibi bir hali mi var? Çocukluk arkadaşınız olur ya da manevi anlamda çok sıkı bağlanmışsınızdır birbirinize, her an destek olmuşsunuzdur; aynı kaptan yemek yemişsinizdir gerektiğinde, o çok ayrı. Ama her önüne gelenle de flört edip ben yalnızım ben coolum diye geçinmeye de ne yorum yapılır ki? Kusura bakmayın da, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;aşkın da suyunu çıkardınız cidden.&lt;/span&gt; Siz o kelimenin anlamını biliyor musunuz acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ilk aşamada oraya buraya dokunmak, iki sene sabredemeyip hemen yatağa atlamak; birçok dudağın tadına bakmak mı sandınız onu siz? &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Modernlik&lt;/span&gt; dediğiniz, aşk dediğiniz bu mu yani? Bir insanın içi nasıl rahat eder, anlamıyorum; evet anlamıyorum, birçok tene dokunmaya, birçok eli tenine dokundurmaya... Çok özür dilerim, ben &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;eski kafalıyım&lt;/span&gt;, ben &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kalasım&lt;/span&gt;; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;en kötüsü&lt;/span&gt; de halimden çok &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;memnunum&lt;/span&gt;. Mızıkçıyım ben, oyun dışı edebilirsiniz beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-4429871894596394056?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/4429871894596394056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=4429871894596394056' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4429871894596394056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/4429871894596394056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/bilmediginiz-kelimeleri-kullanmayn.html' title='Bilmediğiniz kelimeleri kullanmayın, lütfen.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-108594116309915316</id><published>2009-06-26T15:20:00.006+03:00</published><updated>2009-06-26T15:45:10.201+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Poker Face</title><content type='html'>Dün hayatımın ilklerini yaşadım yine. Biri, Hilton'daki üç boyutlu sinemaya gitmem, diğeri ise tarot falı baktırmamdı.&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Kendisine inanma ama onsuz da kalm&lt;span style="font-style: italic;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;nın altına sığınarak adımımı attım kafeye, Cansular da beni takip ediyordu. Yerleştik, bize önerilen ismi beklemeye başladık. Bir süre sonra çağırılmanın verdiği tepkiyi sergiledim ve bıdık bıdık adamın yanına ilerledim. Önüme bir kart tomarı sundu, iyice karıştırmamı ve bu işi yaparken tek bir şeye odaklanmamı söyledi. Her zaman kafamdan milyonlarca şey geçtiği için beynimi tek konuya odaklamam zor oldu, karma olayında da hayli beceriksizdim zaten. Adam direkt anlamıştır ilk kez tarot falı baktırdığımı benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk aşamayı ameleliğimle atlattıktan sonra, falcı beyfendi kartları tersten dizmeye başladı. Doğum tarihimi, beraberliğim olup olmadığını ve babamın da mesleğini sorduktan sonra açıklamaya başladı gördüklerini. İş, para, arkadaşlık... Birçok konudan bahsetti. Ben de sizinle en çok değinmem gerektiğine inandığım kısımları paylaşacağım şimdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkTBc81wHaI/AAAAAAAAARQ/Ge-2bScwjOY/s1600-h/HERSEY-1-YTL-1-YTL-039-YE-TAROT-FALI__14750843_0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 211px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkTBc81wHaI/AAAAAAAAARQ/Ge-2bScwjOY/s320/HERSEY-1-YTL-1-YTL-039-YE-TAROT-FALI__14750843_0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351614960335068578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*&lt;/span&gt; Okul konusunda seçimimi çok iyi yapmam gerekiyormuş. Kararsızlık görmüş (Aferin lan kerata). Bir an önce zihnimdekini netleştirmemin zorunluluğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*&lt;/span&gt; Okuyacağım yerle ilgili yansıyan en net il &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İstanbul&lt;/span&gt;'muş. Yok artık, ben? Bu yayıklıkla?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*&lt;/span&gt; Okuldan bir arkadaşımla, onun hatasını düzeltmeye çalışırken tartışmaya girecekmişim. Gökçe? Melisa? Bilal? LAN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*&lt;/span&gt; Şimdi geldik en bombasına... Aklımda Bilgisayar Mühendisliği başta olmak üzere iki meslek var, diğeri de mimarlık. Geçirdiğim o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;hoş&lt;/span&gt; konuşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Meslek olarak ne düşünüyorsun?&lt;br /&gt;- Bilgisayar Mühendisliği.&lt;br /&gt;- Hmm. Mimarlık düşündün mü hiç?&lt;br /&gt;- Eaah... EVET?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, adam görmüş abi. Görmüş. İnandım fasfas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;*&lt;/span&gt; Çevremde birisi varmış fakat bana adım atamıyormuş (bak sen...). Zamanında da yaklaşmaya çalışmış ancak çevrenin ve benim odunluğumun etkisiyle bir türlü becerememiş. Aynı şekilde şu anda da deniyormuş ancak iş, benim ona adım atıp atmamama bakıyormuş. Eğer bir ilişki başlarsa niteliği gayet &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ciddi &lt;/span&gt;olacakmış ve gördüğü kişinin en belirgin özelliği ise &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;gözlerinin çok güzel olmasıymış.&lt;/span&gt; Kim lan o güzel gözlü asdas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir kişi&lt;/span&gt; hakkında da soru sordum. Bence adam burada sıçtı. Beni özlediğini falan sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Aileden bir bayanla tartışacakmışım. Annem kesin bu ahaha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh, artık ne kadarına inanmalıyım bilemeyeceğim ama... Özellikle meslek konusundaki seçimimi nasıl anladığına hala şaşırıyorum. Bakalım, geleceğim hakkında söylediklerinin kaçı tutacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ben: Bayağı bir tuttu yahu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bay Tarot: İyi sallamışım demek ki, tutmuş.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Ben: *içses* Bi geyik yapılmıyo aku senle de.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-108594116309915316?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/108594116309915316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=108594116309915316' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/108594116309915316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/108594116309915316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/poker-face.html' title='Poker Face'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkTBc81wHaI/AAAAAAAAARQ/Ge-2bScwjOY/s72-c/HERSEY-1-YTL-1-YTL-039-YE-TAROT-FALI__14750843_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1625546618089981002</id><published>2009-06-24T21:54:00.008+03:00</published><updated>2009-06-24T23:45:33.665+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>sooşıl batırflay</title><content type='html'>Son gönderdiğim girdi tarihinin 20 Haziran olması, bu derece gaza gelip durmadan bir şeyler üretiyorken beni şaşırttı. Kafamda binlerce tilki dolanıyor fakat onları size aktarıp içinizi karartacağıma şu dört günümün en can alıcı yanlarını paylaşmaktan yanayım ben de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~ Bahiyörüz. &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;21 Haziran 2009; Pazar. &lt;/span&gt;Babolar günü. Klasik olarak pederin (abimin bana bulaştırdığı başka bir kalıp daha) yanına gidip elcaazlarından öptük, ona hediyesini verdik; sonra yine robot moduna daldık tabii. Abimle beni PClerimizin başından ancak zorunlu ziyaretler kaldırabildi. Bu yıl fazlasıyla kasmış ve son notu da 95 olan ÖKÜZ (abi demiyorum), arkadaşlarına ders çalıştırmaya gidecekti, ben ise Mavişehir yolunu tutup mevzubahis kutlamayı halledecektim.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKH9EJ4rtI/AAAAAAAAAQ4/ubBFWUYFroA/s1600-h/Confessions+of+a+Shopaholic+poster.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 218px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKH9EJ4rtI/AAAAAAAAAQ4/ubBFWUYFroA/s320/Confessions+of+a+Shopaholic+poster.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350988790426545874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ev gezmelerini sevmem pek, kuzenimin odasında oturup Alışverişkolik ilen Sex And The City posterlerini süzerken Alp'i dürtmek aklıma geldi. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Çık da apartmandan bi e&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;l salliyim sana&lt;/span&gt; şeklinde cıvıklık yaparken dediğim bir anda gerçek oldu ve Alp'in direkt &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yan apa&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;rt&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;manda&lt;/span&gt; oturduğunu öğrendim. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Köpüşü&lt;/span&gt; Dino'yu gezdirecekmiş, ben de bizimkilerden on beş dakikalık izin kopararak bu yolculuğa dahil ettim kendimi. Köpek AŞIRI tatlıydı, tabii ilk gördüğümde üstüme dalıp eteğimi paraşüt formuna sokmasaydı daha bir hoş olacaktı. Atlamadan edemeyeceğim bir konu ise annemle aramızda geçen diyalogdu. Pencereden çıkmış bizim bayan pimpirik, bu manzaraya karşı kesin tepkimi veriyordum tabii:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- GİR İÇERİ.&lt;br /&gt;- *bıdı bıdı bi şey söyler*&lt;br /&gt;- TAMAM GİR İÇERİ.&lt;br /&gt;- *yine geveler*&lt;br /&gt;- Tamam 15 dakikaya geliyorum GİR İÇERİ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık otomatiğe bağlayan benliğim Alp'in dalgacı gülüşlerinin altında 'İyiyim. 15 dakika. Tamam. GİT.' gibisinden talimatlar veriyordu anneme, hoş kadın ne diyor anlamıyordum bile. Gezinti benim için oldukça güzel geçti, özellikle göt kadar boyuyla bizim dev anası Dino'ya saldıran köpek beni bayağı güldürmüştü. 'Ha kendi saldırdı ama sonra benim köpeğin altında kaldı.' Alp'ten olayı en iyi özetleyen yorum :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra eve döndük. Doğal olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~ Şincik. &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;22 Haziran 2009, Pazartesi.&lt;/span&gt; Kurs var. Hmmm evet, uyu. Kurs var. Hmm öyle mi, yastığım nerde benim? Kurs var. Vardır haklısın, kıçım üşüdü klimayı kapatsana? Kurs var. Öeee?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki gün 6'da uyursan nah kalkarsın kursa. Annemle cebelleştikten sonra çektim çarşafımı uyumaya devam ettim, içimde &lt;span style="font-style: italic;"&gt;yarın kalkarım&lt;/span&gt; umudunu barındırarak tabii. Pazartesi'm bildiğiniz evde tıkınma günlerimden biriydi; yaydım kıçımı oynadım oyunumu dinledim müziğimi. Bayağı güzeldi yani. Kapanışı da Little Big Planet'ı bir saatlik oynama düşüncesiyle yapacaktık abimle. O &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir saat&lt;/span&gt;, üç saate yayılıverince 6'da falan uyumuş oldum ben. Ne dersiniz, &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;23 Haziran&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);"&gt;'&lt;/span&gt;a geçelim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKIOu1h6FI/AAAAAAAAARA/cnizxViymlo/s1600-h/2926720218_aba9330c30.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKIOu1h6FI/AAAAAAAAARA/cnizxViymlo/s400/2926720218_aba9330c30.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350989093941667922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;~ Evet geçtik. Kurs var. Kurs var. Kurs var.&lt;br /&gt;E benim de uykum var?&lt;br /&gt;Siktir git. Uyucam ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Uyudum, kalktığımda da kursun bitiş saatiydi zaten. Öhöm, bende kalsın uyanış saatim. FMA izledim, rutin programımı uyguladım; bıcı bıcı yaptım. Benim gibi bir insanın hangi faaliyeti normal acaba, bu yüzden &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bıcı&lt;/span&gt; ismini taktığımız eyleme büyüteç tutmak istiyorum. Hiçbir zaman çeşmelerle anlaşamamışımdır. Ya sıcak gelir bana su; ya soğuk. Ya deli gibi sıçrar, ya da kedi çişini aratmaz o su. Aynı durum o gün de başıma geldi tabii. En sonunda bir sinir havliylen sonuna kadar açmışım çeşmeyi, tazyikliden beter TANRIM, resmen göbeğime ağrı soktu hayvan su. Hatta bir ara duvarla temas eder etmez o basınçla elimden kayıp gitti, doğal olarak yerde ters dönmüş konumda duran çeşmedeki sular... Direkt yüzümü hedef aldı. Burnuma ağzıma gözüme, her yerime giriş yaptı yani çılgın sıvı. Lan bi banyo edecez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, banyodan da çıktım; artık kesin kararım; yarın gidicem şu kursa.&lt;br /&gt;Ve büyük bir iş başararak saat 4'te uyuyabildim!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~ &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;24 Haziran 2009&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 102);"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;Çarşamba&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(218, 118, 170);"&gt;.&lt;/span&gt; Kurs var. Hmm evet, kalkıyorum bi saniye!&lt;br /&gt;HELLYE!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yimaamı yedim cicilerimi giydim, tuttum kursun yolunu. Süper aksanlı İngilizce hocamızın dalgacı bakışlarına maruz kalaraktan sınıfa adımımı attım. İki gün gitmedik iyi ki, herkese bir cıvıklık hakim olmuş. Hocaya da açık açık söyledim anacım; PS3'te sabahladım, gelemedim. Yalan borcum mu var alla alla. Kendisinin o harika İngilizce'sine karşı her ne kadar bu konuda iyi de olsam bazen eziliyorum, daha doğrusu öyle bir psikoloji ki bendeki; kusursuz olduğum konularda bile hata yapabiliyorum. Hoca bana aniden bir soru yönelttiğinde mesela, karşımdaki bu konuda gerçekten uzman biri olunca lank! karıştırıyorum her şeyi. Bu, günlük hayatta konuşmak için ıkınırken de başıma geliyor gerçi. Hoş, 'Senin gibi öğrencilere ihtiyacımız var, gerçekten. Bugün gelmene sevindim.' cümlelerini duyduğum birisi o, artık kendime güvenmeliyim sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay dur, babasının hatrına kalkmadım herhalde sabahın köründe ben (11'de). Abimle çıkışta sinemaya gideceğimizin hevesiyle fırlamıştım yataktan, bu yüzden direkt Konak Pier'in yolunu tuttum. Filme daha bir saat vardı, kitabevlerini (daha doğrusu Remzi'yi) gezdik, Alacakaranlık hastası kızların üzerine kusma isteğimizi kontrol ettik; Sundae yedik; Claire's'a girdik. Evet. Abimi soktum &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKIbhV0hsI/AAAAAAAAARI/OqxF9WwZsfY/s1600-h/terminator-salvation-connor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKIbhV0hsI/AAAAAAAAARI/OqxF9WwZsfY/s320/terminator-salvation-connor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350989313657308866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;oraya. Cep telefonu süsüylen küpe aldım kendime, maalesef aldığım küpe inatçı çıkmıştı biraz. Sokamadım kulağa. Resmen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sokamadım&lt;/span&gt;. Bu nedenle ayna karşısına geçtik, (kişi eki çoğul dikkatinizi çekerim) abim kulak mememi çekiyor, ben iğneyi sokmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;AY! Ay reziliz, ay. Derin uğraşlarımız sonucu hedefe kafam girsin modunda iğneyi geçirebildik kulağıma, tabii bizi izleyen varsa da... Neyse, kes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemanın da vakti gelmişti, elimizde patlamış mısırlar salon 5'in kapısında heyecanla bekliyoruz. Eaah sulandırmıyorum, Terminator'dü hedef şerit. Tek kelimeyle ha-ri-ka. Fazla bir şey demeyeceğim. Demiyim zaten. Bi şey hakkında da bi şey demiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüş yolunda ise sıkış tepiş bir otobüsün içinde ilerliyorduk abimle, derken bir adet keltoş çarptı gözüme. Koltuğu bizim tersimize düşüyordu, suratını görmem imkansızdı anlayacağınız. Derken abim bu şahısın tam keline bir tane şaplak indiriverdi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Noluyo lan&lt;/span&gt; dememe kalmadan kişiliğin Berat abi olduğunu anladım, kendisi Zeytinli Rock Fest'te fotoğraf çekmek için görev almış. Yani profosyonel elden çıkmış Simonelerimiz olacak demek bu! Kendisiyle konser planlarımızı konuşurken 'Epica ilk gün çıkacakmış. Sitede gördüm ben de, ziyaretçi defterinde. Biri sormuş gününü.' Öhöm? 'O benim.' Beklenen tepki: 'Ahaha hadi ya, iyiymiş. :D'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gidince bayağı bir terlediğimi hissettim, klasiğim olan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;eve gelir gelmez üstünü değiştir&lt;/span&gt;i uyguladım; bu arada inatçı küpelerim de bayağı yakışmış bana hani. Sonra geldim, blog yazmaya oturdum, yazıyorum; yazıyorum... Öee tamam bitireyim artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da dur;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(218, 118, 170);"&gt;Ecem, Alp ve tayfasına not:&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;İyi eğlenceler diyemedim size. Eminim konserin güzel geçtiğinden ama yine de dicem İYİ EĞLENCELER LAN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;Dina'ya not: &lt;/span&gt;Kelebekten korkulur mu canım, aaa?! :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(218, 118, 170);"&gt;Baran'a not:&lt;/span&gt; Yarın buluşur muyuz bilemiyorum. İnsan lazım. Evet, insan. Benim gibi bi şey değil yani.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1625546618089981002?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1625546618089981002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1625546618089981002' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1625546618089981002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1625546618089981002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/soosl-batrflay.html' title='sooşıl batırflay'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SkKH9EJ4rtI/AAAAAAAAAQ4/ubBFWUYFroA/s72-c/Confessions+of+a+Shopaholic+poster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-6620168761117233387</id><published>2009-06-20T18:35:00.003+03:00</published><updated>2009-06-20T18:39:21.786+03:00</updated><title type='text'>Beyaz Atlı 'Bahçıvan'</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kadınlar ağaçlardaki elmalara benzer.&lt;br /&gt;En iyisi ağacın en üstündekidir.&lt;br /&gt;Erkekler bu iyi olanlara erişmeyi istemez, çünkü düşmekten ve yaralanmaktan korkar.&lt;br /&gt;Onun yerine yerdeki çürük elmaları alırlar ki onlar iyi değildir ama kolaydır.&lt;br /&gt;Bu yüzden tepedeki elmalar kendilerinde yanlış bir şeyin olduğunu&lt;br /&gt;sanar.&lt;br /&gt;Onlar doğru adam gelene kadar yalnızca beklemelidir ki O...&lt;br /&gt;ağacın tepesine tırmanacak kadar cesaretli olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-6620168761117233387?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/6620168761117233387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=6620168761117233387' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6620168761117233387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/6620168761117233387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/beyaz-atl-bahcvan.html' title='Beyaz Atlı &apos;Bahçıvan&apos;'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7825766018847830372</id><published>2009-06-20T15:23:00.005+03:00</published><updated>2009-06-20T15:33:21.828+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>Emo Bacakları. Tıkla hadi. TIKLASANA!!!</title><content type='html'>Geçen gün istatistiklerimi merak edip Google Analytics'e girdim, kendimce takıldığım blogum için beni gayet de sevindirecek sayılar gördüm. Ziyaretçidir şudur budur, bir sürü şeyi inceledim. İlgimi çeken şeyler olmadı değil tabii...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzVTiZe9NI/AAAAAAAAAQg/zRtey6VaZtI/s1600-h/arabik.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 164px; height: 104px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzVTiZe9NI/AAAAAAAAAQg/zRtey6VaZtI/s400/arabik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349384989037229266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suudi Arabistan'dan bile ziyaretçim varmış. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 TANE HEM DE!!! &lt;/span&gt;Öhöm, Ege'ye gelsin bu: Kömürler peşimi bırakmıyor anam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzVuZDlHdI/AAAAAAAAAQo/upqm-l1c0Yw/s1600-h/y%C3%B6nn.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 281px; height: 179px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzVuZDlHdI/AAAAAAAAAQo/upqm-l1c0Yw/s400/y%C3%B6nn.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349385450385907154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra sitenin tık tık kaynaklarına baktım, ilk 5'i sizinle hemen paylaşıyorum ve özellikle Ecem'le Barkın'a en içten teşekkürlerimi sunuyorum :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sıra geldi en bombasına... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anahtar kelimeler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzV8MC8H0I/AAAAAAAAAQw/qthSMiEHhA4/s1600-h/sakabu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 267px; height: 327px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzV8MC8H0I/AAAAAAAAAQw/qthSMiEHhA4/s400/sakabu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349385687411728194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arama motoruna DantelliPS3 yazarak girenler ilk sıradaymış, ne hikmetse.&lt;br /&gt;Yakarcalar da kabul edilir bir kiyvörd tabii. Ancak EMO BACAKLARI?!  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Lanet olası pis zenci cümlesinin kürtçe anlamı? &lt;/span&gt;Hele Gökçe tasdikli Mongolizma?!! Bu kadar şeyden sonra, 'neyim lan ben' sözcük öbeği bana normal geldi, doğal olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emo bacakları.&lt;br /&gt;Şaka bu.&lt;br /&gt;Şaka.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7825766018847830372?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7825766018847830372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7825766018847830372' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7825766018847830372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7825766018847830372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/emo-bacaklar-tkla-hadi-tiklasana.html' title='Emo Bacakları. Tıkla hadi. TIKLASANA!!!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VEzxYtpDK2o/SjzVTiZe9NI/AAAAAAAAAQg/zRtey6VaZtI/s72-c/arabik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-8601947361771298299</id><published>2009-06-17T19:39:00.004+03:00</published><updated>2009-06-17T20:14:18.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><title type='text'>This 'face' belongs to You?</title><content type='html'>Şu an okuduğunuz yazıyı yayımlamakta bayağı bir gecikmiş bulunuyorum. Yine de hayatımın ilklerinden birini yaşadığım için bu olayı mutlaka paylaşma hissini duyumsadım içimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün önce gerek Facebook'ta gerek MSN'de paylaştığım, bana göre son derece kokoş olan resimlerimin geçmişini anlatacağım size. O gün erkenden kalktım (klasik başlangıç). Çocuklar gibi şendim. (Eeeh tamam klasikliğin de bokunu çıkarma) Neyse efendim gayet normal bir şekilde uyandım, sabahtan kursa gittim ve dönüşte evde biraz göt büyüttükten sonra randevusunu aldığım kuaföre çevirdim yönümü. Kararlıydım, kaşlarımı aldırtacaktım (tek kaş değilim yanlış anlaşılmasın). Ama pek barışık olduğum söylenemezdi gözümün üstündeki bu ikizlerle. Hem saçım hem kaşım için beklemek amacıyla kıçıma oturacak bir yer buldum, derken birkaç dakika sonra 25 yaşlarındaki görevli beyefendi yanıma geldi. Saçım yıkandı, aynanın karşısındaki yerimi aldım. Lan, kilo vermişim cidden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suratımın inceldiğini görmek moralimi yükseltti, derken klasik sorular kulağımda yankılanmaya başladı 'Nasıl kesilsin? Küt ister misin? Kırpma?' Saçlarıma kıyamayan biri olarak ilk cümlem 'Noolüüür boydan kısaltmayın' oldu tabii. Haşa, ne bileyim ben bu isteğimin herkesin ağzına sakız olacağını? 'En fazla iki parmak' dedim çekingen bir şekilde, bu arada gözlerim de annemi arıyordu. 'Bence en az dört.' Bu ses topluluğu suratımın bir anda ekşimesine ve insanların dalga moduna geçmesine neden olmuştu; saçımı kesecek vatandaş 'Benden de bir parmak daha.' diyerek görüşünü dile getirdi. Diğer görevlinin 'Sekiz.' dediğini duyunca boğazına bir şeyler kaçmış çocuk edasına bürünerek aklımdan 'Oldu sıfır numara yapayım bari götler'in geçmesine engel olamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son karar üç parmaktı, 25lik insan ilk önce kırpmaları halletmişti. Ben o sırada telefonumla meşguldüm ve 'BAK BOYDAN KESİME GEÇTİM' cümlesiyle yerimden irktim. Şahısın yüzündeki yavşak ifade de görülmeye değerdi. Diğer görevli:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Altı parmak falan keseceksin değil mi?&lt;br /&gt;- HAYIIRR! (bu ses kesinlikle benim saçımla uğraşan şahıstan gelmiyordu, tahmin etmişsinizdir zaten)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pıt pıt yere düşüyordu saçlarım, inadıma düşen saç parçalarını gözümün önüne tutan şahıslar da mevcuttu tabii. 25lik de ikide bir güldürüp duruyordu beni, hele ki inadıma boy ölçme işinin suyunu çıkardığı an iyice bir sinir gelmişti bana. Ben güldükçe o da sırıtıyordu, dışarıdan özürlüler gibi göründüğümüze emindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç işim hallolduktan sonra moral seviyemde belirgin bir artış oldu, kaş için yaltaklanmaya gelmişti sıra. Annem unuttuğumu sanmış, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;yoooh yaa&lt;/span&gt; dedim tabii içimden; ancak abladan bu konu hakkında aldığım yanıtlar beni caydırmaya yetmişti. 'Çok acıtıyor, hem daha erken. Uğraşamazsın onunla.' dedi; beni asıl vazgeçiren uğraşma kısmı olmuştu tabii. Evden çıkmasam bütün gün tarzan kılığında dolanırdım herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem de hazır hale geldikten sonra programda hiç olmayan bir işe giriştik: Makyaj! Evet, hayatımda ilk kez saçımı kestirmiyordum tabii; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;ilk&lt;/span&gt;im makyajdı. Adam gibi bir makyajdan bahsediyorum burada, evde kendimi palyaçoya çevirişlerimden değil. Kasıntı bir şekilde sırtımı sandalyeye yaslayarak bekledim, birkaç dakikanın sonunda ise adeta farklı birine dönmüştüm. Annem iyice gaza gelmişti, 'Beren Saat halt etsin!' falan diyordu düşünün artık. Makyajımı yapan abla da kuaföre yeni adımını atanlara 'Bakın bakın, çok güzel olmadı mı sizce de' diyerek annemi arkada bırakmıyordu. Müşterilerin hayran olmuş gözlerini kendimde hissettiğimde iyice utandım, hızlı adımlarla evin yolunu tutmuşken annem her adımda bir maşaallah çekiyordu; ben de binbir tövbe ederek odama atmıştım kendimi sonuç olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstümü de giyindikten sonra kendimi aynada inceledim, far ve fondotenin insanı bu kadar değiştiriceğini tahmin etmiyordum. Adeta kendimi... prensesler gibi hissediyordum. Oje sürmeyi bile bilmeyen bir prenses.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceye tam tekmil hazırlandıktan sonra abim önümü Asakiri Mansurei Muhammediye'nin kalkanları gibi kaplamıştı, eh yani bu kadar da abartmaya gerek yoktu yani anacım. Arabaya atladık, bir kez daha baktım kendime aynadan; makyajdan sonraki yaşadığım bir ilk de, kendimi ilk kez beğenmemdi sanırım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-8601947361771298299?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/8601947361771298299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=8601947361771298299' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8601947361771298299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/8601947361771298299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/this-face-belongs-to-you.html' title='This &apos;face&apos; belongs to You?'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-3498703029885491558</id><published>2009-06-13T19:37:00.005+03:00</published><updated>2009-06-18T15:16:57.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Julia&apos;nın Günlük Hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>tercihler...</title><content type='html'>Alışveriş?&lt;br /&gt;HAYIR!&lt;br /&gt;Ya da bilmiyorum, evet?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet.. İlk kez giysilerin arasında kendime bir şeyler ararken zevk aldım. Oysaki şu ana dek bu faaliyetten nefret eden biri olarak geçmiştim tarihe. Gezdim mağazada, dolandım... Üstelik üşenmeden bir sürü şey denedim vücuduma. Boydan boya inceledim kendimi, fiyat sordum; para ödedim. Bu kutsal anı doyasıya değerlendirdim. Utanmadan bir de kuaförden randevu aldım, anlayacağınız... İlk kez bir &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kız&lt;/span&gt; gibi davrandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne işe yarayacak bilmiyorum ama... en azından denedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-3498703029885491558?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/3498703029885491558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=3498703029885491558' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3498703029885491558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/3498703029885491558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/tercihler.html' title='tercihler...'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-805248014272227962</id><published>2009-06-11T23:19:00.005+03:00</published><updated>2009-06-18T15:17:06.979+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>biliyorum, duyacaksın. Duyuyorsun. Biliyorum.</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hastayken&lt;/span&gt;, ölümle burun burunayken ben; hepiniz evlerinize gittiniz.&lt;br /&gt;Kızımı uyuttum, kendisinden her şeyi gizlediğim, biricik kızımı.&lt;br /&gt;Yanımda yatan eşime sarıldım, ondan destek almaya çalıştım.&lt;br /&gt;Ama biliyordum ki, gecenin bu karanlığı hepinizi ele geçirmişti.&lt;br /&gt;Siz yaşamıyordunuz bu acıyı, çekmeden de asla bilemezdiniz.&lt;br /&gt;Uyudunuz, unuttunuz her şeyi.&lt;br /&gt;Siz uyudunuz.&lt;br /&gt;Kızım uyudu.&lt;br /&gt;Kocam uyudu.&lt;br /&gt;Ben yapayalnız kaldım o an.&lt;br /&gt;Gözlerim açık, yaşlardan ıpıslak olmuş yastığımla yapayalnızdım.&lt;br /&gt;Ve anladım ki, tek Tanrı vardı yanımda.&lt;br /&gt;O duyardı beni.&lt;br /&gt;Hepiniz uyurken, hepiniz unutmuşken her şeyi...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-805248014272227962?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/805248014272227962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=805248014272227962' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/805248014272227962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/805248014272227962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/biliyorum-duyacaksn-duyuyorsun.html' title='biliyorum, duyacaksın. Duyuyorsun. Biliyorum.'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-1804798098168969930</id><published>2009-06-02T00:25:00.005+03:00</published><updated>2009-06-02T00:51:09.701+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşünce Yazısı Tadında...'/><title type='text'>Chapter 4 - The Endless Corridor</title><content type='html'>Uzunluğunu bilmediğim bir koridordayım. İçinde bulunduğum bu alanın alışıldık bir görünümü var. Yerler mermer taşlardan ibaret, duvarlarsa açık renkle örtülmüş. Yavaş adımlarla ilerliyorum. Kısa çizmelerim ve pelerini belinden başlayan kıyafetimle çok sevimli görünüyorum. Sol elim duvara yaslanmış bir şekilde atıyorum adımlarımı. Yüzümden, nereden geldiği belli olmayan hafif endişeyi okuyabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken, koridorda benimle aynı kaderi paylaşan birini fark ediyorum. Görüntüsü yavaş yavaş belirginleşiyor, birbirimize yaklaşıyoruz her saniye. Ve gelen kişinin &lt;span style="font-style:italic;"&gt;O&lt;/span&gt; olduğunu anlıyorum. İkimiz de bir süre duraksadıktan sonra, onun yüzüne; hislerini tam olarak çıkaramadığım bir surat ifadesi yayılıyor. İstemsizce sarılıyorum ona, saatlerdir çocuğunu arayan bir ana gibi... Daha sonra kollarını belimde hissediyorum. Ancak bu &lt;span style="font-style:italic;"&gt;birkaç saniye&lt;/span&gt;, yaptığım faaliyet için bana o kadar fazla geliyor ki; Onu hemen uzaklaştırıyorum kendimden. Öyle kuvvetli bir şekilde itiyorum ki, dengesini yitirip yere düşüyor. Öfkemi, hayalkırıklığımı, üzüntümü tamamen ellerime depolamışım. Ve bunu da kullanmışım, dayanamadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç ses çıkarmıyor. Tepkisiz bir şekilde bekliyor olduğu yerde ve ne düşündüğü hakkında yine en ufak bir fikrim yok. Hiç zaman kaybetmeden arkamı dönüp koşmaya başlıyorum. Artık geride bıraktığım koridor ve o kişi hakkında hiçbir fikrim yok. Sadece koşuyorum. Koşuyorum... En sonunda devasa bir kapıya varıyorum. Kilitlerini açıyorum onun birer birer, tüm gücümle onu kendime çekiyorum; o mermerli ve aydınlık koridoru geride bırakıyorum. Kilit üstüne kilit ekliyorum, şeritler indiriyorum; zincirler takıyorum... Güvenliğimden emin olduktan sonra aklıma geliyor nereye vardığımı kontrol etmek. Kapkaranlık bir yer burası. Gecenin o zifiri hallerinden farksız... Etrafta bulunan; yıldızlara benzeyen cisimler, bu renk tekrarını delen tek unsur. Hepsi kendine özgü ışığı sahip ve bu yüzden onların yanında kendimi iyice ezilmiş hissediyorum. Parlaklığını kaybetmiş bir yıldız gibi... Sanki ışıldama gücüm benden emilmiş ve ben yapayalnız kalmışım... Gözlerimi bulunduğum yerde gezdirerek yavaş yavaş çömeliyorum... Minik güneşler de kayboluyor birer birer. Tekrar yüzleşiyorum kendimle, yalnızlığımla; geçmişimle, saçma sapan umutlarımla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-1804798098168969930?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/1804798098168969930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=1804798098168969930' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1804798098168969930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/1804798098168969930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/chapter-4-endless-corridor.html' title='Chapter 4 - The Endless Corridor'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7532358370638710814.post-7223870425593924922</id><published>2009-06-01T23:25:00.004+03:00</published><updated>2009-06-02T00:47:33.948+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Nefeste Yazılanlar'/><title type='text'>Justice will prevail!</title><content type='html'>bir gün, öğreneceğim. Sevginin insanlara nasıl adaletli dağıtıldığını... Öğreneceğim. Sizin sayenizde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7532358370638710814-7223870425593924922?l=dantellips3.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dantellips3.blogspot.com/feeds/7223870425593924922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7532358370638710814&amp;postID=7223870425593924922' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7223870425593924922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7532358370638710814/posts/default/7223870425593924922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dantellips3.blogspot.com/2009/06/justice-will-prevail.html' title='Justice will prevail!'/><author><name>JuliaChang</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14988663884863559737</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/-SlD1_WSt_Pw/Th2mCBGwLuI/AAAAAAAAAh4/V9eM7cl51lQ/s220/s.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
